Yusuf Darıyerli'nin 2008 yılında yayınladığı "Panayır" kitabında ön hazırlıklarını gösterdiği, "Yular" Fotoğraf kitabı ülkemiz fotoğraf kütüphanesinde yerini aldı.

Panayır kitabının son sayfalarında, ilgi duyduğu, yoğunlaştığı yeni fotoğraf konusunun örneklerini de paylaşmıştı. 8 yıllık emeğin sonucu ortaya çıkan "Yular" ülkemizin kanayan yaralarından kırmızı et hayvan besiciliğimizin sorunlarını ve içinde bulunduğu durumu fotoğrafla ülkemiz gündemine taşımayı hedefliyor.

Yular; besi hayvanlarını kontrol etmeye yarayan, kendir ipi ve deri uygulamalı, hayvan pazarının neresinde yer alırsanız alın, vazgeçilmez şekilde kullanmak zorunda olacağınız bir nesne.

Darıyerli Evcil Hayvan pazarlarını konu alan kitabına bu ismi vermiş. "Yular"

Martin Hinze'nin tasarımını ve kapak illüstrasyonunu yaptığı kitap 132 sayfa, 22x20 cm, 80 siyah beyaz fotoğraftan oluşmakta.  A4 Ofset son günlerde basılan bütün fotoğraf kitaplarının neredeyse ortak basım yeri gibi, Yular'da A4 Ofsette de basılmış.

Geleneksel kırmızı et hayvan yetiştiriciliğinin içinde bulunduğu duruma dikkat çekmek isteyen kitap, bu üretim ve pazar alanının yaşam koşullarını, işleyişini, insan ilişkilerini, hayvan insan ilişkisini, günübirlik ortamların sorunlarını, sağlıklı et, hayvan refahı gibi konuları öne çıkaran bir yaklaşımla kurgulanmış.

Konunun özellikle Siyah Beyaz fotoğraflarla anlatılmaya çalışılması da bilinçli olarak tercih edilmiş ve geçmiş gelecek ilişkisi, zaman duygusu, dramatiklik, nostalji etkisi artırılmış.

Hayvan (Mal) pazarları, feodal üretim ilişkilerinin çok yaygın olduğu yerleşim bölgelerinde, ülkemizde bütün kasabalarımızın haftalık sıradan etkinliklerinden biri idi. Köyde kente göçün, kentleşmenin kendiliğinden ve kontrolsüz gelişmesi aile çiftçiliğinin de yok olmasına yönelik bir süreci başlattı. Ya hep ya hiç ikileminin bütün karşı karşıya gelmeleri Endüstriyel üretimin kırmızı et ve süt üretimi için alternatifsiz tek seçenek olma durumunu ortaya çıkardı. Onun içindir ki ülkemiz şu sıralar dünyanın en pahalı eti ile beslenmekte, insanlarımızın ete olan gereksinimi, ülkemiz üretimiyle giderek azalarak karşılanır hale gelmektedir. Hayvancılık meraları başka endüstriyel üretim alanlarına terk edilmekte, soframızdaki kırmızı etin miktarı giderek azalmakta ve pahalılaşmaktadır. Artık biliniyor ki meralarda ve çayırlarda yapılan besicilikte elde edilen kırmızı etle, endüstriyel üretimle elde edilen kırmızı et aynı şey değil. Ülkemizin kişi başı et tüketimi dünyanın önde gelen ülkelerinin miktarlarına göre 4/1 oranında daha az. 100/120 kg aralığında yıllık kişi başı tüketimi olan ülkelerin yanında ülkemizde kişi başı 30/32 kğ et tüketilmektedir. Bunun beyaz / kırmızı et oranları ayrıca incelemeye değerdir. Tüm bunların yanı sıra alım gücünün nerelerde olduğu bilinen ülkemizde, dünyaya göre döviz bazında eti iki misli daha pahalı yediğimiz de yaşamımızın bir gerçeğidir. GDO lu yem kullanımının kontrolsüzlüğü başlı başına ele alınması gereken bir besicilik problemidir.

Kitap Geleneksel Hayvan Pazarlarının kurulmaya başlandığı gün doğumu saatlerindeki fotoğraflarla başlar.

Sabahın ilk ışıklarının o yumuşak, derinlik veren, boyut kazandıran etkisi ustaca kullanılmıştır. Hayvanlar alacakaranlıkta getirilmeye başlanır. İlk merhabaların ve yan yana gelişlerin izleri, ortamın hazırlanmasının telaşı, dizginlenmesi zor hayvanların kontrol edilmesi uğraşları sabahın mahmurluğuna karışmıştır.

Alışverişin ve pazarın bütün olmazsa olmazı gün boyu yaşanacaktır. Üreticiler, celepler, tüccarlar, çobanlar, tüketiciler, incelemeler, pazarlıklar, sohbetler, birlikte geçirilen zamanlar, el sıkışmalar, tartışmalar, ortak yaşam alanları, çay keyifleri, ısınma ve barınma için kurulan düzenekler, kontrol nesneleri sopalar, yularlar, çitler, hava koşulları.

Besicilik yapan aileler, bunların birbiriyle ilişkileri, yaşam koşulları, giyimleri, sevinçleri, hüzünleri, yemeleri, içmeleri, yorgunlukları, dinlenmeleri.

Gözlemlenen insan hayvan ilişkileri, sevgi, özen, mücadele, birlikte yaşam, karşı karşıya geliş, zorunlu vedalar, göz göze gelişler, sarılmalar, okşamalar.

Pazarın ihtiyacı için oluşanlar, satıcılar, köfteciler, çaycılar, şerbetçiler, çadırlar, barakalar, konteynerler.

Pazar yeri arda kalanlarla boşalmıştır, hayvan pazarı günü kapamaktadır.

Kitap özellikle iç Anadolu’da, ilkbahar ve sonbahar aylarında, kurban bayramlarının arifelerinde, 28 ayrı geleneksel hayvan pazarında çekilen fotoğraflardan oluşmaktadır. Çekimlerin nerelerde yapıldığı kitapta fotoğraflar üzerinden açıklanmış, çekimlerin bitmesi sonrası, eksiklerin tamamlanması içinde bir yıla yakın daha çekimlere devam edilmiştir. Kitap hazırlık süresi de bir yıla yakındır.

Darıyerli, "Yular" kitabıyla, fotoğrafçılar için de dikkate alınmaya değer, tartışılmasında yarar olan yaklaşımlar içindedir.

"-Editörle çalışmayı seçmiyorum, çünkü benim anlatmak istediğim şeyler var. Editör benim anlatmak istediklerimde bana nasıl katkı verebilir ki? Fotoğrafçılar, fotoğraflarını seçemezler derler, seçebilmeliler ki eksiklerini görüp tamamlayabilsinler, daha iyisini çekebilsinler. 7/8 yıla yayılmış bir çalışma da, tüm fotoğrafları çok kez gözden geçirmek, elemek, yeniden yeniden çekilmesi gerekenleri belirlemek işlemlerini yaptım, tüm bu süreçlerde editör olmadığı için son aşaması kitapta da olmadı. Fikirlerini aldığım dostlarım elbette oldu ama seçme ve sıralama işini de kendim yapmayı tercih ettim.

-Fotoğrafçının anlatım için yüzbinlerce seçeneği vardır ama iyi bildiğine, merak ettiğine, kendisini, ruhunu , düşüncelerini en çok etkileyene yönelmelidir. Anlatmak istenilenle kurulan duygusal bağ sonucu olumlu etkiliyor. Ben Düzce'de büyüdüm, anlatmak istediklerimde çocukluğumun izleri var. O günler de beni etkileyen taşra yaşamı anlatmak istediklerimin başında yer alıyor.

-Çok masrafsız bir adamım, içkim yok, sigaram yok, kitaplarım olsun istiyorum. Fotoğraflarımla, kitaplarımla anlatmak istediklerim var, Sözümü fotoğraflarımla söylemek istiyorum.

-"Yular"ın basım giderleri için koleksiyonumdaki Ara Güler'e ait imzalı " Zonguldak Yolu 1964" fotoğrafını satılığa çıkardım, iyi ki satılamadı. Çok üzülecektim. Ama kitabımı bastırmak zorundaydım. Katkı verenler oldu çok teşekkür ediyorum, bir miktar banka kredisi de kullanarak "Yular" ın basımını gerçekleştirdik.

-Fotoğraflarımın çekim ve kitap olma süreçlerinde, pek çok alanda yetkin dostlarımdan yardım ve katkı aldım. Uzmanlık birikimlerinden yararlanmayı ihmal etmemeli.

-Fotoğrafın hedef kitlesi ile buluşmasının en önemli aracı kitap, çalışmalarının kitaplaşması bütün fotoğrafçıların hedefi ve arayışı olmalı. Fotoğrafçı arkadaşlarıma Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde kurulan "FUAM” (Fotoğraf Uygulama ve Araştırma Merkezi) çalışmalarını ve bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği İstanbul Fotoğraf Kitabı Festivali'ni takip etmelerini öneririm. Bu konuda dünyada ve ülkemizde çok önemli arayışlar ve gelişmeler var takip edilmesinde yarar var.

-Var olan sorunların çözümü için fotoğraf güçsüz bir araç ama çözüm arayışlarının yoğunlaşmasını sağlamaya yönelik, kamuoyu oluşturmaya yönelik etkin bir araçtır.

-Tematik yaklaşımlarda fotoğrafların yazılarla desteklenmesi gerekliliği mutlak olmamalı, ben kitaplarımda fotoğrafımı ayrıca anlatan yazılar olsun istemiyorum. Bir önsözle genel yaklaşımımı anlattım, sonra fotoğraflarım konuşsun istedim.

-İyi fotoğraf, kalın harflerle mesaj verme kaygısı taşımaz ve hep görünenden fazlasını sunar.

-Siyah Beyaz fotoğraf, nesneleri aynı düzleme getiriyor, eşitliyor, kısmi soyutluyor, özüne dokunulmasını sağlıyor. Fotoğrafın başlangıcında, var olan malzemenin zorunluluğu olarak kullanılan siyah beyaz ton skalasının renkli filmden sonrada kullanılmaya devam edilmesinin algı fizyolojisiyle yakın ilgisi olduğunu düşünüyorum.

-Belgesel fotoğraf kütüphanemizin çok boş olduğunu görüşündeyim. Görsel bellek bu kadar zayıfsa geçmiş gelecek ilişkisi nasıl kurulacak, hangi düzeyde kurulabilecek endişeliyim. Bunun içinde bu alana katkı verebildiğim için kendimi mutlu hissediyorum. "

Yusuf Darıyerli ile Fotoğraf üzerine sohbet keyifliydi. "Yular" yazısı vesilesiyle yan yana gelince bunun tadını çıkardım. Okuduklarınız dışında kayıtlarımda bir kaç yazı konusu olabilecek sohbet notları var ."Yular"a ülkemiz fotoğraf kütüphanesine hoş geldin diyorum.

Şimdiden "Taşra Fısıltılarının" kulağıma geldiğini hisseder gibiyim. Eminim ki Darıyerli uzun bir hazırlık çalışması sonrası kitaplarına bir yenisini daha ekleyecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf Darıyerli 2017-05-08 18:53:21

YULAR Fotoğraf kitabı, İLKE KİTAP Basın Yayım etiketiyle seçkin kitapçılarda ve ilkekitap.com sitesinde.

Avatar
sevil 2017-05-09 16:21:54

Elinize sağlık. Kitap tanıtımından yola çıkarak Fotoğraf sanatıyla içiçe ülkemizde hayvancılık konusu ne kadar güzel anlatılmış.

Avatar
sevil 2017-05-09 16:23:22

Öncelikle Yusuf Darıyerli' yi kutlamak ve tesekkür etmek gerekir. İyiki varsınız.