Sahnenin ortasında kocaman bir kafes, içerisinde yer alanlar ve dışında kalanlar. “insan olmak” olgusu, erdem, ahlak ve iyilik kavramlarının dillerden düşmediği bir topluluk.  İşte böyle başlıyor  Woyzeck  Masalı...

Erdal Beşikçioğlurejisiyle izlediğimiz Woyzeck  Masalı,  yaşadığımız karmaşanın bir tezahürü sanki, oyundan çıktıktan sonra  Woyzeck'in ardımızdan geldiği hissiyle ayrılıyorsunuz salondan. İnsanoğlunun dilinden düşürmediği  kavramları nasıl iki yüzlü kullandığı,  Woyzeck'i ahlaksız ve erdemsiz olarak suçlarken o dönem yaşanan savaşı onun getirdiklerine sessiz kalmaları gibi... Tıpkı bugün yanı başımızda (Ortadoğu) yaşanan savaşı mağdurlarının yanından sessizce geçtiğimiz gibi...

Kim ahlaklı, kim erdemli sorusunun yanıtı oyunun konusunda gizli.  Franz Woyzeck hayatı boyunca şanssız olan umutsuz bir askerdir. Yaşadığı kasaba sakin ve güzeldir. Toplum onu yalnızlaştırmış, güçsüzleştirmiştir. Woyzeck  sesler duymakta ve kontrol edemediği güçlerin psikolojik saldırısına uğramaktadır.  Komutanına göre ise olağanüstü bir adamdır ve doktorlar onu incelemeye değer bulmuştur. Franz Woyzeck'in bir karısı ve bir çocuğu bulunmaktadır. Ailesine ve çocuğuna deli gibi bağlıdır ancak karısının başka adamlarla ilişkisi vardır. Doktorlardan, sadakatsiz karısından, komutanlarından psikolojik ve fiziksel şiddet görmeye devam etmektedir. Bir gün komutanı herkesin içerisinde Franz Woyzeck'in boynuzlu bir koca olduğunu söylemesi üzerine içindeki kötülük ve duyduğu sesler kontrolü ele geçirmiş ve bu delilikle namus cinayeti işlemiştir.

Binlerce insan ölürken, çocukları sokakta anneleriyle dilenmek zorunda kalırken ve kaldırtılırken, yanlarından geçip giderken cebimizdeki bozukluğu atıp atamamak arasındaki düşünceyi gelin tezahür edelim. Savaşın acımasızlığının değil de Woyzeck'in namusunun derdine düşüldüğü gibi... 

Woyzeck'in çaresizliğini izlerken,  bizim yerimize karar veren, bizim yerimize düşünen, itaat etmemezi bekleyenlerin bizi nasıl bir kaosa sürüklediklerini Erdal Beşikçioğlu'nun usta rejisiyle görüyoruz. 

İnsan daha fazla uçuruma sürüklenmeden insan olabilmeyi ve insan kalabilmeyi ne kadar başarır? sorusunu sorduran  Beşikçioğlu, başarılı bir oyuna yönetmenliğiyle imza atıyor. Kareograf Binnaz Dorkip kareografisini es geçmemek gerekiyor. Tatbikat Sahnenin  UNIQ Hall’de sezon açılışı yapan  müzikalde 38 oyuncuya 6 müzisyen eşlik ediyor. Müzikler, vokaller ve danslar eşliğinde 1837 yılında Georg Büchner tarafından yazılan Woyzeck Masalı günümüz masalına dönüşüyor.

Masalın sonunda bize gökten düşen üç elma değil de, varlığımızı anlamlandıran sorular kalıyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.