Ernesto Che Guavera futbol için, “Futbol, sadece bir oyun değildir. Futbol, devrimin en büyük silahıdır.” demişti…
 
Keza Mustafa Kemal Atatürk, “Dünyada yenilmeyen kimse, yenilmeyen ordu, yenilmeyen takım, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenildikten sonra üzülmek de tabiidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen, hemen toparlanmalı, kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle ve azmiyle daha çok çalışmalıdır.” diyerek futbolun sadece futbol demek olmadığını, bir yaşam biçiminin sahaya yansıması olduğunu vurgulamıştır.
 
İspanya'da ise Diktatör Franco Baskların takımı Atlethico Madrid ve Katalanların takımı Barcelona'ya karşı Real Madrid'i ön plana çıkararak kurmaya çalıştığı faşist düzenin alt yapısını hazırlamış, Barcelona başkanını bir suikast sonucunda öldürerek futbolu siyasi hayatın tam da ortasında görmüştür.
 
Bunları niye mi anlattık?
 
Bugün, her türlü komploya rağmen Türkiye’nin tartışmasız dimdik duran tek gerçeğini daha iyi anlayabilmek için; yani FENERBAHÇE’yi!
 
Ülkemizde futbolun hiç olmadığı kadar siyasi hayatın içine bu kadar girdiği bir dönemde tüm dünyanın önünde saygıyla eğildiği spor kulübünden bahsediyoruz... Bugün TC Başbakanı'nın bile çekinmeden itiraf ettiği  siyasi komplolarla bitirilmek istenen, ele geçirilmek istenen, başkanı  cezaevine atılarak sindirilmeye çalışan ama tüm bu çabalara rağmen  asla yılmayan, her tür haksızlığa karşı dimdik direnen, direndikçe çeliğin çifte su verilmişi gibi sağlamlaşan bir spor kulübünden…
 
Ezeli rakibi GS’nin ikinci başkanlığını yapmış Fatih Altaylı’nın 3 Temmuz sürecinden sonra kaleme aldığı ‘’tek gerçek Fenerbahçe’’ yazısında bahsettiği gibi Genelkurmay Başkanlığı'nın karşısında direnemeyip teslim olduğu, tüm emniyet teşkilatının direnemeyip teslim olduğu, tüm yargının direnemeyip teslim olduğu yapılara karşı Türkiye’de adaletin bittiğinin düşünüldüğü zamanlarda dimdik bir şekilde Kadıköy’den doğarak tüm Türkiye’yi aydınlatan bir spor kulübünden…
 
Düşünebiliyor musunuz; kulübün başkanı, yönetim kurulu üyeleri hatta saymanı bile derin komplolar sonucu tutuklanmış, gazetelerde haklarında yüzlerce yıl ceza alacaklarına dair yazılar yayınlanırken, “Küme düşer mi düşmez mi?” manipülasyonlarının içerisinde sen çık, şampiyonluk maçı oyna, kadınlar voleybolda şampiyonlar ligi şampiyonu ol, diğer branşların tamamında dünya şampiyonluğuna oyna. Avrupa’ya gidememe demotivasyonuna rağmen bu sene Şampiyonluk kupasını kaldırmaya en yakın takım ol..
 
Bu seneye geldiğimizde ise normalde yargıtayda yıllar sonra neticelenmesi beklenilen Fenerbahçe dosyası tam da yeniden yargılanma konuşulurken, 17 Ocak tarihinde alelacele dosya onanmış 3 Temmuz’da başlayan komplolara bir yenisi eklenmişti. TC Başbakanının telefon kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Başkan Aziz Yıldırım’ın seçimlerde kaybetmesi için her türlü çalışmayı Başbakan yapmış hatta Mehmet Ali Aydınlar’ın yapacağı konuşmayı bile başbakan belirlemiştir. Oysaki aylardır her platformda kavga yaptıkları cemaat de Mehmet Ali Aydınlar’ı destekliyordu. Belli ki  her iki grubun kavgasız ortak yürüdükleri tek nokta Fenerbahçe başkanının devrilmesiydi.
 
Karar çıktığında yurt dışında olan Aziz Yıldırım daha önce gösterdiği dimdik tavrını bugün de göstermiş ve ülkesine dönerek,  “Bu mücadelede gerekirse yeniden cezaevine girerim, hiçbir şey bizi yolumuzdan döndüremez.” diyerek, bir kısım umudunu yitirmek üzere olan taraftarların içindeki Fenerbehçe ateşini yeniden yakmıştı.
 
İspanya’da Franco’nun askerlerinin abisini öldürdüğü ünlü İspanyol futbolcu Telmo Zarra, iç savaştan 11 yıl sonra İspanya’ya dünya şampiyonluğunu getiren golü attığında tüm İspanya’nın hissettiklerini, biz bugün kadınlar ve erkekler voleybolda hem de aynı gün, birkaç saat arayla Avrupa şampiyonu olan Fenerbahçe’yle hissettik.
 
Biz, bu havayı en son İstiklal Savaşı yıllarında yaşamıştık. Türkiye yine bir kara bulutların olduğu, havasının ağır solunduğu kasvetli zamanlardan geçiyor, herkes biraz yorgun. Ne ışıklarımız söndürüldü genç yaşta... Ali İsmail’i unutmadığımız gibi umudun ışığı yolunda yürüyen hiçbir arkadaşımızı unutmayacağız. Onların yürüdüğü yolda ateşler yakacağız; yeniden aydınlanmak, yeniden doğmak için… Fenerbahçe’nin yek vücut duruşu ve direnişiyle yaktığı ateşin etrafında buluşalım, umudumuzun adı da ışığı da Fenerbahçe olsun. 
 
İyi ki varsın Fenerbahçe!
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.