Evet, yanlış okumadınız…

Erkeklerin Dünya Kadınlar Günü…

Çünkü kadınlar gününü toplumsal algı açısından erkekler kutluyor. Kadınlar ise, bunun keyfini çıkarmakla meşgul. Evet, tarihte bu günün ilanı kadınlara yapılanların bir karşılığı olarak verilmiş kutlanması gereken günler kategorisinde ilk 5’te…

Nejat her zaman olduğu gibi özel gün ve geceleri coşkuyla kutlar, bu kutlamalarla ilgili organizasyonları en ince ayrıntısına varıncaya kadar kutlardı. Nejat aynı zamanda inatçı bir kişilikti. 8 Mart öncesi de aynı hassasiyetle kadınım dediği kişi için kadınlığını hissettirecek çeşitli şıklıklar hazırladı. 7 Mart akşamı sosyal medyadaki kendini bilmez, ukala tavırlı bayan kullanıcıların bununla ilgili kutlamaların hakları olduğunu farklı farklı ifadelerle savunmaları üzerine bu günü bir daha hiç kutlamamaya kendi kendine söz verdi. Çünkü emekçi kadınlar günü olarak tanımlanan bu günün emekçi değil avantacı kadınlar tarafından gasp edildiği ve içinin boşaltıldığını düşündü. Nihayetinde ne pahasına olursa olsun kutlamama kararı aldı. Ne sözlü, ne de organizasyonel… Aldığı hediye ve hazırladığı şıklığı da bir sonraki gün yine sürpriz şeklinde yapacaktı kadınına…

https://webmail.eu.com/?_task=mail&_action=get&_mbox=INBOX&_uid=33522&_part=3&_extwin=1&_mimewarning=1&_embed=1

Ancak işler planladığı gibi gitmedi.

Öğlene doğru telefonu “When you’re Smiling” melodisiyle çalarken ekrana baktı ve yazıyı okudu… “<3 AŞKIMMMM <3” senelerdir süren ilişkilerinde “aşkısı” çok nadir arardı Nejat’ı. Yani toplasan 15-20 kere ancak aramıştır. Her arayışında da heyecanlanırdı. Çünkü genelde aradıklarında içini gıdıklayan bir ses tonunda “özledim” ya da “seni seviyorum” kelimesi duyulurdu telefondan. Bu sefer öyle değildi ses. Bir öfkeyle günü sordu. “8 Mart” cevabını aldıktan sonra bekledi ve kapattı. Nejat artık tanıyordu sevgilisini ve üstüne gitmedi.

Akşam üstü Frank Sinatra’ nın sesi tekrar duyuldu. Nejat yine heyecanlandı ve aynı diyaloglar yaşandı. Akşam iş çıkışı Nejat hep “aşkısı”nı almaya giderdi. Bugün de gitti ancak iş yerinden bugün için kadınların mesaisi 16.00’da bittiği bilgisini aldı. Hemen aradı. Normalde en geç 5 çalmaya açılırdı telefon fakat açılmadı. Tekrar aradı, tekrar… tekrar… en sonunda aynı ses tonuyla açıldı telefon ve aşkısı “Nejat artık bitti, bundan sonra seninle asla görüşmeyeceğim beni arama ve sorma” dedi.

https://webmail.eu.com/?_task=mail&_action=get&_mbox=INBOX&_uid=33522&_part=2&_extwin=1&_mimewarning=1&_embed=1

Nejat duygusal bir erkekti ve bu beklenmedik cümleyi duyunca adeta şoka girdi ve bir şey diyemedi. Bu tepkinin sebebini biliyordu ve bu sebep geçerli gelmiyordu. Fakat inadı, ayaklarını efkarlandığı zaman gittiği çay bahçesine sürükledi. Bir çay söyledi ve yudumlamaya başladı, kız kulesine bakarak…

Nejat ne yapsın şimdi? Her gün sarıp sarmaladığı, incitmediği, üzmemek için üzerine titrediği, emek emek ördüğü aşkını adeta kadınların şımarma gününe dönüştürüldüğü, firmaların bu güne özel hediye vs. için kampanya yaptığı kapitalist sistemin çarkının bir dişlisi mi olsun?

Evet, şu yadsınamaz bir gerçek Türkiye’de kadınların %44’ü şiddete maruz kalıyor, tabii bu oran fiziksel ve ruhsal… %68,7’si öldürülmekten korkuyor, tabii bu oranın içinde hasta ruhlular da var… ama Nejat gibi bir dolu erkek de var. Kadınını kadın gibi görüp baş üstünde taşıyan fakat karşılığını bulamayan…

İşte, bu erkeklerin “Dünya Kadınlar Günü”nü kutluyorum. Çünkü bu adamlar olmasa böyle bir gün olmaz ve kutlanamazdı. Umarım tüm erkekler Nejat gibi olur, tabii kadınlara davranış anlamında…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.