Kanser tedavisiyle uğraşan bir hekim olarak olumsuz sözler etmekten ne kadar imtina etsem de bu haber karşısında infial geçirmemek ve isyan etmemek mümkün değil: Vücut geliştiren ucubeler meme kanseri hastalarının ilaçlarını çalıyor!

Biz hangi arada böyle bir toplum haline geldik?

Meme kanseri hastaları tarafından zor bulunan ‘tamoxifen’ etken maddeli kanser ilaç tükendi veya çok zor bulunuyor. Kanser ilacının erkeklerde meme büyümesini engellediği için spor salonları tarafından stoklandığı bildiriliyor. Türkiye’ye tek bir firma tarafından getirilen ilacı hastalar nasıl temin edeceklerini bilmiyorlar. Telefonda çare için arayan hastalara ne söylemeliyim bilemiyorum.

Sayın Öznur Karslı'nın haberi: ‘Meme kanseri tedavisinde kullanılan ‘tamoxifen’ etken maddeli ilaç, Türkiye’ye uzun süre önce iki firma tarafından getiriliyordu. İlacın büyük kısmını karşılayan firma, 2017 yılı başlarında pazardan çekilerek krizin ilk sinyalini vermişti. Diğer firma ise talebi karşılamakta yetersiz kalınca kriz büyüdü. Elde kalan stoklar mayıs ayında tükenince hastalar karaborsadan ilaç almaya başladı.’’

Sağlık Bakanlığı, ilacın vücut geliştirmek isteyen kişiler tarafından reçetesiz temin edilerek stok yapıldığını doğrulamış. Açıklamada, son bir ay içerisinde 93 bin kutu ilacın (meme kanseri hastalarının aylık ihtiyacının yaklaşık iki katı) Türkiye'ye getirilerek piyasaya sunulduğu ifade edilmiş. Ama yapılan araştırmaya göre ilaç İstanbul’un birçok ilçesinde bulunamıyor.

İlaç bazı internet sitelerinden karaborsada 3-4 katı fiyata bulunabiliyor. İlacın  piyasada azalması sonrası, bazı yerlerde stoklandığı ortaya çıkmıştı. İnanılmaz stok yeri; vücut geliştirme salonlarıydı. İçeriğindeki östrojen etkisini kaldıran madde nedeniyle vücut geliştiren erkeklerde meme büyümesini de önlediği için elde kalan stok ilaçların spor salonlarına gittiği bir süredir biliniyor. Bazı hastalar, ilacı spor salonlarında sormaya başlamış.

Habertürk’ün müşteri gibi aradığı internet sitesinin yetkilisi, ilaç bulunamadığı için 200 kutu stok yaptığını söyleyip ilaca nasıl ulaştığını şöyle anlatmış: “Depodan temin ediyorum. Günde 30-40 kutu satıyorum. Kutusu 139 lira. Spor salonları için veriyorum. İlacı depolardan reçetesiz olarak bin adet alabiliyorum. Size bin kutu için adedini 100 liradan yardımcı olurum. İnternette başka bulamazsınız. İlaç depolarından nasıl aldığımız bizim sorunumuz, onu boşverin. Türkiye’de bu ilaç 2 ay sonra hiçbir şekilde bulunamayacak, üretim yok.”

Sahi biz hangi ara böyle bir toplum haline geldik?

Aşağıda sıraladığım cümleleri ben bir insan aklı ve vicdanıyla bir araya getirip izah edemedim (Siz bu kadar yaman çelişkiyi bir araya getirip izah edebilirseniz bana da yollayın lütfen) :

* Kanser hastaları, tüm toplumun ve  en başta devletin sorumluluk alanında hassas bir hasta grubu.

* Ortalama bir ömür yaşasak; yaklaşık her 2 erkek ve 3 kadından biri kanser olacak. Yani her insanın bizzat kendisi veya birinci derece yakınında yaşayabileceği bir durum kanser.

* Yaklaşık her sekiz kadından birinde  meme kanseri gelişeceği gerçek.

* Yani, vücut geliştireceğiz diye tamoksifen etken maddeli ilacı kullanan yaratıkların da yakınlarının, annesinin ya da akrabasının meme kanseri olmuş olma ihtimali yüksek.

* Tamoksifen gibi ilaçlar meme kanserinden tedavi olmuş hastalar için hastalık nüksünü önlemede çok önemli. Araştırmalar gösteriyor ki; örneğin 4 hastada kanser nüksünü önlediğimizde, aynı zamanda dördünden birinin bu hastalık nüksü nedeniyle ölmesini de önleyebiliyoruz. Yani bu ilacı kullanmaları hayati bir önemde.

* Keza erken teşhis edilmiş ve şifa şansı %90 ın üstünde olan, ameliyatla tümörü temizlenen hormon ilişkili bir meme kanseri grubunun kullandığı yegane (tek) ilaçtır bu.

* Ve siz seksi olduğunu sandığınız kaslarınız gelişsin ya da kısa boyunuzu şişmiş kaslarla çakılmasın diye sağlık için sporun ötesine geçip kortizon ya da anabolizan zehirleri kas büyütmek için vücudunuza alıyorsunuz (Bu intihar metodu sizin tercihiniz olsun. Siz bilirsiniz, vücut size emanet ne de olsa). Yetmiyor meme şişmesini önleyeceğim diye kanserli hastanın şifasını çalıyorsunuz. Kendiniz bir yana mağdur ve masum insanların hakkını çalıyorsunuz.

* Peki bu arada bizim adımıza düzenimizi sağlamakla yetkili yönetim bu duruma ne kadar aktif müdahale ediyor? Cevap:????????

* İlaç depolardan yasadışı şekilde spor merkezlerinde uzundur stoklanıyor. Yasadışı mı? Yasadışı. Son bir ayda kanser hastalarının ihtiyacının iki katı ithal edildiğini, geldiğini Bakanlık  açıklıyor. Bu ilaçlar bulundu mu? Peki baskın ve denetleme, tutuklama ile sorun çözüldü mü? Cevap: ????????

* İlacı spor salonu ve karaborsacılar için bazı doktorların yazdığı belirtiliyor. Doğruysa ‘’hekim’’ (denilen) saadet zinciri zanlıları için takip ve soruşturma, elle tutulur müdahale ve ceza var mı? Cevap:??????????

* İlaç internet ortamında karaborsaya satılıyor (özellikle spor salonlarına, kış stoğu için). Gazeteci müşteri gibi rahat rahat karaborsacıyla konuşuyor. Gazetecinin bulduğu suçluları emniyet yetkilileri buluyor mu? Cevap:?????????

Spor yapmak, kanseri önlemede çok etkili. Kanserli hastanın sağlığı ve şifasında rolü kanıtlanmış. Ne yaman çelişki, spor salonları kas torbası, sağlıksız ucubeler yaratmak için zehir kullandırıyor ve kanser ilacı çalıyor. Bu spor salonları nasıl hala ruhsatını koruyup, sağlık için ‘’spor salonu’’  adıyla faaliyet sürdürüyor mu? Cevap:???????? (oysa bir çok muayenehanenin ruhsatı kapının çapı ve diğer gerekçelerle çoktan iptal edilebildi).

Sözün özü, büyürken sütünü emdiğiniz, sizi bugüne getiren memelerin hakkı için biraz insan olmaya ve sorumlulukları icra etmeye çağırıyorum. İnsana  yaraşır bir toplum, ve adil bir ülke özlemiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.