İki ya da daha çok olay, durum veya duygu arasındaki eş zamanlama veya eşzamanlılık.

Çayından ağzını yakan koca bir yudum daha aldı, dilinin arka kısımlarındaki yanmayı hissetti ama hiç çaktırmadı. Kendine bile… Çünkü ağzını yakmayan çayı asla içmezdi Nejat. Hatta annesi “oğlum senin ağzında kesin teneke var” derdi ona. Ahhhh Makbule teyze… Bunları düşünürken çayı neden hızlı içtiğinin farkına vardı. İlk yudum ile son yudum arasındaki ağız yangını arasındaki farkı azaltma çabasıydı belli ki…

Kaostan beslendiğini söyleyen Şennur’un dedikleri aklına geldi: “Sen asla dingin, huzurlu bir hayat yaşamayacaksın. Çünkü sen bunu istemiyorsun ve istemeyeceksin. Onun için boşuna huzur, dinginlik naraları atma…” sigarasının son fırtıyla birlikte yetişebilirim umuduyla sıcak olduğunu düşündüğü Seymen’in küçük bardaklarındaki kalan çayı fondip yaptı ve çaydan aldığı hazzın bitmesine lanet edip bardağı tatlı sert çay tabağında göllenmiş çayın üstüne vurdu.

Ve yine kendine kızdı, çünkü yine “an” da kalamamanın pişmanlığını yaşıyordu.

“Siz düşünceleriniz değilsiniz.” diyen Eckhart Tolle’ nin dediği doğru... Düşünceler ya da daha doğrusu düşünceler sonucu duyumsadıklarınızın sizi olduğunuz yerden ötelere, daha da ötelere götürdüğü bir gerçektir. “An” da kalmanın paha biçilmez rahatlığını değişmemeli düşünceler ve onların şekillendirdiği duyumsamalara…

“An” da olmak, o an her ne yapıyorsanız tüm enerjiniz ve dikkatinizle o eylemin içinde olmak demek… Fiziksel olarak neredeyseniz ne yapıyorsanız, zihnen yani düşüncelerinizle de orada olmak... Bir yandan bir şey yapıp bir yandan da alakasız şeyler düşünmek değil. Şimdide olmak, içinde olduğunuz deneyimle düşüncelerinizin birbiriyle senkronize ve uyumlu olması demek. Bu aynı zamanda yaptığınız şeyi sevmeyi ve kabul etmeyi de gerektiriyor tabi ki…

Sitesindeki fotoğrafları 4-5 $ ‘dan satmasına rağmen sebepsizce sevdiği –zaten sevmek için bir sebebe ihtiyaç olmadığını savunur- Tolle’ nin söyledikleri aklına teker teker geliyordu:

“Ego savaşta olduğunda, hayatta kalmak için savaşmanın bir illüzyondan ibaret olduğunu sakın unutmayın. Farkındalık, şimdiki “an” ın içinde gizli olan güçtür. Ona aynı zamanda varlık adını vermemizin nedeni budur.

İnsan varlığının nihai amacı ya da diğer bir deyişle sizin var oluş amacınız o gücü bu dünyaya getirmektir. Sadece varlık sizi egodan kurtarabilir ve ancak “şimdi” de var olabilirsiniz…"

Yaşadığın durumu kabullenmek ve bu durumun içinde her şeyinle ve her yerinde var olmaktır “an” da kalmak. Eğer duyumsadığın bir şeyi yaşıyorsan zihnini bulaştırmamak, “iş” olarak yaptığın bir şeyi duygularınla karıştırmamaktır kabaca. Hep dediğim gibi “iş başka, aşk başka” …

Peki eğer anda kalamıyorsak ne yapacağız?

Tabii ki de, o an bırakac……

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 2017-04-22 09:03:49

Ya geçmişe takılıyoruz ya da geleceğe dertlenip anı yaşayamıyoruz.Ve daha kötüsü, bunun düzelmesi için bir uğraşı içine girmiyoruz(!).