Söylemiştim, yine söylüyorum: 17-25 rüşvet ve hırsızlık davalarını, ülke içindeki yapanları yüce divanda yargılamazsanız; ABD'nin mahkemelerinde bu kez iş büyür, kara para aklama, BM ve ABD kararlarını çiğneme ve terör örgütlerine silah temini ve yataklığa doğru evrilir. Yandaş basın ABD'deki davayı FETÖ'nün burada yapamadığını, Amerika'da yapıyor diye işi sulandırıyor. Amerika, ne başka ülkelerdeki diktatörlükleri ve gerici iktidarları ne de onun rüşvetlerini kınar. Bugüne kadar hiç derdi olmamıştır. Yeter ki; Amerikan çıkarları doğrultusundan ve onun çıkarlarından yana olsunlar. 

Ve yine söylemiştim: Ülkenin yıllardır sahip olduğu her türden değeri yandaşlarınıza kıyaklar karşılığında satabilir ve bu paraları çarçur edebilirsiniz, millet gitgide daha çok fakirleşirken, sizler paralarınızı sığdıracak ayakkabı kutuları bulamayabilirsiniz. Demokrasinin yanınıza bile yaklaşmasına izin vermeyebilirsiniz, hak/hukuk  ve özgürlük çığlıklarına kulaklarınızı tıkayabilirsiniz, insan haklarını ayaklarınızın altında paspas yapabilirsiniz ve bu uyguladığınız acımasız ve kirli politikalar sonucunda ülkeniz kan ağlayabilir ama siz bunları görmezden gelebilirsiniz.

Ama yapmamanız gereken en önemli şey: Patronunuz olan ABD'nin paralarını çalamazsınız.

Eğer çalma cüretinden bulunmuşsanız; işte o zaman, ne arkanızdaki milli irade bir işe yarar, ne de geçmiş günlerin eşbaşkanlıklarının hatırı sizi kurtarır. Hele hele o güne kadar yalandan esip kükremeleriniz karşısında gülüp geçenler, bir de bakmışsınız ki sizin bütün kirli çamaşırlarınızı orta yere dökmeye başlamışlardır. Hatta tehditleri, diplomatik uyarı dilini de geçmeye başladığından, kendi evinizde size yatacak yer bırakmamıştır.

4 Aralık tarihinde görülecek olan davada belki de Rıza Sarraf'ı mahkemede göremeyebiliriz. Hatta Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Hakan Atilla'yı da göremezsek; ben kendi adıma şaşırmayacağım. Çünkü, adamların derdi artık Rıza Sarraf ve Ahmet Hakan Atilla'yı aşmış bulunmakta. Trump ile iyice kötüleşen itibarlarını, yerlerden kaldırmak için bu davayı uluslararası arenaya sopa sallamak olarak kullanacaklar.

Ülkemizin payına düşecek olanlar ise:

Bugüne kadar verilen kredilerin maliyetinin daha da yükselmesi,

Türk Lirası'nın her geçen gün Dolar ve Euro karşısında sürekli değer kaybetmesi,

Bu kara para aklama sırasında işin içinde olan Türk bankalarından 5-6 tanesine, her birine 5'er - 10'ar milyar Dolarlık cezalar kesip; ülke ekonomisinin ciddi bir darbe yemesi( Zannetmeyin ki Amerika, bize düşman olduğu için bu türden cezalar uyguluyor. Avrupa'daki pek çok büyük bankalara, hatta koyduğu kurallara uymayan kendi bankalarına da bu türden cezalar kesiyor.),

Bırakın oyun kurucu olmasına, sadece pis işlerini gördürecekleri ülkeler ligine düşmesine,

Uluslararası arenada Batı'dan uzaklaşıp, daha da Doğu'ya doğru kayarak; Rusya'nın kucağında anti-emperyalizmcilik oynamak,

Büyük sermayenin kar marjını katlamasına ama buna karşılık küçük ve orta ölçekli işletmelerde iflasların yaygın ve kanıksanır hale gelmesine,

Ayarlama adı altında zamların gizli ve açık olarak aile bütçelerimizi delik deşik etmesi karşısında çaresizliğimizin nedense hala devam ettiğine tanık olacağız.

İktidarın, islamcılık dozunu bir miktar azaltıp, milliyetçilik dozunu arttırarak, tüm bu gelişmeleri savuşturmaya çalışacağını ve bir yandan yüzde 50+1'i garanti altına almak için yasal olan olmayan her türden çalışmanın içinde olacağını geçmiş yaşanmışlıklara bakarak düşünebiliriz.

Ancak, Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olunabileceğini atalarımızın boşuna söylememiş olduğunu da aklımızın bir köşesinde tutmakta yarar var.

Kendi Saray'ında yatacak yeri bulamayanların, 2019 seçimleri sırasında nerede olacağını şimdiden bilen varsa; beri gelsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.