23 Ağustos 2017 Çarşamba 09:43
Gülse Birsel: Artık Atatürk’ü örnek alacaklarsa, şu an şölenlere başlıyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün muhtarlarla gerçekleştirdiği toplantıda Adalet Yürüyüşü esnasında karavanında kızıyla yemek yerken atletiyle fotoğraflanan Kılıçdaroğlu'yla ilgili sözlerine bir yorum da Gülse Birsel'den geldi. Konuyu Hürriyet'teki köşesine taşıyan Birsel, "Artık Atatürk’ü örnek alacaklarsa, şu an şölenlere başlıyorum" dedi.

Gülse Birsel'in yazısından ilgili bölüm şöyle:

KILIÇDAROĞLU’nun Adalet Yürüyüşü esnasında karavanda verdiği yemek molasında çekilen bir fotoğraf basınla paylaşıldı.

Üzerinde atlet var, biraz ev hali.

Kılıçdaroğlu’nun o pozu için bir arkadaş “Zeki Demirkubuz filmi sahnesi gibi” dedi, çok güldük.

Kimine sempatik ve doğal gelecek, bazısının “Ne gerek vardı atletli görünmeye” şeklinde eleştirebileceği bir fotoğraf. Tartışılır.

Ama Cumhurbaşkanı bu karenin medyaya verilmesini ve gazetelerde “Vatandaş” başlığıyla aktarılmasını eleştirdi.

“Bu benim vatandaşıma hakarettir. Benim vatandaşım böyle, hele hele bir siyasi partinin, anamuhalefetin başında olacak, çağıracak gazeteciyi, ‘Gel, benim bu fotoğrafımı bir çek’ ve ondan sonra da ‘Ben Atatürk’ün partisinin başıyım’. Sen Atatürk’ü böyle atletle yemek yerken görüp de resim çektirdiğine şahit oldun mu? Böyle bir şey var mı?”

Beni ilgilendiren bölüm de bu bölüm.

Siyasetçilerin Atatürk’ü örnek almasının, Atatürk’ün yaptıklarını doğru formül olarak göstermesinin, “Atatürk olsa bunu yapar mıydı, kendine gel” diye birbirini uyarmasının başlangıcını mı yaşıyoruz? Allah’ım bu bir rüya mı? Öyleyse, kimse beni uyandırmasın ağzını burnunu kırarım!

Bu gerçek mi? Ne olur gerçek deyin. Ne olur bu bir bakış açısı miladıdır deyin!

Zira siyasetçiler bundan böyle Atatürk’ü örnek alıp onun yaptıklarını yapmaya başlayacaklarsa, pek çok soruna çözüldü gözüyle bakabiliriz!

Bırakın şıklığı, şekli, fotoğraf verme adabını. Bu tavır ve niyet ciddiyse, bundan sonra gelsin kibar bir hitabet, gelsin devlette liyakat, gelsin bilimsel eğitim, gelsin tavizsiz bir kadın-erkek eşitliği, gelsin çağdaş bir gelecek tahayyülü, gelsin müthiş zeki bir dış politika...

Siyasetçilerimiz bir de bunlara 1920’lerin değil de bu dönemin evrensel özgürlük, eşitlik, demokrasi, adalet kavramlarını eklerlerse... Lafta değil, gerçekte dünya gücü olmamız an meselesidir.

Eğer gittiğimiz yön buysa şu an servetimi döküp bütün şehre etli pilav dağıtmaya, davul-zurna tutup her mahallede şenlik yapmaya başlıyorum.

Son Güncelleme: 13.09.2017 12:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
timoti 2017-08-23 15:11:45

İyiki varsın herzamanki gibi çok güzel bir yazı kaleme almışsın tebrik ederim sen bizim sesimizsin iyiki varsın senin yetişmende emeği geçen ve bu yazının bize ulaşmasını sağlayan herkese sonsuz teşekkürler

Avatar
sinan 2017-08-23 23:26:49

tabi örnek alınacak. yakında kendinden olmayanlarıda asarız. tek tib insan modeli oluşturur bunada özgürlük deriz