24 Mart 2017 Cuma 15:26
Erdoğan: Herkes uzaya giderken bunlar Gezi Parkı'nda oynuyordu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'daki referandum kapsamında Denizli'de konuşuyor.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Düşmanın İzmir'den başlayarak işgaline karşı en büyük tepkiyi yer veren yer neresidir? (Denizli sesleri) "Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, devlete ihanettir" diyen müftünün çağrısıyla Denizli, milli mücadeleye katılmıştır. Denizli, terörle mücadelede de yiğitliğini açıkça ortaya koymuştur.

Denizli'nin son 1.5 yılda sınırlarımızın içinde ve dışında, 15 Temmuz darbe girişiminde toplam 16 şehidi var. Buradan bir kez daha tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler. Ancak siz bilemezsiniz. Kardeşlerim Türkiye, 16 Nisan'da tarihi bir tercihte bulunacak. Yapacağınız iş gayet basit. Ülkenin mevcut sistemle mi devam edeceğinin, yoksa yeni yönetim sistemine mi geçeceğinin tercihini yapacağız. Eski yönetim sisteminde hükümetler Meclis'te kuruluyordu. Bir parti çoğunluğu kurarsa mesele yok. Eğer edememişse, işte o zaman yandık demektir. Çünkü bu durumda çeşitli partilerin bir araya gelip koalisyon kurması gerekiyordu. Nerelerde kuruyorlardı bu koalisyonu? Otellerde. Otellerde milletvekili pazarlarının açıldığı günleri içimizde hatırlayanlar vardır.

Öyle ki 1970'li yıllarda hükümetlerin ortalama ömrü 9 aydı.1990'lı yıllarda neydi? 14 ay. 1950'den bu yana ülkemizde 16 ayda bir hükümet değişmiştir. (Dik dur, eğilme sesleri) Şüphem yok. Şunu bileceksiniz. Biz beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik. Biz sadece Rabbimizin huzurunda rükuda, secdede eğildik. Kardeşlerim, böyle dokuz ayda, on altı ayda hükümetlerin kurulup indiği ülkede istikrar olur mu? 1960 darbesinin ardından ülkemizde öyle bir sistem kurulmuştur ki, hiçbir sorumluluğu olmayan ama çok geniş yetkilerle donatılmış başbakanlar ile cumhurbaşkanları adeta birbirlerini yemiştir.

Hepsi de çift başlılıktan rahatsızdı. Bakıyorsunuz, gazi Mustafa Kemal, İnönü ile kavgalıydı, istifasını dahi istemiştir. İnönü aynı şekilde kendi başbakanıyla kavgalıydı. Ne zaman ki rahmetli Menderes geldi, Menderes'ten sonra istikrar geldi. Gerçi ana muhalefet gençlerin parlamentoya girmesini istemiyor ama biz istiyoruz. İnşallah genç, dinamik bir parlamentonun nasıl olacağını 16 Nisan'da göstermeye hazır mıyız?

""HERKES UZAYA GİDERKEN BUNLAR GEZİ PARKI'NDA OYNUYORDU"

Cumhurbaşkanının bir tarafa çektiği, başbakanın başka tarafa çektiği Türkiye, siyasi ve ekonomik krizlerden başını kaldıramamıştı. "Herkes uzaya giderken Türkiye ne yapıyordu" diye soruyor ana muhalefet partisinin başındaki zat. Türkiye o dönemlerde cumhurbaşkanları ile başbakanların kavgalarıyla uğraşıyordu Ey Kılıçdaroğlu. 

Bakın ben başbakan değildim. Sayın Gül başbakandı. Aydın-Denizli arası 170 kilometrelik bir bölünmüş yol meselesi vardı. Dedim "Burayı süratle inşallah yapacağız" Aydın-Denizli arasını bölünmüş yol yaptık mı? "Havaalanı" dedik, yaptık. Herkes uzaya giderken bunların yaptığı şey, Gezi Parkı'nda oynamaktı.

Üniversitelerdeki öğrencilerimizi dilenci durumuna düşürüyorlardı. Onlara ciddi anlamda burslar vermeye başladık. Gençler, bununla kalmadık. 270 bin derslik ilave ettik ilk ve orta öğretimde. Çünkü yetmiyordu. 70 kişilik, 80 kişilik sınıflarda tahsil görüyorduk. 

Her şey insan için. Her şey Türkiye için. Diğerleri boş. Kardeşlerim, eğitimde, hatırlayın o günleri kitap bulamazdık kitap. Benim yaşımda olanlar iyi bilirler. Kitap bulamazdık. Ama şimdi biz ne yaptık? Sıraların üzerine kitapları koyuyoruz, yavrularımız kitaplarını sıraların üzerinde buluyor. Biliyorsunuz artık bilgisayar tabletleriyle, akıllı tahtalarla sınıflarımız donatılıyor. Sağlıkta bir adım attık. Şu anda hastanemiz olmayan ilimiz var mı? İlçelerimizde bile hastaneler kurduk. Şimdi de şehir hastaneleri kuruyoruz.

"SİZ BANA DİKTATÖR DEDİKÇE, BEN DE SİZE FAŞİST VE NAZİ DİYECEĞİM"

Bak, Mersin'in açılışını sayın Başbakan ile yaptık. Ve bugün, Başbakan Isparta Şehir Hastanesi'nin açılışını yapıyor. Biz sıçramak zorundayız. Muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak durumundayız. 16 Nisan, neyi getirecek? İşte üretimi getirecek. 16 Nisan neyi getirecek? Süratle kalkınmayı getirecek. 

Şu ana muhalefetin bu ülkede terör estirdiği zamanları biliriz. Bunları Menderes idama götürüldüğü zaman alkışlayanlardandı. İki arkadaşı idama götürüldüğü zaman alkışlayanlardandı. Bunlarda demokrasi yok. Avrupa'nın Almanyası'nda demokrasi mi var? Hollandası'nda demokrasi mi var? Belçikası'nda demokrasi mi var? (Vur vur inlesin, Avrupa dinlesin sesleri) 16 Nisan'dan sonra dinleyecekler, merak etmeyin.

Daily Sabah'ın AP'ye girmesini yasakladılar. Hani sizde basın özgürlüğü vardı? Hesabını vereceksiniz. Size rahat olmayacak. Siz Tayyip Erdoğan'a diktatör dediğiniz sürece, Tayyip Erdoğan da sizlere "Faşist" de diyecek, "Nazi" de diyecek. "

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.