05 Nisan 2017 Çarşamba 09:46
Berkin Elvan'ın duruşması başlıyor

Haziran 2013'te tüm yurtta yaşanan ayaklanmanın simge ismi Berkin Elvan... Ekmek almak için çıktığı evine bir daha dönememiş, 269 gün süren direnişi hayata bağlanmasına yetmemişti. Polis'in gaz fişeğiyle kafasından vurarak hayatını kaybetmesine neden olduğu Berkin Elven ile ilgili dava yarın başlıyor. İddianame geçen 7 Aralık'ta tamamlanmış, 20 Aralık'ta da kabul edilmişti. Berkin'in ölümünün üzerinden tam 3 yıl geçti. Üstelik davada sadece 1 sanık yargılanacak.

Elvan ailesi soL'dan Ercan Bekçi'ye konuştu. Aile, "Bu dava hepimizin davası" diyor.

İşte o açıklamalar:

Bize davanın detaylarından biraz bahseder misiniz? 1270 günde tamamlanan iddianame, suçluluğu iddia edilen tek sanık...

Sami Elvan: Bizim için tabii ki bu iyi bir şey değil. Biz bunu basında devamlı gündeme getiriyoruz ama hukuksal bakımdan avukatlarımız zaten o konunun üzerinde duracaklardır. Tabii ki biz bütün sorumluların yargılanmasını istiyoruz. En altından tutun da en üstüne kadar kimlerin bu işte emirleri varsa veya emirleri yerine getiriyorsa bunların da tetiği çeken kadar suçlu olduğunu düşünüyoruz. Onların da hesap vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Umarım mahkeme süreci öyle seyreder.

Bu kaçıncı savcıydı değiştirilen?

Sami Elvan: Bildiğim kadarıyla altıncı savcı.

Bu kadar suçlunun olduğu davada bir sanık var… Peki bunu savcıya söylediğiniz zaman tepkisi ne oldu?

Sami Elvan: Benim savcıyla ilk konuşmamda, Berkin’i öldüren “gerçek kişiyi bulma” yönünde hareket ettiğini söyledi. İki tane ZET’çi (Gaz fişeklerini ateşleyen polis) ve onların gaz fişeklerini dolduran bir polis olduğunu söylediler görüntülerde. Daha önce de bunların başlarında amirlerinin olduğunu ve amirlerinin de bunlar kadar suçlu olduğunu defalarca söylemiştim. Hatta bu kişinin daha önce basında ismi de çıkmıştı, “H.Y.” diye. Ama bu kişilerin şu anda iddianamede isimleri yok, tek bir kişi var iddianamede adı geçen. Zamanla, ileriki duruşmalarda diğer suçluların da dosyaya gireceğini, bunların da isimlerinin yer alacağını, gerçek kişilerin de yargılanacağını umuyorum.

Bu ülkenin gördüğü en kalabalık cenazelerden biri Berkin’in cenazesiydi. Öte yandan ülke 16 Nisan’da yapılacak olan bir referanduma da gidiyor. 6 Nisan’da yapılacak olan duruşmaya katılımın yoğun olması bekleniyor. Sizce bu iktidar cephesinde bir korku yaratmış mıdır?

Sami Elvan: Berkin’in cenazesindeki kalabalığı herkes çok iyi biliyor. Ben kitlenin tamamını göremedim ama sayısal olarak yüzbinlerce insanın orada olduğunu bize söylediler. Tabii biz basından da sonra gördüğümüzde gerçekten çok kalabalık bir kitlenin orada olduğunu gördük. Mahkeme günü o kadar kişinin olacağını tabii ki düşünmüyoruz. Ama bizim için önemli olan sahiplenmek. Oraya bir kişi de, bin kişi de, 10 bin kişi de gelse sahiplenmek adına… Sadece adliye önüne değil, bize de desteklerini sunabilirler. Yaşanan bir OHAL dönemi var Türkiye’de, sıkıyönetim var. İnsanların baskı altında olduğunu da biliyoruz, ama gelenlerin de başımızın üstünde yeri var. Umarım bir sıkıntı olmaz, yaşatmazlar. Biz Elvan ailesi olarak, bu davanın adilane bir şekilde yürümesini istiyoruz. Kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. Bunu STK’larla, kanaat önderleriyle, hukukçularımızla, herkesle konuşuyoruz. Umarız sorunsuz ilerler.

Ali İsmail’in davası Eskişehir’den “güvenlik” gerekçesiyle Kayseri’ye alınmıştı. Yine Abdullah Cömert’in davası da Balıkesir’e… Berkin’in davasında da öyle bir şey olur mu sizce?

Sami Elvan: Kimsenin niyetini bilemem şu an. Ancak bu durumun bir gerçeklik payı var. Güvenlik bakımı iddiasıyla yaparlarsa, İstanbul’daki güvenlik hiçbir yerde yok. İstedikleri zaman, istedikleri kuşu bile uçurmuyorlar. Bu davanın da başka ile gitmesinin, ne ileri sürerlerse sürsünler hiçbir mantığı yok. Ayrıca güvenliği ilgilendiren bir durum da yok. Biz bu yargılamanın burada olmasını istiyoruz. Çünkü olay İstanbul’da meydana geldi, evimin 100- 150 metre arkasında intikal etti. Ayrıca evimle adliyenin arası bilemedin 5 kilometre, adliyeye çok yakın. İsterse fizanda olsa ben davamı takip edeceğim ama davanın başındaki ailenin perişan edilmesinin de bir anlamı yok. Çünkü Abdullah Cömert’in davası Hatay’dan Balıkesir’e gönderildi; o ailenin yollarda neler çektiğini biz çok iyi biliyoruz.

Gülsüm Elvan: Gezi’de bütün Türkiye ayaklandı. Gezi’de 8 tane çocuğumuzu kaybettik. Bizim bir davamız da biliyorsunuz 6 Nisan Perşembe günü ama bunun birini dahi unutmayalım. Ahmet Atakan’ın daha iddianamesi dahi yazılmamış. Biz Berkin’in davasını birlikte mücadele ederek yürütürsek aynı zamanda Ahmet Atakan için de yol açılmış olur. Ben hep bunu söylüyorum, yine tekrar ediyorum; tamam, bu dava benim oğlumun davası ama bu dava hepsinin davası. Bizim çocuklarımızdan sonra nice çocuklar öldürüldü. Yani saymaya kalksak sayamayız, isimlerini ortaya çıkaramayız. O kadar çok çocuk öldürüldü ki, savunmasız, günahsız, masum; o kadar çocuk istismar edildi ki… Biz bu davayı alırsak o çocukların da davasını almış oluruz.

Son Güncelleme: 07.12.2017 21:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.