Mevsim, turfanda patlıcan mevsimi, güney illerimizde patlıcanlar iyice olgunlaştı. Haziran sonuna kadar iyice morarırlar ve ilk patlıcanlar çarşıya pazara düşer.

Dünden beri ortalık çalkalanıyor.  15 seçme CHP milletvekilinin istifa ederek İYİ Parti’ye geçmesi adeta bir şok etkisi yarattı. Parlamenter rejimi ve demokrasiyi korumak adına Dünya Parlamento tarihine geçecek olağanüstü bir tavır. Bir taktikten öte çok yerinde bir stratejik hamle. Hemen hemen kimsenin aklından geçirmediği, aklından geçirse bile olabilirliğini varsayamayarak üzerinde düşünmediği, kimsenin dillendirmemiş olduğu olağanüstü bir hamle. Ve anında atılmış doğru bir adım.

İnsanın aklına sevseniz de sevmeseniz de ister istemez Sayın Süleyman Demirel geliyor. Ne demişti rahmetli.. Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır.

Sayı ve nitelik olarak beyin takımı en gelişmiş parti CHP. Ancak nedense CHP deki beyinler kurulduğu günden beri içine düştükleri statükonun klâsik çerçevesinde debelenip durur, bu çerçeveyi aşamazlardı. Demek ki, CHP deki beyinler nihayet açılmış, çalışmaya başlamış. Bu umut verici. Gene de bu taktiğin mimarının İYİ Parti olduğunu sanıyorum. Sayın Ümit Özdağ geçen hafta boyunca sorulduğunda her demecinde, renk vermemeye çalışarak ve bıyık altından gülerek, ”Bizim yalnızca B Plânımız yok, B den Z ye kadar plânımız hazır”, cevabını veriyordu. Bunun havaya üfürülmüş bir lâf olmadığı anlaşıldı. Karşı atak geldiğinde C Plânından başlayarak diğer sürprizlere de hazır olmak gerekir. Fikir babası her kim ise varolsun. Düşünenin kim olduğu kadar CHP nin bu eylemi mırın kırın etmeden, tam zamanlama ile yapmış olması çok daha önemli. Bu olay Dünya parlamentolar tarihine altın harflerle geçecek. Üzerine çok bilimsel tez yazılacak.

Partileri böyle bir atak yapmaya yönlendiren neydi? 16 Nisan referandumu. Bu referandumda, dünyada eşi örneği olmayan öyle akıl almayacak, öyle bir garabet, öyle ucube bir takım şartlar ileri sürüldü ki, reisine tam teslim olmuş taraftar bile hayır dedi ama malum sonuç evet çıktı. Tek adam rejimi bir yana, art niyetle düzenlendiği besbelli bazı maddeler beyin yakacak türdendi. Bir partinin seçime katılması için teşkilâtını ve Genel Kurulunu altı ay önceden tamamlamış olması şartı, tabela partilerini önlemek adına öteden beri vardı. Ancak, yüzde elliyi tutturamayacağını anlayan saray zevatı, reislerine rakip çıkmasın diye bir takım akıl almaz, kabul edilemeyecek kurallar getirdi. Parlamentoda grubu olmayan parti Cumhurbaşkanı adayı gösteremiyordu. Grup kurmanın asgari sayısı da 20 milletvekili. Aslında bu sayı AKP iktidara geldiğinde 10 milletvekili idi ama, gül bahçesindeki dikenleri azaltmak adına hınzır bir siyaset mühendisliği ile sayı AKP tarafından 20 ye çıkarıldı. Referandum oylamasından önce yapılan propagandaya göre parlamentoda siyasi grubu olsun olmasın herkes Cumhurbaşkanı adayı olabilecekti. Ancaaak, yüzbin kişiden aday teklifi toplaması şarttı. Bu imzaların nasıl, ne zaman ve ne şartlarda toplanacağı ise belli değildi. Uyum yasalarına bağlanacakmıştı. İki ay sonra seçim var. Bu yüzlerce uyum yasası ne zaman çıkacak, prosedür ne olacak. Kim adaylığı nasıl yakalayacak. Düşünmek bile abes. Oldukça art niyetli ve oldukça çirkin, pis kokan bir siyaset mühendisliği. Kumpastan da öte.

Yapılan olağanüstü taktikle bütün bunlar bir kenara itilmiş oldu ve düşünülen art niyetli uyum yasası daha çıkmadan kadük oldu. Hele uyum yasaları çıksın da düşünürüz diyen Yüksek Seçim Kurulu başkanı bu katılımdan sonra çar naçar anında İYi  Parti seçime katılabilir dedi. Böylece bütün engeller kaldırılmış olmasına, yasal haklar elde edilmiş olmasına rağmen, her şey yasal prosedüre bağlıdır diyen YSK başkanının kurul üyelerinden ikisi Hayır İYİ Parti seçime katılamaz demiş. Bir düşünün bu seçim kuru ile Türkiye tarihinin en önemli seçimine giriyor.

Taabii bu olay iktidar ve saray çevresinde ağır bir travma yarattı. Kimilerinin ağzını bıçak açmazken, kimileri çocukca saçmalamaya başladılar.

Turfanda dutların manavlarda boy göstermeye başladığından olacak Bay Elitaş’tan bir yorum gelmedi. Oysa sadece bir gün evvel kayık gibi yayılmış ağzıyla, İYİ Partili arkadaşlar bir dahaki seçime hazırlansınlar, diyordu.

Saraydan da bir günü aşkın bir süre ses çıkmadı. Bir gün sonra adres Güneş Motel oldu.

Devlet Bahçeli, tam bir çürüme demişşş..

AKP sözcüsü Mahir Ünal, Fetö mühendiliği demişşş.. Siyasi onursuzluk olarak nitelemişş..

AKP Grup Başkan vekili Bülent Turan da- CHP Güneş Motel olayından ders almamış deyivermiş. Ne ilgisi varsa, sanki iki olay birbirine benzermiş gibi. Sanırım iktidardakiler tarih bilmedikleri gibi yakın tarihi de bilmiyorlar, Bu yapılanın Sayın Ecevit’in bir hatası olan Güneş Motel olayıyla ilgisi olmadığı gibi, eğer bir ilinti kurmak zorunluluğu varsa tam tersi bir olay olduğunu anlayamıyorlar.

Bekir Bozdağ ise (kendileri şu anda Başbakan Yardımcısı ve hükûmet sözcüsü olurlar), Bu siyasi ahlâksızlığın en yeni ve en son örneğidir, buyurmuşla ve eklemişler, ilkesizler ve ilkesizlikler ittifakıdır, deyivermişş..

Ciddi bir şok bu, travma büyük.

Bu panik havası içinde bir süre sonra yeni bir karşı atak gelmesi olası.  Heyecanla bekliyorum. Böylece B plânından sonraki plânları da görmüş olacağız. Bayağı keyifli oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sadi Güçlüer 2018-04-27 02:33:04

Erdoğanın önünde kaybederse 2 seçenek var. Ya TSK ile yeni bir savaş planlayıp sıkı yönetim ilan etmek, ya da kendi yanında yer alan Yeni TSK ile birlikte ülkenin ali menfaatleri gerekçesi icat ederek seçimleri iptal edip yönetime el koymak.

Avatar
Serpin Sükan 2018-04-26 16:39:30

Merhaba İbrahim..Ülkemiz karışık günlerden geçiyor. İyi bir kaynaktan duyduğuma göre 15milletvekili transferini CHP düşünmüş.Dediğin gibi beyinler çalışmaya başladı inşAllah.Ee artık köprüden önceki son çıkış tabii..Sevgiler..