Metroda kaza. Ayaktasın ve nereden geldiği belli olmayan bir direk birden vücuduna saplanıyor. Otobüstesin, işe gitmeye çalışıyorsun birden üst geçit önüne çöküyor. Çalışıyorsun, denetimsizlik, tedbirsizlik birleşiyor iş kazasına kurban olma ihtimalin var. Arabanla trafiktesin, önünü kesen magandayı uyarınca dayak yeme şansın yüksek. Sokakta bir adam, iki çocuğunu pompalı silah ile öldürüyor. Kurşunun sekip üstüne gelme ihtimali azımsanamayacak kadar yüksek. Üniversitede kafa kesen barbarları protesto ediyorsun, bir grup maskeli adamın gelip seni doğrama olasılığı çok yüksek. Zorunlu kimya dersi tartışması, Gazali – Hegel istişaresi ve benzeri birçok faktör de devreye girince bireyin normal kalma olasılığı da zor. Bu ülkede yaşamanın fıtratında bu var belki de bilinmez. Ancak biraz da olsa nefes almak, tüm bunları daha farklı bir perspektiften görmek için sanata ihtiyacımız var. 
Gecikmeli de olsa 2014 – 2015 sezonu başlıyor. Devlet Tiyatroları Ankara’da yeni sezonu her yıl olduğu gibi 1 Ekim’de değil, 7 Ekim’de başlatıyor. Ankara DT 7 Ekim Salı günü başlayan haftayı 5 yeni oyun ile karşılıyor. Geçen seneden “Euridice’in Elleri”, “Teneke”, “Mevlana Aşk ve Barış Çığlığı”, “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” ve “Bernarda Alba’nın Evi” de bu hafta yine izleyici ile buluşacak. 
Yeni oyunlardan ilki “Kuaförde Bir Gün”. Oyunu yazan ve yöneten Pervin Ünalp. Kadrosunda izleyicilerin Behzat Ç’den hatırlayacağı Alper Tazebaş, yakın zamanda “Fosforlu Cevriye” ve “En Son O Gitti” oyunlarında izlediğimiz Engin Özsayın gibi oyuncuları barındıran yapım; üç sıradan insanın hayallerini gerçekleştirmek için giriştikleri bir soygunu anlatıyor. “Kuaförde Bir Gün”e dair çok fazla beklentim yok. Ancak sıcak oyuncu kadrosu ve Cebrail Esen’in de bir yerlerden oyuna dokunmuş olması beklenmedik bir sürpriz de yaratabilir.   Oyun, 7 – 12 Ekim tarihleri arasında Altındağ Sahnesi’nde sergilenecek. 
Hedda Gabler ise 7 – 11 Ekim tarihlerinde Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde oynayacak. Henrik Ibsen’in bu önemli yapımını sahnede izleyecek olmak büyük bir şans. Oyunun başrolünde Sibel Özer Chulliat var. Oyuncuyu sahnede izlemediğim için hakkında yorum yapmayacağım ancak, bu önemli karakterin altından umarım kalkar. Oyunun diğer oyuncuları ise daha şimdiden tüm Ankara izleyicisini heyecanlandırmış durumda. Olcay Kavuzlu ve Murat Çidamlı’yı birlikte izleyecek olmak  kolay kolay unutulmayacak bir deneyim olabilir. Bütün bunlara bir de ek yapmalı. Oyunun yönetmeni Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt. “Hedda Gabler” bu yılın en önemli oyunlarından biri olabilir.
7 Ekim’de izleyici ile buluşacak bir diğer oyun ise Yeşilçam. Oyun, aşık olduğu oyuncuya ulaşmak için kendi filmini çeken birinin hikayesini anlatıyor. Benzer konu örgüsünü sinemamızda da sık sık gördüğümüz için bu tanıdık konu ister istemez sıcak geliyor. Oyunun yönetmeni Barış Erdenk, ışık tasarımı Zeynel Işık’a ait, fotoğraflarda dikkati çeken dekorun tasarımcısı ise Aytuğ Dereli. Orkestra, sinevizyon gibi renkli unsurları barındıran oyun sürpriz yapıp bu yılın en güzel yapımlarından biri olabilir. Küçük Tiyatro’daki oyunda “Jerry ve Tom”un Jerry’si Özgür Öztürk’ün olduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim.
10 Ekim’de ise Shakespeare Zorda, Akün’de izleyici ile buluşacak. Oyunun yönetmeni son dönemin en önemli isimlerinden İlham Yazar. Yazar son birkaç yılda sahneye koyduğu “Yastık Adam” gibi bir başyapıt, “Jerry ve Tom”, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve daha birçok oyunu ile hep belli bir standardın üstünde yapımlar karşımıza çıkardı. Bu oyunda ise “Jerry ve Tom”da birlikte çalıştığı Ünsal Coşar ve  Cüneyt Mete ile yeniden buluşacak olması da önemli bir ayrıntı. Coşar ve Mete’nin “Haydi Karına Koş” sonrası yakın zamanda birlikte yer aldığı üçüncü oyun olacak olan “Shakespeare Zorda” orkestra ve kalabalık kadrosu ile bu dönemin favorilerinden.
Alacaklılar ise 11 Ekim’de Şinasi Sahnesi’nde perdeyi açacak. Oyunun metni üstüne bir şeyler yazmaya gerek yok. Önemli bir yapım ve tiyatroda daha önce defalarca kez sahnelendi. Bu kez ise yönetmen koltuğunda dikkati çeken bir isim, Tuncer Yığıcı var.  Bu sezon kaçırılmaması gereken oyunlardan birisi. 
Bu sene geçtiğimiz yıldan 33 oyun yine izleyici ile buluşacak. Yeni oyunların sayısındaki çokluk da bazı oyunların beklenenden daha kısa süre sahnede kalacağı anlamına geliyor. 7 Ekim haftasında oyuna giderken önünüzde iki seçenek varı. Eğer izlemediyseniz “Bernarda Alba’nın Evi”ni mutlaka izleyin. “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” de en azından bir kez izlemeye değer bir yapım. Ancak bunları izlediyseniz ve bir seçki hazırlığındaysanız benim öncelik sıralamam şöyle; “Shakespeare Zorda”, “Hedda Gabler”, “Alacaklılar”, “Yeşilçam” ve “Kuaförde Bir Gün”. Eh ne diyelim? Perde açılsın, sezon başlasın!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.