Haydaa..

Bir bu eksikti, Araplar birbirine düştü demeye kalmadı neler oldu neler, biz daha hâlâ uyanamadık meseleye.

Eee, bize ne canım?.. “Ne Şam’ın şekeri, ne arabın yüzü” diyebilir miyiz?

Diyemeyiz. Neden diyemeyiz?

Çünkü, işgüzarlık ettik, çok yüz göz olduk, Arabın her evine bulaştık. Hele olayda essah oğlan Katar olursa, ucu illaki bize dokunur. Dokunurdan öte olayın tam da içinde buluruz kendimizi, hem de tam göbeğinde. Hatta dahası Katar bahane, asıl muhatap Türkiye gibi gözüküyor.

Türkiye Dış Politikası en olmaması gerektiği günleri yaşarken beterin beteri var misali bir anda güvendiğimiz Arap çöllerinde fırtınalar koptu kum tepelerine karlar yağdı. Şu Haziran ayında ortalık Zemheriye kesti.

Her şey Cumhuriyet değerlerine karşı çıkma hevesiyle başladı. Osmanlı hülyâsıyla başımız döndü, yüzümüzü batıdan döndük doğuya ama, meselâ Çin’e, Hindistan’a falan değil, ne varsa Arabiye döndük. İlimi bilimi değil, dini bile değil; mezhebi, hizipleri referans tuttuk. Ölüleri bile insan olarak değil hatta, milliyetçilik zırhına sığınıp uyruğu ile bile değil mezhebine göre sınıfladık, aslında çok büyük günaha girdik. Ne yaman çelişkidir ki, bu büyük günahı göya din adına işledik.

Herşey one minute çıkışından sonra tırmanmaya başladı. Ürdün’ün bir kasabasında on binler ortalığı Erdogan Erdogan diye inletince bir anda havaya girdik, çıtanın yükseltilmesi gerektiği düşündük. Âlemin lideri olmak vehmedildi. Önce büyük bir fiyakayla BOP Eşbaşkanı ilan edildik, yüzümüzü döndüğümüz Arap âlemine ağabeylik etmeye kalktık. Derken Arap alemine çomak sokuldu ortalık karıştı biz de destekçisi olduk, ama bir baktık ki, kimse tınmıyor bizi. Meğer eşbaşkanlık sadece içi boş bir ünvanmış. Esad’ı rakip gördük, fırsat çıktı dedik adını Eset yaptık, üstüne yüklendik, düşman olduk, başımıza olmadık işler açıldı. Atamızın mezarını bile kaçırmak zorunda kaldık. Mülteci meselesiyle batıyla da papaz olduk.  Alavere  dalavere Kürt Memet nöbete derler ya tam tersi oldu, bir baktık Güney sınırımız Arap iken Kürt olmuş, dizi dizi bayrak asılmış. Arkasında durduklarımızı alaşağı ettiler, şaştık kaldık. Bir anda Mursi ters yüz edildi, bize inat Mısıra bir adam atadılar, biz adamın suratına al sana dercesine Rabia işareti yaptık, umursamadı bile, bize sırtını döndü. Ekonomimiz alt üst oldu. Sırtını bize dönmesi bir yana tepeden bakmaya başladı. Hazmedilir gibi değil. Neyse en büyük patron araya girdi kerhan yan yan geldik, göya barıştık ama, aslında hiçbir şey değişmedi. Kalkınma hızını düşürdük, yetmedi revize ettik bir daha düşürdük, onu da tutturamadık. Ama ucak düşürdük Rusya ile de papaz olduk.  Sonra göya barıştık ama, Rus çarı yüzümüze baka baka Türkiye’ye gavenilmez dedi.  Baktık olmuyor, Suudilere yanaştık, dibindeki Katar ile kanka olduk. Suudlara,  Katarlılara valla çok birşey kalmadı ama, memlekette ne varsa sizin dedik peşkeş çektik, dolara böylece ayar vermeye çalıştık. Pek tutmadı ama, biraz hız kesti. Ancak, gidenle gelenin muhasebesini yaptığında gene kazığı biz yedik. Ne elde kaldı ne avuçta. Zaten kalmamıştı da  Varlık Fonu diye birşey icat ettik, sanki varlık kalmış gibi, alın bunlar da size dedik. Sayın Cumhurreisimiz Katar’ı bağ yolu yaptı ayda bir gider oldu, uçak gitti, uçak geldi, her uçak gelişinde dolar biraz düştü ama, asla eski değerine inmedi. Eh işte idare etçees gaarik dedik. Tam keyifler yerinde derken, kararnamelerle işi idare ederken…

Aaa, bir de baktık ortalık hiç beklenmedik şekilde gene karıştı. Hem de öylesine karıştı ki, içinden çıkabilirsen çık. Doluya koysan olmuyor, boşa koysan dolmuyor. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık, bir türlü orta yolu bulamaz hale geldiiik. Aklı selimle davranacağımız yerde, hemen efelenip Katar’a birlik göndermeye karar verdik.

Bundan sonra türkü böyle söylenecek. Burası Katar/ Gülünün dikeni batar/ Giden gelmez oldu/ Gözlerim kumla doldu. Pek uymadı ama, boşverin. Halkım ferasetiyle benden iyi uydurur. Halkım  uydurur da, bir Fahrettin Paşa yok artık Türk Ordusunda.

Şimdii, uluslararası boyutta oynan oyun büyük de, bize aktarılan yalanların boyu daha büyük. Resme bakığınızda, Suudilerle müttefikiz. Hem de bir ortak ordumuz var. Genel Kurmay başkanımız zamanında bizi arkadan vuran Suudların bayrağı arkasında yürüdü, selam durdu. Hiç inanasım gelmiyor ama 15 Temmuzda Katar Cumhurreisimizi korumak için özel birlik göndermiş. Bence söylenti. Ama ata sözü ateş olmayan yerden duman cıkmaz der. Biz de Katar’ı korumak için orada üs açmaya karar verdikkk. İyi de, kimi kime karşı koruyacağız. Son olarak Nijerya da Katara karşı ben de varım dedi. Ee biz de Nijerya’ya el altından silah gönderiyoruz, kaç gemimiz yakalandı. İşin en komiği de ilk efelenenlerin arasında Maldivler’in olması. Benim bildiğim Maldivler toplam 310 kişilik nüfuslu, küresel ısınma sonucu sulan altında kalacak olan, sosyetenin balayı yapmak için rağbet ettiği sığ bir oteller takım ada kumsallarıdır..

İşin daha komik yanı, hani İslam aleminin ağabeyi idik ya, Ortalığı düzeltmeye, arabulucu olmaya kalktık, yandaş medyadan başka kimse bu cağrıyı tınmadı bile.

Bir baktık ki, Mısır ön almış, Pakistan ben de varım durun yahu bırakın kardeş kavgasını demiş, önüne gelenin arabuluculuğu itibar görmüş, bize ne dersin diye soran bile yok. Oysa biz her iki taraf ile de stratejik ortağız, bu işi bizim halletmemiz gerekmez miydi!..

Bu arada İsrail’den hiç ses çıkmıyor, Sütre yatmış, bıyık altından gülüyor.

Son olarak da dün Suudiler yumuşama sinyalleri göndermez mi. Haydaa. Ortada fillerin, atların altında ezilen biz olduk her zamanki gibi. İyot gibi kaldık mı acıkta. Bana öyle geliyor ki, dünyayı  iki haftadır meşgul eden bu tantana sırf bizi biraz daha ötelemek, itibarsızlaştırmak, oyunun dışına atmak için kurgulandı. Ne birazı, dahası tamamen.

Eee Napçees şimdik…

Unutulmasın, önümüzdeki günlerde Kıbrıs görüşülecek. Konu Akdenizdeki Doğal Gaz. Tıpkı Katar’da olduğu gibi, konu terör merör değil, Kıbrıs’ın statüsü hiç değil.

KONU DOĞAL GAZ.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sadi güçlüer 2017-08-10 15:13:09

Öncelikle bütün bu rezüme edilmiş harika analiz ve yazın için kutluyor teşekkür ediyorum sevgili İbrahim!
Benim yorumuma gelince, bu yazından çıkarsama olarak;
Onlar lokomotif biz "katar" bir de benzer sözcük katır var. Önümüze iki seçenek sunuyor anglo-yahudi lobisi; Kırk katır ya da kırk satır. Yandaş medya şöyle tercüme ediyor; Bizi kıskanıyorlar veya bizden korkuyorlar olarak... Bir de şu gaz meselesi var; Şöyle diyor ayni doymak bilmez terörist ve meşum küresel sermaye lobisi:
Doğal gaz bize osuruk gazı size!
Bize soğuk savaş dönemi ve sonrası hep osuruk gazı kalmıştı alışmıştık da ama şimdi 3 milyon kedi gibi yavrulayan üreyen misafirlerle birlikte ortadoğuya hapsedilince bu osuruk gazı yaşanmaz ve koklanmaz bir çevresel zehirlenmeye doğru gidiyor.