12 Şubat 2017 Pazar 11:59
Devlet Bahçeli'den KHK ile ihraç edilen akademisyenlere: Sorumsuz ve ahmaklar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekilleri Toplantısı Değerlendirme Oturumu sonrasında gündemdeki konulara ilişkin basın toplantısı yaptı.

"2007'de cumhurbaşkanı seçiminin önüne 367 engelini koyan sorumsuz ve ahmaklar sistem değişikliğinin önünü açmıştır" görüşünü savunan Bahçeli, "687 sayılı KHK ile işten çıkarılan akademisyenler de dahil olmak üzere alayı birden 2007'de meclisin cumhurbaşkanı seçmesine mani olmuşladır" ifadesini kullanadı.

Bahçeli'nin konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Türkiye'nin hassas ve sıcak siyasi ortamında MHP'nin duruş, tutum, karar ve iradesini bir kez daha teyit etme fırsatı bulduk. Çalışmalarımızın anlamlı, ufuk açıcı olduğunu düşünüyoruz.

Derdi millet olanın devası hizmettir. Sevdası vatan olanın sevdası devlettir. Ne istiyorsak Türkiye lehinedir. Nereye varmayı arzuluyorsak Türk milletinin varlığını güvenceye almak, geleceğe taşımak içindir. Türkiye'nin sorunlarından kurtulması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz.

Muhalefet edemek, eksik aramak, kısır tartışmalara gömülmek olmadığını biliyoruz, gereğini yapıyoruz. Biz oyalanamayız, yerimizde sayamayız, korku tacirlerine aldırış edemeyiz, mevcutla avunamayız. Milletimizin huzuru için ön almalıyız. Bugüne kadar bunu yaptık, milliyetçilik milletin sürekliliğini, köklerinden koparılmadan yaşatılmasını ve yükseltilmesini hedeflemektedir.

Bugün çevremize bir bakınız. Karmaşa ve kaynayan kazan göreceksiniz. Devletler kıyasıya hakimiyet ve nüfuz mücadelesi içindedir. Ortadoğu yırtıcı ve vahşi emellerin tuzağıdır. Bu olumsuz tablonun ülkemize yankısı vahimdir. Türkiye 24 Ağustos'tan bu yana Fırat Kalkanı ile eşsiz ve emsalsiz mücadele halindedir. Canileri üredikleri yerlerde imha etmek için Türk devleti atak içindedir. Ne var ki El Bab'dan acı haberler yürekleri kavurmaktadır. Sınır ötesinde görev yapan kahramanlarımız, iblis artıklarının saldırısı altındadır.

RUSYA'YA SERT MESAJLAR

Türkiye ile Rusya arasında imzalanan mutabakat çerçevesinde TSK'nın harekata ait bilgileri Rusya ile düzenli ve karşılıklı paylaşılmaktadır. Yanlış koordinat verilmesi Türkiye adına gerçekçi değildir. Rus uçağının düşürülmesi sonrası ilişkiler kangrene dönmüştü. Şimdi Rusya askerlerimizi şehit ediyor sonra da "pardon"la geçiştiriyor. Bu yanlıştır, ayıptır, uluslararası hukuku hiçe saymaktır. Rusya'nın maksadır nedir, ne yapmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin alttan alması nasıl beklenecektir? PKK/PYD'yi terör örgütü görmeyen Rus yönetimi art niyeti, gizli gündemi doğrultusunda ülkemizin karşısında husumet odağı olmaya taliptir. Birkaç özürle telafi edilemez, şehitlerimizin hesabı sorulmalıdır. İkaz ediyor, herkesi uyarıyorum; bu coğrafyada var olmanın sırrı, çıkan sorunların üzerine cesaretle gitmektir. Hiç kimseden eksik kalan yanımız yoktur, utanacak, kaçacak karakter yoktur. Şu husus iyi anlaşılsın ki, aba altında gösterilen sopalar, gösterenin başına inecektir.

Fırat Kalkanı harekatı artık bir sonuca ulaştırılmalıdır. El Bab'dan IŞİD sökülüp atılırsa Azez-Cerablus hattının terörden arındırılacağı ortadadır. IŞİD kapana kısılmıştır, duamız kahraman evlatlarımızladır. Tüm şehitlerimize Allah'tan bir kez daha rahmet niyaz ediyorum.

TÜRKİYE'YE ULUSLARARASI ZİYARETLER

Türkiye çok çetin, çok çetrefilli günlerden geçmektedir. İç ve dış sorun alanlarımız karmaşıklaşmaktadır. Birleşik Krallık ve Almanya ziyaretlerinin ardından CIA başkanı da Türkiye'ye gelmiştir. Yapılan temaslardan çıkardığımız kadarıyla Ortadoğu'daki son olaylar masadadır. Bölgesel denge arayışlarının ağırlık merkezi Türkiye'dir. ABD'nin yeni başkanı Trump tarafından PKK/PYD'ye silah, mühimmat verilmesi, dar alandaki paslaşmalar soğukkanlılıkla yorumlanmaldır. Trump'ın 7 ülkeyi alan kararnamesi, Almanya başbakanı'nın bozuk sözleri bölgeyi etkileyecektir.

Ekonomideki durgunluk ciddi boyutlarda, dövizdeki fren tutmayan artışlar vatandaşları hedef almaktadır. Varlık Fonu'na bazı kurum ve kuruluşların devri de önemli hal almıştır. Rumlara teslimi için küresel iklim oluşturulmaktır, Kıbrıs üzerinde kimse hesap yapmamalıdır. Türk milletinin şerefiyle oynamak ateşle oynamaktır. Kıbrıs'ın sancısı artarken, Ege Denizi ısınmaktadır. İki devlet Kardak üzerine karşı karşıya gelmiştir.

Türk milleti ile hesabı kapanmayanlar pusudadır. İşgal heveslisi vandallar, çözülme fanatikleri arayıştadır. Türk milleti ona buna pabuç bırakacak, aciz, yetersiz ve sıvışacak bir gevşeklikte olmamıştır, olmayacaktır. Her türlü acıya göğüs germiş MHP var oldukça düşmanlar çatlayacak, tasmalı hainler deliye dönüp nifak yağmurunda kül olacaktır. Yok öyle yağma, sabrımızı daha fazla zorlamayın.

"YEMİN ETTİK, DÖNMEYECEĞİZ, DURMAYACAĞIZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Ülkemiz için yeminimiz vardır ve bu yemin bir kere edilmiştir. Bizim için yeminler uğruna gerekirse kendimizi feda etmek içindir. Yemin Türkiye'nin hak ve çıkarlardır. Yemin Türk milletinin birliği ve sağlam iradesidir. Bağımsız yaşama ülküsüdür. Yemin 19 Mayıs 1919'daki ilk adım, 23 Nisan 1923'teki ilk açılış, 29 Ekim 1923'tür. Kardeşliğimizi korumaktır, yemin manevi borçtur. Yemin ettik, dönmeyeceğiz, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz, Türk bayrağını dilediği, istediği yere ama öyle ama böyle dikeceğiz. Bir devleti devlet yapan egemenlik haklarıyla, vatan, millettir.

Töresiz Türk devleti olmaz. Töreyse devletin düzeni, kuruluş ruhudur. Bugüne kadar kavgaysa ettik, bedelse ödedik, yine yaparız. Ama mutlaka töremizi diri tutarız. Muhalefet partisi olarak milletimizin bizden taleplerini yerine getirdik. Parti olarak Cumhurbaşkanı'nın onayından sonra 16 Nisan'da yapılacak referanduma bu şekilde yaklaşıyoruz. Milli mutabakatın şart olduğunu görüyoruz. Bizim ulaşacağımız alan milli ve manevi değerlerle sınırlıdır. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'ye soluk aldırmanın, kaçınılmaz olduğunu mütalaa ettik. Yenikapı ruhuna uygun hareket ettik. Türkiye'nin toparlanması, milli bekanın muhafazası için Türk milliyetçiliğinin devreye girmesi lazımdır. 367 takozu koyan sorumsuz ve ahmaklar sistem değişikliğinin önünü açmıştır.

SORUNUZ VE AHMAKLAR SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNİN ÖNÜNÜ AÇMIŞTIR 

"Türkiye'nin toparlanması, milli bekanın devamı için milliyetçiliğin devreye girmesi lazım. 2007'de cumhurbaşkanı seçiminin önüne 367 engelini koyan sorumsuz ve ahmaklar sistem değişikliğinin önünü açmıştır. Cumhuriyet mitinglerini kaldıraç olarak kullanan CHP'liler, demokrasi dışı gruplar, kanayan yara haline gelmiş sancının bir numaralı faili olmuşlardır.

"687 sayılı KHK ile işten çıkarılan akademisyenler de dahil olmak üzere alayı birden 2007'de meclisin cumhurbaşkanı seçmesine mani olmuşladır. Şimdi bunlar demokrasi bezirganı olarak üniversitelerin kapısına tezgah kurmuşlardır. Bu gafiller Fırat Çakıroğlu'nun şahadetine sebep olanlara niye sesi çıkmadı? Milliyetçiler hakarete uğrarken bunların sesi çıkmaz. Bunlar ki kendi zihniyetlerini sevenlerini zehir olsa yutarlar. Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Milliyetçi öğretim üyelerine yönelik ağır tahriklere karşı gelmeniz sizi ülkücü yapmaz, insan olduğunuz anlaşılır. Üniversiteler eğitim yuvası olmak yerine bir eylem üssü görenlerin sızlanmasına, insan hakları hatırlatmasına gerek yoktur. Elbette memuriyet ve mesleklerinden atılanların içinde masumlar da vardır fakat üniversiteleri tamamen tekellerine alan, kendi dışındaki hiçbir inanç ve fikre hayat hakkı tanımayan PKK, PYD bağlantıları somutlaşanlara hukuk sonuna kadar işletilmelidir.

"Evet diyenlerin ihanet ettiğini iddia edenler, Cumhuriyetin kuruluşundaki bağların, köklerin koparılma tehlikesini taşıdıklarını görmeyecek kadar cehalete saplanmışlardır. CHP'sinden HDP'sine, ÖDP'sinden Perinçekgillere kadar Türkiye'nin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır. Partimizin lehine hiçbir çalışma göstermeyenlerin, hayır koalisyonuna katılıp çıldırmışçasına gezmektedir. Şahsımla ilgili "Bir haftada ne değişti", "Saray, Çankaya, Bahçeli arasında kırmızı hat" gibi imalar ayaklar altına alınmaya layıktır.

"Hayır diyen bütün kardeşlerimiz saygıyı hak etmektedir"

"Güçlü ve istikrarlı demokrasiler milli ve demokratik vatandaşlık kültürünü geliştirebilen ülkelerde yükselebilmektedir. 18 maddelik anayasa değişikliği demokrasimizi güçlendirecektir. Türkiye önüne tuzak kuranlar havalarını alacaklar. Bizim nezdimizde evet diyen, hayır diyen bütün kardeşlerimiz saygıyı hak etmektedir. Kutuplaşmayı doğru bulmuyoruz. Ama biz parti olarak evet diyeceğimizi söylüyor, bunu savunuyoruz. 16 Nisan'da evet diyoruz. Evet diyecek, mahkemelerin tarafsızlığını sağlayacağız, 18 yaşındaki gençlerin önünü açacağız, büyüyen Türkiye'nin 600 vekilini destekleyeceğiz, TBMM ile Cumhurbaşkanı seçim dönemini 5 yılda bir yapacağız, Gazi Meclisimizin yasama yetkisini güvenceye alacağız, Meclisimizin denetim fonksiyonlarını güçlendireceğiz, devlet yönetimindeki açmazı bitireceğiz, güçler ayrılığı arasında net çizgiler çekeceğiz, Cumhurbaşkanı'na cezai sorumluluk getireceğiz, kafa karışıklığını sonlandıracağız. Her evet bizim için yemindir. Her evet birliğimize katkı ve yemindir.

"Bizim özümüz doğru, sözümüz doğru, gönlümüz temizdir. Bu ülke için yeminimiz vardır. Bu yeminin gereğini yapalım, 16 Nisan'da evet diyelim. MHP'nin bittiğini iddia eden siyasi fırıldaklara bakmadan, CHP ve yanına hizalanmış bölücü ekipmanlara aldırmadan ilerleyelim. Millet için evet, devlet için evet, Türklüğün bekası için evet, Türkiye'nin bekası için evet. 

Son Güncelleme: 12.02.2017 12:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.