11 eylül saldırıları bir milattır. Uzun yıllar hazırlığı yapılan bir makas değiştirme girişimi, ikiz kulelere yönelik saldırılarla fiiliyata geçirilmiştir.

Önce Afganistan ardından Irak işgal edilmiş ve diğer ülkelere "ya   terörizm destekçisisiniz ya da bizim yanımızdasınız" uyarısı yapılmıştır.

Ekonomisini küresel ekonomiye açmayan, yaşamsal öneme sahip kurumlarını özelleştirmeyen  daha açık bir ifade ile yatak odasını sömürü çarkına katmayan her ülke iflasa sürüklenecek, adına da "liberal ekonominin gereği" denilerek köşeye sıkıştırılacaktı.

Bugün Yunanistan, İspanya, Portekiz’in seyrettiği filmi biz yıllar önce Türkiye’de izlemiştik.1995 ve 2001 krizlerinden sonra başta Tüpraş, Telekom, Erdemir, Petkim olmak üzere en önemli kuruluşlarımızı, enerji dağıtım şebekelerini  ve şimdi de enerji santrallerini, hatta köprü ve yollarımızı da özelleştirerek yeni dünya düzenini  benimseyen uslu çocuk olduğumuzu küresel emperyalistlere ispat ettik.

Söz konusu güç Türkiye ‘ye üretimden vazgeçmesini  finans, inşaat ve hizmet sektörü dışında ithalat yaparak menkul kıymetler borsasını şişirerek "kalkınıyorum" hayaliyle yaşamasını öngörüyordu.

Taşeron sistemi ile emeğin değeri bir hiç seviyesine indirliyor, sermayesi olmayanın canını çıkarırcasına vahşi kapitalizmin kuralları acımasızca işletiliyordu.

Finans sektöründeki yatırımlarla(!)  insanların önce geçmişi yok edilmiş sonra da kredilerle, kredi kartlarıyla,10 yıl vadeli ev ve araba kredileriyle geleceği de ipotek altına alınmış, olası bir çatlak sesin önü şimdiden kapatılmıştı.

Süreç açık ve netti; dünya ekonomisine hakim 200 aile yol ve kaderini belirliyordu. Bu rol ün dışına çıkmak üzere çırpınan insanlar Aselsan mühendisleri gibi faili meçhul cinayetlere kurban gidiyordu bu uğurda yol almak isteyenlere göz dağı veriliyordu.

Hakkını yememek lazım. Küresel egemenler, sömürü çarkına çomak sokmamak kaydıyla istediğimiiz gibi inanıp inandığınızı da yaşayabilirsiniz lütfunda da bulunuyor bizim gibi ülkelere.

Çözüm mü?

Çok basit ama bir o kadar da zor. Zira mücadelenin ilk ve en önemli adımı ‘’bilinçli toplum oluşturmak’’

Ezilen ve sömürülen insanlar niçin ve nasıl sömürüldüklerini anladıkları gün ayağa kalkacaklar,onlar ayağa kalkınca zalimler zorunlu olarak diz çökecek barış ve mutluluk dünyasının kapıları aralanacaktır.

Önemli olan bu kapıyı aralamaktır…….



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.