05 Kasım 2015 Perşembe 14:10
Türkiye'den Aamir Khan'a 'Gizem'li yolculuk

GÜLŞEN İŞERİ-İNSAN HABER

Khan'ın filmlerinden etkilenen ve yeni filminin çekimlerine başladığını öğrenen Gizem'in hikayesi bir maille başlıyor ve sonrası Aamir Khan'ın misafiri olmasına kadar gidiyor...  Gizem Aamir Khan'a da anlamlı hediyelerle gidiyor. Yaşar Kemal'in İnce Memet kitabı ve yine Diren Kazova'nın İnce Mehmet t-shirtü...

Biz de Gizem'le bir araya geldik... Bu unutulmaz serüveni kendisinden dinleyelim dedik...

Bir sinema öğrencisi olarak aylar evvel Aamir Khan ile ilgili bir istekte bulundunuz... Ve kendinizi Khan'ın setinde buldunuz.  Bize biraz bu süreçten söz edebilir misiniz? Google'da Aamir Khan hakkında çıkan haberleri taratıyordum. Yeni filminin bazı sahnelerini Türkiye'de çekecek diye bir haber okudum. Okur okumaz da şirketine ait mail adresine sette bulunmak istediğime dair mail attım. Ancak ekranı kapatıp Google'da ikinci sayfaya tıklayınca bu haberin asılsız olduğunu öğrendim. Birkaç dakika ekrana bakıp sonra maili tekrar açtım ve bu sefer de Ludhiana'daki setinde bulunmak istediğime dair mail attım. Her şey altı yedi dakika içinde oldu. Sonra bu yaptığıma gülüp zaten cevap yazmayacaklarının rahatlığını duydum çünkü cevap yazarlarsa Türkiye'den kalkıp Hindistan'a nasıl gidecektim. Sonrasında tüm bunları unuttum.

 -Sonra?

Birkaç zaman sonra hayâl kurmaya başladım. Setinde bulunmak, ortamı gözlemlemek ve kendisiyle tanışmak. Ve mailimi ciddi bir üslupla toparlayıp Mumbai Başkonsolosluğuna Erdal Sabri Ergen'e gönderdim. Bir süre sonra da onlar cevap olarak,  kendilerine her gün yüzlerce böyle mail geldiğini, Türkiye'de gerçekten çok fazla Aamir Khan hayranı olduğunu söylediler. Ancak benim sinema öğrencisi olduğum için bir kademe daha ilgili olabileceklerini fakat çok bir beklentiye girmemem gerektiğini de eklediler. Ben de zaten aklımın bir kenarında gidememe ihtimalimi diri tutarak fazla kendimi kaptırmıyordum. Ancak bu noktada Erdal Sabri Ergen'in olumlu dönüşleri ve çabası oldu. Bir buçuk ay sonra Aamir Khan'ın menajerinden cevap geldi ve benim Hindistan'a yalnızca kendisi için mi geleceğimi sordular. Eğer öyle ise düzgün bir takvim ayarlamak istediğini ilettiler. Bu noktadan sonrası hızlıca gelişti ve Ağustos ayının sonunda Ekim ayı için bir takvim belirlediler.

-Aamir Khan'a hayranlık mı yoksa filmlerindeki mesajlar mı sizi çeken? Ya da kendinizi arayaşınız mı?

 Kendi hâlimde kaldığım; topyekûn hayatı, benliği, toplumu sorguladığım bir dönemden geçiyordum. Birgün okuldan çıkmış sekiz ay boyunca her gün aileme okula gidiyorum demiş ancak gitmeyerek sınıfta kalmıştım. Birincilikle girdiğim okulda üçüncü yılımdı ve ben aslında sinema yapmaktan ziyade ben kimim, bir dünyada yaşıyorum, yaşayacağım bitecek düşünceleriyle kıvranıyordum.

O dönem Aamir Khan'ın filmlerini izlerken güç bulduğumu hissediyordum. Onu hiçbir zaman ülkesinden ayrı düşünmedim. Maddi koşulların bilinci belirleme hâlinden ayrı tutmadım ve böyle düşündükçe kafamda "bir aktör ülkesinin kaderini değiştirebilir mi" sorusuna cevap oluyor ve sanatın gerekliliğini hissettiriyordu. Bu düşünceler toplamı beni okula geri döndürdü. Döndüğüm yıl sene başından hangi filmi çekeceğime karar vermiştim. Güçlüydüm ve kimi yakalasam "Hiç Aamir Khan filmi izledin mi?" diye soruyor "Hayır" cevabına binaen "İzle!" diyordum bir süre sonra diyaloglar "N'aber Gizem, Aamir Khan nasıl" şeklinde ilerledi...

Türkiye'de bu kadar hayranı olduğunun farkında değildim çünkü ben genellikle filmlerini izliyor ve filmleri hakkında yapılan değerlendirmeleri okuyordum. Zaten böylesi bir hayran kitlesi olduğunun farkında olsam sanırım gözüm korkardı ve hiç mail atamazdım.

-Dünyaca ünlü pek çok aktör var aslında, siz inatla Aamir Khan'ı sabırla beklediniz... Hindistan'ın ne kadar yoksul olduğunu biliyoruz. Oraya gittiğiniz de Khan'a karşı gözlemleriniz, ülkeye bakışınız nasıldı?

 Guetemalalı şair Otto Rene Castillo Tarafsız Aydınlara şiirinde der ki,  "Ne yaptınız acı çekerken yoksullar içlerindeki sevgi ve yaşam sönüp giderken?" Bana kalırsa hayatta en önemli şeylerden biri başınızı yastığa huzurla koyup koyamadığınızdır. Bence o başını yastığa rahat koyabilmek için sinema yapıyor. Çünkü Aamir Khan'ın ülkesinde yüzünüze çarpan yoksullukla birlikte sokakta yatan insanlara basmamak için akşamları temkinli yürümek zorundasınız. Zengin olup birine, beşine, binine, on binine ev-yemek-kıyafet vermek mümkün ancak bütün bir ülkeye bunu sağlayamazsınız. Var olan sistemi tek başınıza yıkamazsınız.

-Amair Khan nasıl yıkıyor, yıkıyor mu yada? En başında söyledğiniz gibi, bir aktör ülkesinin kaderini değiştirebiliyor mu?

Aamir Khan onların filmlerini yaparak, onları dünyaya anlatarak bir misyonu yerine getiriyor. Ve bu noktada bize sinemanın gücünü gösteriyor. Bu noktada bize bir aktör ülkesinin kaderini değiştirebilir mi sorusunun cevabını veriyor. Çünkü Aamir Khan'ın ülkesinde, yatacak bir yeri bile olmayanlar Aamir Khan deyince gözleri parlayarak "kurtarıcı" diyor.

-Peki filmleri nasıl etkiledi sizi? Nerelere götürüyor?

 O'nun filmlerini izlediğinizde bazen İngiliz sömürgesi karşısında idam sehpasında dahi "Birgün Hindistan özgür olacak" diyen Mangal Pandey'i, bazen adalet yoksa hayat ne diyerek ölümü göze alan üç arkadaşı, bazen herkesin umudu kestiği çocukları ufak bir dokunuşla hayata döndüren her çocuğun özel olduğunu anımsatan bir resim öğretmenini görürsünüz. Yahut başkaca birçok karakter sıralanabilir ancak onların tümünün ortak özelliği, bize söylediği bir şey vardır ve biz Aamir Khan'ın söylemek istediğini dinlediğimizde sanatın bir toplumun kurtarıcısı olabilme ihtimalini kavrarırız. Beni coşkulandıran, güç veren ve "senden öğreneceğim birşey var" cümlesini takip etmemi sağlayan bu yanıdır. Bu sebeple dünyada birçok aktör vardır ama bir de Aamir Khan vardır.

-Yakında zamanda da yeni filmi Dangal'ın setinden döndünüz... Nasıl bir duyguydu sizin için? Bu deneyiminizi bizimle paylaşır mısınız?

Kendisini röportajlarından, söylemlerinden kavradığım kadarıyla sıcak samimi bir ortam olacağını düşünüyordum. Görüşmemize ve sonrasına dair hiçbir hayâl kurmamıştım. Ülkeye vardığımın ertesi günü bizzat menajeri trenden alarak sete götürdü. Yol boyunca menajerine benden evvel kendisiyle tanışan Türkiyeli'nin olup olmadığını sordum. Menajeri yarın on kişi gelecek dedi. Öyle mi deyip şaşırdım evet evet sizin okuldan senin bölümünden dedi. Bu imkansız dedim güldüm. Gelecekler dedi. Ben de imkansız diyerek ısrar ettim zaten yirmi kişi olduğumuzu on kişi gelse benim neden haberimin olmayacağını söyledim. Sonra aynı ciddiyetle seni kandırdım dedi. Benim açımdan kandırılma süreci başlamıştı çünkü Aamir Khan'ı tanıyanlar bilir şakaları ve kandırmaları meşhurdur. Sete ulaştığımızda bize ısrarla "yemek yiyeceksiniz" baskısı başladı menajer bir süre sonra "sonra bana acıktım demek yok" demeye başladı. Bu noktada eklemem lazım mükemmeliyetçi adamın mükemmel menajeridir o benim gözümde. Neyse, karavana geldik benim yol boyunca bir arkadaşım vardı yanımda. O da Aamir Khan'ı çok seven aynı zamanda turist rehberliği yapan bir arkadaşım. Üçümüz karavanda otururken menajer iç odada hazırlanıyor dedi ben de kandırıyorsun inanmıyorum dedim ancak ısrar etti ben inanmadım ve sohbetimizi sürdürdük. Daha sonra menajer çıktığında birkaç adım sesi duyduk kapıyı açtı ve omuzlarını ensesine doğru kaldırmış bir şekilde pat pat yürüyüp gözlerini kocaman açarak karşımıza çıktı. Yine bir şakanın kurbanı olmuştuk.

-Yan yana olduğunuzda neler hissettiniz?

Uzun uzun sohbetlerde bulundu. Bu sohbetlerde kendimi inanılmaz rahat hissediyordum sanki karşımda uzun yıllardır tanıdığım bir insan vardı. Bütün gün tüm set aralarını yanımızda geçirdi. Sabit mekanın dışında bir yerde çekim vardı oraya gidip çekimin sonrası oradan dönerken yürüyorduk ve yine sanki yıllardır tanıdığım biriyle yolda yürüyormuş gibi hissediyordum. Set bitiminde bizim eşyalarımızı kendi aracına aldırdı ve otele birlikte gideceğimizi söyledi. Çekim yaptıkları yer bir köydü ve köylü onun setten çıkışını bekliyordu. Onları görünce şoföründen müsade isteyip aracı durdurdu hepsiyle tek tek fotoğraf çekildi sonra iç çekerek geldi araca ve bizimle sohbet etmeye başladı.

-Dangal filmi ile ilgili sizinle paylaşımda bulundu mu?

Benim için en etkileyici anlardan biri bu yeni filmi Dangal'ın hikâyesini anlattığı andı. Çünkü kendi hakkında düşündüklerimde hiç yanılmadığımı kavradım. Dangal Ludhiana'da bir köyde yaşayan Mahavir Phogat adlı eski bir güreşçinin hikâyesi. Phogat tüm baskılara rağmen kızları Geeta ve Babita Phogat'ı güreşçi yetiştiriyor. Bu baskılar köyden dışlanma boyutuna ulaşıyor ancak Phogat yılmıyor ve kızlarının birgün Hindistan'ı temsil edeceğine inanıyor ve kızları Olimpiyatlarda Hindistan'ı temsil ederek ödülle dönüyor. Aamir Khan uzun uzun bunları anlattı Mahavir Phogat'ın gördüğü baskıya rağmen yılmamasını anlatırken gözleri doldu ve çaktırmamaya çalışarak gözlerini sildi ve sözlerini bitirdiğinde derin bir nefes aldı. O esnada yukarıda anlattıklarımın tümü zihnimden geçti. İşte halkın sanatını yapmak Hindistan'ın Punjab eyaletinde Ludhiana köyünde kadının mal olduğu bir toplumda iki kızını güreşçi yetiştiren babanın hikayesini bulup çıkarmaktı ve işte halka karşı sorumluluğunu yerine getirmek böyle bir şeydi. Bir sonraki gün set tatildi ve kendisi bir görüşme koymuştu ancak bizim için bir program düşünmeye başladı ve menajerinden vizyondaki filmleri sordu sonra bir film belirleyip menajeri ile sinemaya gitmek isteyip istemeyeceğimizi sordu biz de olur dedik.

-Peki Türkiye ile ilgili neler biliyordu? Filmi P.K epey bir konuşuldu, Türkiye'de vizyona girecekti giremedi vs...  

Türkiye'deki sevenlerinden bir şeyler götürmek istemiştim ve uzun süre düşündükten sonra içinde mesajların olduğu bir dergi oluşturma fikri geldi ve Türkiye'nin birçok yerinden Samsun'dan, Bismil'den, Afyon'dan birçok yerden mesajlar geldi o mesajları İngilizceye çevirdik ve bir dergi gibi hazırladık. Araçta onu kendisine verdiğimde çok şaşırdı ve henüz araçtayken okumaya başladı. Ve menajerine dönüp otele gidince teşekkür videosu kaydedelim dedi. Ayrıca yine sevenlerinin çizimleri vardı onları görünce de çok duygulandı. Kendisinin bu kadar sevildiğini bilmiyordu. Ayrıca son filmi P.K'yın Türkiye'de vizyona girmediğini de bilmiyordu ve kendisini anlatan kitabın Türkçe'ye çevrildiğini de bilmiyordu. Tüm bunları öğrendikçe çok şaşırdı.

-Sanıyorum Yaşar Kemal kitabı ve Diren Kazova t-shirtü... Bunları hediye ederken nasıl karşılandınız?

Aamir Khan çok film izleyen bir insan değil. Hatta nadiren film izlediğini defalarca itiraf etmiştir. Bu noktada film götürsem de izlememe ihtimali aklımdaydı. Ancak Aamir Khan boş bulduğu her an kitap okuyan bir insan ve onun Yaşar Kemal'le İnce Memed'le tanışmasını çok istiyordum. Ve elindeki kitap biter bitmez başlayacağına da emindim. Kitaba karşı ilgiliydi bulduğu boşluklarda gözlüğünü takıp inceledi. T-shirt Diren Kazova'nın ürettiği tasarımını Tarık Tolunay'ın yaptığı İnce Memed t-shirtüydü ona karşı da ilgiliydi. İnce Memed karakteriyle böylece tanışmış oldu. Eminim önümüzdeki günlerde üzerinde t-shirtü yahut elinde kitabı göreceğiz.

-Aamir Khan Türkiye'yle ilgili siyasi durumu nasıl değerlendiriyor?

Açıkçası siyasi duruma ilişkin bir sohbetimiz olmadı çünkü kendisi iş yoğunluğundan hangi ayda olduğumuzdan dahi emin değildi... Fakat burada Suriyelilerin olduğunu biliyor onları sordu. IŞİD'i sordu.

-Neler konuştunuz? Mesela hayal kırıklığı yaşadınız mı? 

Neye nasıl teşekkür edeceğimi bilemediğim günler yaşattılar. Bu noktada, bu kadarını tahayyül edemezdim. Örneğin ikinci gün görüşmeleri vardı ve otele dönemeyecekti o gün planladığımız gibi biz menajeriyle sinemaya gidecektik ancak şehirde bir eylem oldu ve sinemalar kapalıydı. Menajeri bunu haber verdi ve o da tarihi yerlere götürmesini söyledi. Sonrasında da ara ara arayıp nasıl olduğumuzu sordu. Ve o akşam normalde görüşmeleri vardı otele dönmeyecekti ama akşam yemeğinde menajeri bize on dakika içinde hazırlanmamızı söyledi yine bir aksiyonun içindeydik. Bizi ağırladığı odasına geçtik ve yanımıza geldi her şey için tekrardan teşekkür ettiğini söyledi bu esnada teşekkürler birbirine karışıyordu tabi. Bize hediyeleri olduğunu söyledi ilk önce Dhoom 3 filmindeki karakterinin biblosunu getirtti arkasını ismimize imzalamıştı. Daha sonra diğerleri dedi ikişer tane şal getirmişti sonra diğeri nerde dediğinde biz artık iyice çekinmiştik küpeler getirtti ve bunların kendi kültürlerine ait olduğunu söyledi. Konuşmalarımızda Türkiye'de kendisine karşı olan sevgiden fazla haberdar olmadığını gözlemledik. Kendi filmlerinin izlendiğini biliyordu ancak hepsi o kadar.

O günlerde hayranlarına ilettiği videoyu facebooka yüklemiştik ve bir anda izlenme sayısı elli binlere ulaşmıştı bunu söyledikçe şaşırıyordu ve menajeri de bir süre sonra devamlı şimdi kaç oldu diye sormaya başladı çünkü onlar bu kadarını tahmin etmiyorlardı. Dangal'ın Türkiye'de vizyona girmesi için girişimleri olacağının sözünü verdi biz de burada elimizden geleni yapacağımıza dair söz verdik. Ayrıca Türkiye'de bir gala yapalım hayalleri kurduk ve ciddi ciddi düşünmeye başladı. Bu noktada film dağıtım şirketlerinin girişimleri olabilir. Biz kendi adımıza kendileriyle bağlantıda kalıp tüm bu düşüncelerimizi somuta dökebileceğimize inanıyoruz. Günlerimiz böyle geçti.

-Peki sette bulunduğunuzda set ekibi nasıldı? 

Onlar daha ilk sete ulaştığımız andan itibaren bizi çok sıcak karşıladılar. Zaten bütün ekip aynı otelde kalıyor hepsi birlikte akşam yemeğine iniyor. 14 yaşındaki oyuncu ile yönetmen aynı sohbetin içerisinde olabiliyor. Biz otele geldiğimiz andan itibaren de odak noktaları bizdik. Kendimizi huzursuz hissetmeyelim diye ellerinden geleni yaptılar. Güleryüzleri sevecen halleri sımsıcaktı. Filmin yönetmeni bize Türkiye hakkında okulum hakkında sorular soruyordu çektiğim filmlerin youtube linkini istiyordu arada Aamir Khan'a dönüp hadi Türkiye'ye gidelim diyordu. Genç oyuncular Zaira Wasim, Suhani Bhatnagar ve Ritvik Sahore arkadaşımız oldu. Onlardan ayrılırken gözlerimiz dolu doluydu tekrar geleceğim dediğimde gelmek zorundasın diyorlardı. Setin olmadığı günlerde yüzdük, dolaştık, Zaira'ya Aamir Khan'ın Türkiyeli hayranlarından gelen mesajlara tebessüm ettik. Özünde hepsini çok uzun zamandır tanıyorum gibi geliyor. Şimdi neredeyse her gün üçüyle mesajlaşıyoruz. Ve yeniden gideceğim ayı iple çekiyorum.

-Sinema öğrencisi olarak oradaydınız ve Türkiyeli biri olarak da... Aamir Khan'a Türkiye sinemasını sordunuz mu? Sinemaya bakışı... vs?

Türkiye sinemasından herhangi bir film izleyip izlemediğini sorduk izlememişti. Zaten dediğim gibi Aamir Khan film izlemez pek. Arkadaşım ona Babam ve Oğlum'u hediye etti izleyeceğini söyledi. Ayrıca ben kısa filmlerimi götürmüştüm en son vedalaşırken filmlerini izleyeceğim dedi. Türkiye Sineması'ndan izlediği ilk filmlerin benim kısa filmlerim olacak olmasının korkusu derinden hissetmedim değil....  

Son Güncelleme: 21.12.2016 15:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tuba bozkurt 2018-07-07 23:15:56

her filminde harika mesajlar veren adam