11 Haziran 2014 Çarşamba 15:18
Kış Uykusu’nu insanhaber.com için değerlendirdiler

Yapımcılığını ZeynoFilm’in üstlendiği, başrollerini Haluk Bilginer, Melisa Sözen ve Demet Akbağ’ın paylaştığı “Kış Uykusu” 39 şehirde, toplam 123 sinemada, yaklaşık 150 salonda gösterime giriyor. 13 Haziran Cuma günü sinemada izleyiciyle buluşacak olan Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu' nu bu sabah sinema yazarları izledi. 

Yazarların büyük beğenisini alan Kış Uykusu Nuri Bilge Ceylan'ın diğer filmlerine göre bir tık daha önde görünüyor. Nedeni ise bu Türkiye ilk kez bir entelektüel eleştirisi yapması, yoksulu ise yüceltmesi... Bir yanıyla Ceylan filmdeki göndermelerle izleyciye küçük bir tokat atıyor.

Filmin hemen ardından bir araya geldiğimiz Alper Turgut ve Serdar Akbıyık insanhaber.com için Kış Uykusu'nu değerlendirdi. 

Alper Turgut: 

Türkiye entelektüellerinin bir özeleştirisi

'Bir Zamanlar Anadolu' filmi üzerinde bir proje olduğunu gördükten sonra ustalık dönemine giren Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu’nun Altın Palmiye alması beklentiyi yükseltmişti. 
Gördük ki ülke sineması üzerinde bir film. Genelde projeksiyonu kendine çevirmeyen ülke entelektüellerinin bir özeleştirisi gibi olması filmi değerli kılıyor.  Çünkü daha önce burjuvaziyle karışık entelektüel güruh diğer toplum katmanlarını aşağılamakla meşguldü; bu filmde aslında ötekileştirdikleri, köylü buldukları, değersiz gördükleri kesime bir özür mahiyetinde olmasa da özeleştiri anlamında görmek gerekir diye düşünüyorum. 
Bunun ötesinde filmde ‘kötülük' üzerine göndermeler olsa da kötülüğü değil, film sıkılmayı, yalnızlığı, gidilecek bir yer olmadığını anlatıyor…
Bu bir öykü değil, karakter tahlili ve yaşam kesiti…. Bir Zamanlar Anadolu’dan başlamamın nedeni de hikâyesi olmasıydı.  Kış Uykusu’nda ise çeşitli göndermelerle, tiyatroyu sinemasal bir anlatıya büründürmesiyle, üzerine düşünülecek pek çok laf etmesiyle ülkemizde çekilmiş pek çok filmden farkını ortaya koydu. 

Serdar Akbıyık: 

Avrupalılar açısından bilindik ama Türkiye açısından bir ilk

Nuri Bilge Ceylan sineması dışında öyküye değil, yönetmene, kendi tahliline dayanan bir sinemadır.  Durum böyle olunca Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerinden onu kat ettiği yolu izleyebiliyoruz. Bu bağlamda Bir zamanlar Anadolu başlangıcı, gelişmişliği, finali ve içinde taşıdığı öykülerle bir tık ileride olan sinemaydı. 
Buna rağmen Kış Uykusu Nuri Bilge Ceylan’ın geldiği noktayı göstermesi açısından çok önemli bir film. 
Türk burjuvazisinin entelektüelleşme macerasına ve geldiği noktada düştüğü boşluğu ve bütün değerlerden bağımsızlaşmasını, bu yüzden de bir değer erozyonuna uğramasını çok iyi anlatıyor. 
Aynı zamanda filmde aydın karakteri sayesinde Nuri Bilge Ceylan’nın geldiği noktada kendisini nasıl nitelediğini de görüyoruz. Bunun üzerinden giderek Türk sinemasında fazla seslendirilmeyen Türk burjuvazisini, Türk entelektüelini bu filmle ifade edildiğini de görüyoruz. Sinemamız adına belki de hiç seslendirmemiş bir sınıfın ben de varım demesi olarak kabul edilebilir. 

Cannes da aldığı ödüle gelince entelektüel sınıfın toplumla olan kopuşu Avrupalılar içinde bilinmedik bir durum değil. Bu yönüyle bizim için ilk veya naçizane olarak anlatacağımız şey Avrupalılar için bilindik, ödülü almasında bunun da etkisinin olacağını düşünüyorum. 

insanhaber.com/Gülşen İşeri

Son Güncelleme: 04.12.2017 12:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.