26 Şubat 2015 Perşembe 16:20
Ekol Tiyatrosu: Tiyatro Kılçık, Üslup Oyuncusu: Cenk Tunalı

Tiyatro Kılçık, 2015 itibariyle 15. Yaşını dolduran bir tiyatro. 1000’den fazla oyun sahnelemiş. 20’den fazla tiyatro oyunuyla profesyonel  alanda kendini göstermiş. Aynı oyunu 200’den fazla kere sahneye koyabilmiş. Kurumsal bir tiyatro olarak, ilk, orta ve yüksek dereceli pek çok okulla ve  Coca Cola, Akbank, Mercedes-Benz Türk A.Ş., Philip Morris International Türkiye ve Chrysler Türkiye gibi ticari firmalarla eğitim çalışmaları gerçekleştirmiş. 

15 yıl önce kurduğu Tiyatro Kılçık, bugün Kılçık Mekan’la daha da zenginleşen, sahnede yenilik ekolünü, özgün noktalara taşıma hedefindeki, gülen ve güldüren genç sahne insanı Cenk Tunalı karşınızda. O hayata biz de ona ayna tuttuk…

Geleceğe Yönelik Bir Tiyatroyuz

Dün tıfıl bir konservatuar öğrencisiyken bugün kendi tiyatronuz var.  Dün öğrenciyken bugün icracısınız. Sahne sanatı yolculuğunuzun öyküsünü dinlemek isteriz? 
Bu durumda olmak çok güzel. Çünkü kendi kültürünü, üslubunu, tarzını ve ekolünü yaratıyorsun. Şimdiye kadar tüm öğrendiklerinin üzerine yepyeni bilgiler inşa etmeye çalışıyorsun. Hoca’larından edindiğin tüm bilgi birikimi ve tecrübeyi artık kendin için kullanıyorsun ve bunu harmanlayıp, kendi dilinde yepyeni bir tiyatro üslubu yaratmaya çalıyorsun. İşin bu kısmı çok keyifli çünkü bunun diğer bir karşılığı aslında yaratıcılık. Bu yaratıcılık kısmını ekipçe paylaştığın bir çok yol arkadaşın olabiliyor. 

Kadrosu yıllanan bir yapı yerine, daimi dinamizm içinde bir tiyatronuz, Doğru mu?
Doğrudur. Mesela bir yazı ekibimiz var. Bazen yazarları değişiyor ama üretim değişmiyor. Yeni, yepyeni projelerle yeni oyunlar hep yazılıyor. Keza Tiyatro Kılçık’ın bir oyuncu ekibi de var. Zaman zaman oyuncuları değişiyor ama yepyeni oyunlarımızla perdemizi açmayı hep sürdürüyoruz.

Burada bir de atölye var. Anlatır mısınız?

Ben Kılçık Atölye’de 8 yıldır aralıksız olarak eğitmenlik yapıyorum. Ama bu eğitmenlik içinde yetiştirdiğimiz bir çok öğrencimiz var. Bu öğrenciler zaman zaman sahneye de çıkıyor. Bütün bunların hepsini düşündüğümüz noktada Tiyatro Kılçık, hepimiz adına çok önemli bir okul. Ben de bu okulun içerisinde, eğitmenlik-yazarlık-yönetmenlik ve de oyunculuk yapmaktan dolayı çok mutluyum. Her oyuncunun da -ama az ama çok- oranda bu vasıflara sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Bu durum mesleki zenginliğin adeta altın anahtarı…

Bu halde siz çok mutlu bir tiyatrocusunuz, doğru mu?
Evet! Bu çok keyifli bir durum, çünkü bizler kendi işimize sahibiz. 16 yıldır kabul gören ve devam eden de bir işe sahibiz. Bugüne kadar Tiyatro Kılçık için ama yapıcı ama yıkıcı bir çok yorum yapıldı. Çok söz söylendi. Ben hep aynı karşılığı verdim Bu işin mimarları çok önemlidir. Bu tiyatroyu sahiplenen mimarlar, üretimine gerçekten destek olan yeni çalışma arkadaşlarımız olduğu sürece, sırtımız yere gelmez bizim. Belli bir düşüncenin ya da üslubun değil, geleceğe yönelik bir tiyatro Tiyatro Kılçık. 

Şu an içinde bulunduğumuz Kılçık Mekan’a gelirsek? Tiyatronuzun bu mekanla buluşmasının öyküsünü anlatır mısınız?

Özellikle hayal edilen, tasarlanan bir yer değildi Kılçık Mekan. Bugüne kadar bir çok dostumuzdan destek görerek farklı farklı mekanlarda, Cafe Theatre ya da bir barda sahne almak adı altında gerek prova gerekse de oyunlarımızı gerçekleştirdik ve sahne aldık. Fakat bu proje ortaklıkları bir süre sonra Tiyatro Kılçık’ın önüne bir engel teşkil etmeye başladı. Herkes işin bir parçası olmak istedi. Öyle bir zamana gelindi ki artık Tiyatro Kılçık’ın kendisinin bir adım atması gerekti. 

Ustalarla Uzuuun Zamanlar Geçirdik

Benim hayalim sadece bir tiyatro salonuydu. Sonra işletmeci bir dostum, sevgili Hakan Hopanoğlu’yla bir araya geldiğimizde, kendisinin de yeni bir mekan açma niyetinde ve hayalinde olduğunu öğrendim. Konuştuk ve uzlaştık. Kolları sıvayıp, bir anda bu işin içerisine girdik. Her oyuncunun hayalidir, “Benim de cafem-restoranım-barım olsun” denilir. Bu apayrı bir meslek ve çok zor. Bunların çoğunu yaşadık. Hakan Bey şu anda Kılçık Mekan’da cafe-bar ve restoran sorumluluğunu üstleniyor. Çünkü kendisi zaten profesyonel anlamda işletmeci. Yorulduk fakat ister istemez çok tecrübe kazandık. Ustalarla beraber çok uzuuun zamanlar geçirdik (Kahkahalar…). Bugüne kadar yaptığımız en güzel işe de imza atmış olduk. Bir eğitim yeriyle bir icra mekanının birleşmesi bize çok rahatlık sağladı.

‘Gelin Oynayın, Sahne Sizin’ Diyoruz

Bu 60 kişilik sahne, sizden başka kime fayda sağladı?
Biz bir çok başka tiyatroya destek de oluyoruz. Kira parası almıyoruz. Olaya ticari bakmıyoruz. Prova için hiç ücret almıyoruz. Tiyatro Kılçık’a değil ama–o da bilet satılırsa, sembolik bir komisyonu- Kılçık Mekan’a bırakıyoruz.

Tiyatroyla Dünyaya Bir Ayna Tutarsın

İnsan neden tiyatroya gitmeli, tiyatro neden lazım?
Çünkü canlı performans izlemenin kişi üzerindeki etkisi her zaman çok daha fazladır. Tiyatro sahnede canlı canlı gerçekleştirilen bir hayat hikayesidir. Bu hele de nitelikli bir işse size çok iyi ve kıymetli zaman geçirtir. Bir de size çok başka bir perspektifte, düşüncelerinizi ve duygularınızı tekrardan tartma olanağınız oluşur. Dünyaya bir ayna tutarsınız…

Sahnede yoğunluklu tercihiniz mizah. Niye gülmeliyiz?

Mizah, en güçlü iletişim araçlarından biri. Didaktik değildir, çok daha akılda kalıcıdır. İnsanları güldürmeyi, mizahı çok çok seviyorum. Onları güldürürken onlara bir şeyler anlatabilmeyi bu sırada da onlara keyif vermeyi çok seviyorum. Kaldı ki ben yalnızca mizah yapan biri değilim. Oldukça ciddi eğitmenlik uğraşısı da veriyorum. Son derece ciddi akademik bilgiler paylaşıyorum.

Tiyatro Kılçığın yeni oyunu “AŞK YOK,  HEYECAN VAR” nasıl bir oyun?

Bugüne kadar müzikal anlamda yapılmamış bir iş dense tam isabet! Aslında müzikal de değil ama müzikli bir oyun. Oyunda arabesk şarkı da söyleniyor, Fransızca da. İlişikler üzerine değişik bir hikaye aktarılıyor sahnede. Bu yeni oyunumuzda yakamoz yok, mehtap yok,  romantik şiirler, kırmızı güller, kalpli balonlar, kırda el ele koşturmaca, kumsalda sarmaş dolaş güneşi batırmaca, ay ışığı altında serenat yapmaca yok. Hikayelerimizi  dinlemeye doyamadığımız şarkılarla birleştiriyoruz. Aşk Yok, Heyecan var diyoruz. Ve başlıyoruz güldürmeye.  

Tiyatro KılçıK’ın Yeni Oyunu “Aşk Yok, Heyecan Var”  Temsil Takvimi

27.02.2015 Halis Kurtça Kültür Merkezi  20:30
28.02.2015 Kılçık Mekan                       20.00
13.03.2015 Kılçık Mekan                       20.00
14.03.2015 Akatlar Kültür Merkezi          20.30
20.03.2015 Kılçık Mekan                       20.00

“KILÇIK MEKAN”  NASIL BİR MEKAN?

Kültür sanatla nefes alıp veren, aklı başında insanların çıkarken makul bir hesap ödedikleri için memnun ayrıldıkları, yiyip içtikleri mekanda ayrıca bir konser, tiyatro veya performans izleyip dinleyebildikleri bir mekan. Her geçen gün artan yazar-çizer-oynar-besteler-söyler sanatçı ziyaretçileri, kalite vadeden sirkülasyonuyla ayın hemen her günü türlü aktivite sunan Kadıköy’de bir kültür vahası olma iddiası taşıyan, bol kılçıklı bir mekan…

Son Güncelleme: 18.02.2017 15:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.