01 Mart 2014 Cumartesi 10:00
Baklahorani Tatavla Karnavalı geliyor!
 Baklahorani Tatavla Karnavalı’nın Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştiğini, ayrıca Venedik ve Rio kanavalları ile kardeş bir karnavalın  olduğunu biliyor musunuz?

Bu karnaval Rumlar’ın Kurtuluş semtinde –eski adıyla Tatavla- yerleştiğinden beri kutladığı bir etkinlik. Dolayısı ile orjini çok geçmişe dayanıyor. Baklahorani karnavalı,  kardeş karnavalları gibi kostümlü ve maskeli olarak düzenlenen bir festival.




Ortodoks ahalinin Büyük Perhiz’e girmeden önceki son gece düzenlediği bir karnaval olarak geçiyor tarihte.

Karnaval’ın ismi ile ilgili çeşitli iddialar mevcut. Agos Gazetesi’nden Bercuhi Berberyan’a göre festivalin orjin ismi ‘Pagyal Horan’. Pagyal Horan, Türkçe’de örtülmüş mihrap anlamına geliyor.  Berberyan’a göre Büyük perhiz’in başladığı gün mihrabın örtülmesini ifade eden bu söz, mahalle ağzında yanlış telaffuz edile edile dejenere olarak ‘baklahoran’, daha sonra da ‘baklahorani’ ismini almış.

Bu karnaval 1940’lı yıllarda çıkan kanunla yasaklanarak günümüze kadar unutulmaya yüz tutmuşken 2009’da başlayan bir süreç ile beraber yeniden canlanmaya başlamış.

2009 yılından itibaren Baklahorani Karnavalına katkıda bulunan yazar Hasan Irmak, Baklahorani hakkında bilinmeyenleri ve geçmişte yaşananları insanhaber.com’a anlattı.

Irmak’a göre Baklahorani festivalinin kökleri Pagan Dönemine kadar uzanıyor:




"Kurtuluş semtinin kuruluşundan 1943 yılına kadar, Ortodoks halkının büyük perhize girmeden önce, son gece düzenli olarak yapılan bir karnaval. Yani büyük perhizden önce bir karnaval yapılarak bir nevi bir ibadete, oruca çekildikleri gün. İstanbul’da Kurutuluş yani eski adıyla Tatalva merkezli yapılıyor. 




Karnaval iİlkel dönemindeki posedion şenliklerine dayanıyor. Pagan dönemine ait bereket ilgili bir karnaval aslında. Yani hristiyanlıktn önceye dayanıyor.




Kilise ilk başlarda bu karnavalı engellemeye çalışıyor fakat bunu başaramayınca, hıristiyanlaştırıyor.
Yüzyıllarca kilisenin yine de dışında kaldığı bir etkinlik bu. Ayrıca Venedik Karnavalı ile akraba. Aynı kökten geliyorlar. Örgütleniş modelleri de aynı. Çeşitli kaleografilerle birlikte gerçekleşiyor. Maskeli ve kostümlü gerçekleşiyor."

Baklahorani festivali Hüseyin Irmak’ın aktardığına göre 1943 yılında yasaklanmış ve 2009’a kadar bu yüzden kutlanamamış. Irmak yasal durumun bugün de hala geçerli olduğunu dile getiriyor: 

"1943’te çıkan yasaya göre Türkiye’de yapılan her açık hava festivali yasak durumunda ve bu yasa hala geçerli durumda. Yasanın içeriğinde karnaval, etkinlik tarzı durumlarda güvenlik endişesi olması nedeni ile yasaklanması gibi bir ibare var. 1943’te engellendikten sonra Rum cemaati bunu kendi cemaati içerisinde kapalı salonlarda gerçekleştiriyor. Sokaklarda toplulukların yaptığı bir etkinlik olmaktan çıkıyor."

2009 yılında yeniden hayat bulan karnavalın düzenli olarak tekrar hayata döndüğünde Kurtuluş sakinlerinin ve esnaflarından gelen olum tepkilere vurgu yapan Irmak şunları dile getirdi:


"Ben ‘Yaşadığım Kurtuluş’ isimli bir kitap yazmıştım. O kitaptan aldığımız geri dönüşleründen dolayı böyle bir festival yapalım dedik. 2009’da ulaşabildiğimiz insanlara çağrı da bulunduk. Kapalı bir havan toplantısı gibi yaptık. 2010 yılında ise Avrupa Kültür Başkenti’ydi İstanbul. Biraz da ona güvenerek sokağa çıktık ve Pangaltı’dan Kurtuluş’a yürüdük. Esnaflardan, Kurtuluş sakinlerinden olumlu tepkiler geldi ve her geçen sene duyarlı olan kesimlerin katılımı artarak bu seneye kadar geldik. 


Bu sene Pangaltı’dan başlayarak, Kurtuluş ana caddesinden yürüyerek, Şişli Belediyesi’nin Nikah Salonuna gideceğiz. Belediyenin bu karnaval için tahsis ettiği bu salonda çeşitli müzik grupları çıkarak hareketli tempolu şarkılar söylenecek. 


Müslüman coğrafyadaki tek karnaval olan, Rio ve Venedik Karnavalı ile akraba  ve de Osmanlı döneminde her türlü otoriteye kostümlerle ve maskelerle karşı çıkıp sivil bir yan oluşturan bu festivale herkesin katılımını bekliyoruz."

Baklahorani Karnavalı için 70 senelik bir borcumuz olduğu aşikar. 

Kimlikleri  bir kenera bırakarak, maskeler ve kostümlerle zevkli, sivil ve hep bir arada olma halini sürdürmek adına 3 Mart tarihinde Pangaltı Metro durağında görüşmek üzere..

Soner Çetin / insanhaber.com

TWİTTER: 
@_scetin











Son Güncelleme: 18.03.2014 01:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.