02 Nisan 2017 Pazar 22:45
Baba sahneye babalar gibi açılış

Sahneye ilk çıkan, ilk alkışı alan ve ilk “Merhaba” diyerek karşılayan gecen sunucusu İlker Ayrık oldu. 2 yıldır bugünü bekliyorlardı. Baba Sahne Savaş Dinçel salonunun açılışı için. Sahnenin perdesini ilk kez Savaş Dinçel’in torunları açtı. Yani Savaş Dinçel’in çocuklarının ve öğrencilerinin evlatları ve de onların çocukları. Ardından MSM mezunları ve Savaş Dinçel’in torunları hep bir ağızdan “Aç ayı oynamazsa oynamasın!” şarkısı söylendi. Savaş Dinçel’in oyunlarından ve filmlerinden kolajlanan bir gösterinin ardından oğlu Barış Dinçel sahneye çıktı ve Baba Sahne’nin açılış hikayesini anlattı. Barış Dinçel konuşmasında; “Şevket Çoruh kendi sahasını yarattı, kendi oyununu oynayacak ve buradan bir sürü çırak çıkacak. Aynı Şevket’in çıktığı için. Ben ona buradan bu paha biçilemez hediye iço in teşekkür ediyorum.”


Barış Dinçel’in konuşmasının ardından Savaş Dinçel Ödülleri’ne geçildi. Yılın en değerli yazarı, yönetmeni, kadın ve erkek oyuncularına verilen ödüllerde kazanana zarf içinde bir büyük rakı parası ve plaket verildi. Yılın Özel Ödülü 9 yıl boyunca ödül töreninin videolarını hazırlayan Can Doğan’a verildi. Can Doğan ödül töreni konuşması: Can Doğan ödül konuşmasında “Yıllar önce Savaş ağabey bir ödül töreninde bu tahta ödülü vereceklerine bir şişe rakı parası verselerdi keşke” demişti bende bunu Müjdat ağabeye anlattım ve ödül töreninde rakı parası verilmeye başlandı” dedi.


EN İYİ YAZAR VE EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ FERHAN ŞENSOY'A

En İyi Yazarı ve En İyi Yönetmen Ödülü Ferhan Şensoy’a verildi. Ödülleri Seçkin Selvi ve Ragıp Yavuz takdim etti. Oyunda olduğu için törene katılamayan Ferhan Şensoy’un yerine ödülü Mustafa Gültekin aldı. Ferhan Şensoy törene yolladığı mesajda ” Dostum Savaş, bar arkadaşımdı. Tiyatrocuların oyundan sonra uğrak yeri olan Parirüs Bar’da buluşurduk. Uzun sürerdi muhabbet. Parirüs’ü ikimiz kapatırdık. Barı kapatmak için bizi bekleyen barmen geçikmeden şikayetçi değildi. Muhabbetimizin tiryakisiydi. Savaş, ben ve barmen çıkardık gün doğarken Beyoğluna. Yazık ki erken ayrıldı aramızdan usta oyuncu ve usta mizahçı . Tören sırasında sahnede olacağım. Bu yüzden törene katılamadığım için üzgünüm. Oyundan sonra bir bara gideceğim. Bir şişe şarap söyleyeceği ve iki de kadeh. Niye iki kadeh istediğimi anlayamayan barmene birazdan Savaş Dinçel’de gelecek diyeceğim onun kadehinede şarap dolduracağım. Benim için çok değerli ve özel ödüle beni layık görenlere çok teşekkür ederim” dedi.

En iyi yazar ödülünü veren Seçkin Selvi;

“Çok başka yerlere harcanak paraları, katlar, yatlar, AVM’ler yerine Şevket Çoruh buraya harcadı. Ve o çok sevdiğim meşhur perde tradının içinde olduğu gibi bütün herkesin ruhlarının dolaşacağı bir perde bıraktı hepimize. Sağolsun!” dedi.

En iyi yönetmen ödülünü veren Ragıp Yavuz:

“Neden Baba Sahne olduğunu Şevket anlattı. Tiyatrocu öksüz kalmasın diye Baba Sahne dedi. Şu 50 yıl içinde mesleğinde ihraç edilen sanırım tek kişiyim. 7-8 ay önce yeniden ihraç edildim… Ve bir gece telefonum çaldı. Beni aradılar önüme kadehleri koydular. Ragıp ağabey Baba Sahne’nin Sanat Yönetmenliği senindir dediler. İşte bu gerçekten tiyatrocu öksüz kalmasın iddiasının altını doldurmaktır. Lafı herkes söyler önemli olan yapmaktır” dedi. En iyi Kadın Oyuncu Ödülü Demet Evgar’a verildi. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Mustafa Alabora takdim ederken ödülü Demet Evgar aldı. Demet Evgar konuşmasında; “Ne güzel yine biraradayız. Tiyatronun o birleştirici, şifalı gücüyle bunu unutmamak lazım. Şevket kesene bereket olsun. Gerçekten burada bulunan herkesi taşıyacak bir kotrada alabilirdi. Teşekkür ederim. Bu rakı parasını bu sene yirminci yılın, yirmi yıldır benimde sahnede olan arkadaşlarımla yiyeceğim bu parayı” dedi.


EN İYİ ERKEK OYUNCU ERDAL BEŞİKÇİOĞLU  

En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü Aliye Uzunatağan takdim ederken ödülü Erdal Beşikçioğlu aldı. Aliye Uzunatağan konuşmasında; “Öncelikle Müjdat’a teşekkür ediyorum. Bu çorbada tuzum olduğu için sağol Müjdat. Yaşasın MSM, yaşasın yetiştirdiği çocuklar. Ben şimdi bir kere daha inanıyorum ki Türk Tiyatrosu gençlerin omuzlarında yükselecek. Yaşa Şevket, aferin oğlum.” dedi.


Bunca yoksunluğa, parasızlığa rağmen bu inat niye?

Şevket Çoruh konuşmasında; “Yani şunu hep anlamaya çalışıyorum, şurası çokta kocaman olmayan bir salon. Koca koca köprüleri açan adamlar, koca koca rezidanslar, koca koca binalar, koca koca yollar yapanlar çok eğlenceli konuşuyorlar ama benim şu anda ağlayasım var… Kutsal kitaplar ilk önce söz vardır diyor. Bilim ilk önce eylem vardı diyor. Eylemde bir mekanda gerçekleşir. O yüzden atalarımızın dediği gibi dünyada mekan ahirette iman. Ama önce mekan! diye başlamak isterdim sözlerime başlayamıyorum, çünkü bu sözler Kenter Tiyatrosu açılışında Aziz Nesin’in söylediği sözler… Neden bu kadar ızdırap? Bunca yoksunluğa, parasızlığa rağmen bu inat niye? Neden bu çektiğimiz öfke? Yaptığımız emeğin karşılığını görememek? Çünkü bizler işini iyi yapan, mesleğini iyi yapan insanlar olarak geleceğimiz için daha doğruya daha güzele, aydınlık bir yolda olmalıyız diyor ama ben diyemiyorum çünkü bunu Yıldız Kenter tiyatrosunun 10. yılında söylüyor! Ya da Ferhan Ağabeye sormak lazım bunu. 1885’te yapılmış bir tiyatroyu bugünlere kadar getirdi. Ferhan ağabey olmasaydı Ses Tiyatrosu bugünlere kadar yaşayabilir miydi? Ziverbey’de bir köşkü alıp benim gibi başka hiçbir şey olamayan bu adamı adam eden Müjdat Gezen gibi bir hocam olmasaydı bunlar olmazdı. Burada locaların bir adları var. 1884 senesinde 200 işçi tarafından yıkılan Gedikpaşa Tiyatrosu adını ilk locamıza verdik. İkinci locaya Türkiye’nin en önemli hocalarının sahneye çıktığı “Şan Tiyatrosu”nun adını verdik. Localar şöyle gidiyor, ilk yıkılan, ilk yakılan… Sol altta bulunan yer “Küçük Sahne” sağ altta bulunan kısım aynı zamanda bizim orkestra çukurumuz burasının adı da “Ses Tiyatrosu” Sağ tarafımdaki locanın adı “Kenter Tiyatrosu” diğerinin adı “Dormen Tiyatrosu. 2 Yıl Boyunca Emeği Geçenler Unutulmadı… Mekana 2 yıl boyunca emeğini ve yüreğini Baba Sahne’ye verenlere plaket verildi. Ekrem Şahin, Mehmet Esmer, Arda ve Ahmet Altan, Senem Köral, Okan Dedeoğlu, Bora Bayraktar, Yakup Çartık, Yavuz Sustan, Banu Zeytinoğlu, Harun Antakyalı, Erhan Tokbaş‘a plaket verildi.

“5. Fes’li Şevket Çoruh oldu"

Geceye katılan Müjdat Gezen konuşmasında; “Şevket ben sana dedim ki hocanın dediğini yap yaptığını yapma. Ben dünyanın bir çok yerinde sahneye çıktım bu kadar güzel bir salon görmedim. Geçenlerde burası bitmeye yakındı. Bir kutu getirdiler bana. Kutunun içinden bu tiyatronun anahtarları çıktı. Savaş Dinçel’in buraya adının verilmesi özel bir vefa duygusu. Şevket, Savaş’a tapardı ama Savaş’ta Şevket’i evladı gibi severdi. Şevket’e allah onun bütün sahne güzelliklerini versin inşallah.” dedi. Ardından Müjdat Gezen Şevket Çoruh’a bir sürpriz yaparak. Kel Hasan’ın Tulûat’ta giydiği Fes’i devretti. İsmail Dümbüllü’ye devretmesi ve oradan Münir Özkul’a devredilen ve ondanda Müjdat Gezen’in devraldığı Fes’i Müjdat Gezen Şevket Çoruh’a devretti. Cam bir fanus’un içinde bulunan Fes’in üzerinde “Kel Hasan Efendi’nin Tulûat’ta giydiği bu “Fes” İsmail Dümbül’lü den Münir Özkul’a, Münir Özkul’dan Müjdat Gezen’e, Müjdat Gezen’den Şevket Çoruh’a devredilmiştir.” yazılıydı. Böylece “5. Fes’li Şevket Çoruh” oldu.

GECEDEN KARELER:


 

Son Güncelleme: 02.04.2017 23:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.