ABD’nin New York kentinde görülen Rıza Zarrab davasında, yeni aktörler ortaya çıkmaya başladı. Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklanması ve ardından da  Zarrab davasıyla birleştirilmesiyle; durum başka bir boyut aldı. Dava, yargılanan sadece Türk vatandaşının yaptığı usulsüzlükler olmaktan, Türkiye Cumhuriyeti’nin de işin içine karışmasına doğru evrildi.

Bunu nereden anlıyoruz: Neocon’ların önemli sözcülerinden Michael Rubin’in, Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklamasının ardından,1 Nisan’da kendi twitter hesabından yayınladığı:

  1. Rıza Zarrab 2- Mehmet Hakan Atilla 3- Bilal Erdoğan diye yazmasından..

İran’dan Suriye’ye silah sevkiyatı, şimdilik bir suç olarak bu iddianamede yer almamakla birlikte, iddianamenin tespitleri arasında yer alıyor. Ayrıca, adı yine şimdilik anılmayan ama yedi kişilik bir şüpheli listesi olduğu ve bu listede Tayyip Erdoğan’ı yakından ilgilendiren kimselerin olduğu, ABD basınında sıkça yer alıyor. İşte Rubin de bu üç kişilik listeyi, bu verilere dayandırarak yapıyor

Bu tehditten sonra Tayyip Erdoğan aniden, ABD’nin Suriye’ye saldırmasını kışkırtan açıklamalar yaptı.Ve Trump’ın tek seferlik füze saldırısını Yetmez ama evet diyerek karşıladı. Trump, göreve geldikten sonra pek çok kişi ile yüz yüze görüşmesine rağmen,( hatta Erdoğan’ın can düşmanı, Mısır’ın Cumhurbaşkanı Sisi ile bile görüşmüştü) Tayyip Erdoğan ile görüşmeye bir türlü yanaşmamıştı. Ne olmuştu da, Ümmetin Lideri aniden ABD Başkanı Trump’a çağrı çıkarma noktasına gelmişti?

Çünkü bu arada Halk Bankası’ndan Mehmet Hakan Atilla daha yakalanmamışken, Rıza Zarrab, eski avukatlarını, yenileri ile değiştirmişti. Kimdi bu yeni avukatlar? Rudolp Giulani ve Michael B. Mukasey. Bu iki arkadaş, Neocon’ların önemli iki ismi. Mahkemeye de, görev tanımı olarak:  duruşmalara katılmayacaklar, sadece danışmanlık olarak hizmet verecekler diye bilgi verildi.

Sonra bu avukatlar, ABD İçişleri Bakanı’na bilgi vererek, Türkiye’ye gidip, Tayyip Erdoğan  ile “diplomatik bir uzlaşma” arayacaklarını belirttiler. İçişler bakanlığı da olur vererek, Türkiye’ye gitmelerine izin verdi. Şubat ayında Erdoğan ile yapıcı görüşmeler yapıp, ülkelerine döndüler. Önce Amerikan Hükümeti’ne,  daha sonra, mahkemeye bu görüşmelerini ifade olarak anlattılar.

Michael B.Mukasey,  mahkemeye sunduğu ifadede:  Zarrab davasındaki rolünü, "Amerikan ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda Türkiye ile bir uzlaşma sağlamak" şeklinde açıkladı.
Davada, Zarrab'ın lehine gelişmeler sağlanması halinde "Türkiye'nin Amerikan ulusal çıkarlarını daha fazla savunabileceğini" öne sürdü. Mukasey, Türk ve Amerikalı üst düzey hükümet yetkililerinin, Amerikan ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda olası bir anlaşma konusunda istekli olduğunu kaydetti.

Giuliani, New York eski Belediye Başkanı, Trump’ın danışmanı, İsrail Lobisi’nin temsilcisi, Neoconların önemli isimlerinden, Greenberg Trauring şirketinin hissedarı ki bu şirket Türkiye’nin lobi faaliyetlerini yürütüyor.

Economist dergisinin Türkiye'nin anayasa referandumuna ilişkin analizinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Uzun süredir istediği güce ulaştığı ancak bunun bir maliyeti olacağı" belirtildi.

Son Söz :
1- Amerika ve Türkiye anlaşacaklar ( Zarrab’ın Türkiye’deki kirli ilişkilerinin kapatılması karşılığında, ABD’nin paralı askerleri haline geleceğiz).
2-Bu anlaşma, Amerikan ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda olacak.( Ülkemizin parasını zimmetine geçirenlerin yanına kar kalması ve bunun karşılığında Türk askerlerinin Emperyalistlerin çıkarları için heba olması demek olacak).

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.