Kanser nedir, ne kadar yaygın bir hastalık ve neden bizi bu kadar ilgilendiriyor?

Kanser yaygın bir hastalık: Dünyadaki rakamlara göre ; her 2 erkekten 1’i, her 3 kadından 1’ inde yaşamlarının bir döneminde bir kanser türü gelişecek.

• En sık görüldüğü yerler: akciğer, meme, prostat ve kalın bağırsak (kolon).

• 8 kadından 1’inde yaşamlarının bir döneminde meme kanseri gelişecek. Yarısından fazlası, yani 2/3’ü 55 yaş üstünde görülüyor.

TARİHTE KANSER

• Vücut yüzeyinde büyüyen ve genellikle ülsere olan, kırmızı, sıcak, ağrılı, diğerlerinden farklı karakterde olup daha yavaş büyüyen şişliklere tıbbın babası Hipokrat(MÖ 460-370):  “karkinos” ya da “karkinoma”, Galen (M.S. 2. yüzyıl) ise yengece benzettiği görünümü nedeniyle “kanser” adını verdi.

• Yunan tıbbında, anormal büyüyen kitle (yumru) ise tümör olarak adlandırıldı. Tarsuslu Osman Hayri Efendi'nin “Kenzüsıhhatül Ebdaniye” (1298) adlı eserinde fındık ya da küçük yumru büyüklüğünde, ağrılı, etrafı damarlı bir oluşum “seretan” olarak tanımlanmaktadır.

· Kanser, vücudumuzda kontrol dışına çıkan ve hızla çoğalma gösteren hücrelerin oluşturduğu ilerleyici bir hastalık grubudur.

· Deoksirübo Nükleik Asit veya kısaca DNA, tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri, kalıtımın sağlanması (özelliklerin yeni nesillere aktarılması) için gerekli olan genetik talimatları (şifreleri) taşır. Hücre çekirdeğindeki büklümlenmiş çift iplikçik sarmalı şeklindedir. İnsan vücudunda bulunan milyonlarca hücrenin her birinin çekirdeğinde bulunur. Hücrede DNA zincirinin yapısının veya şifrelemesinin değişime (mutasyona) uğraması, kanserleşme nedenidir.

Özetle ;

 Kanser, hücrelerimizde DNA'nın hasarlanması sonucunda, hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Tüm kanserler genlerle ilgilidir. Ama hepsi kalıtsal değildir yani çoğunluğu soya çekmez, aileden gelmez.

 Denetimsiz Çoğalma:

Normal hücreler tamir edilemeyecek şekilde hasarlandığında; bozuk imalat kontrolü yoluyla vücutta imha edilirler (apopitozis). Her gün vücudumuzda oluşabilen bir kısım kanser hücreleri de, bağışıklık sistemi tarafından normalde fark edilir ve imha edilir. Kanserli hücreler bu denetim ve imhadan kaçınabilirse; fark edilmez hale gelebilirler. Gelişigüzel çoğalmaya devam ederler: Kontrolsüz Çoğalma!

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ:

Bağışıklık sisteminin önemi kanser alanında her geçen gün daha çok anlaşılıyor. Güncel tıp; gerek kanseri anlamak ve önlemek amaçlı, gerekse kanser tedavisi amaçlı dikkatini bağışıklık sistemine (immün sistem) yöneltti. İlgili aşı, ilaç tedavileri hızla artıyor, yeni umutlar beliriyor.

Kanser hücresi / Normal hücre çoğalma farkı:

Sağlıklı hücreler bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücreleri yenilemek (örneğin deri yenilenmesi) ve yaralanan dokuları onarmak amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre ne zaman ve nerede bölünebileceğini bilme yeteneğine sahiptir.

Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Bağışıklık sistemini de atlatabilirler. Engelsiz hareket etmeye başlarlar( Çoğalma, yayılma).

KANSER NEDEN OLUŞUR?

Kanser tek nedenli değil, çok faktöre bağlı hastalıktır:

Genetik ve genetik dışı faktörler var.

Örnek: Bölgesel, ırksal mı?

-Farklı ırk ve toplumlarda belli kanserlerin görülme sıklığı değişiktir. Bu durum, kanser oluşumunda çevre faktörünün etkili olduğu düşüncesini ortaya çıkardı.

-Örneğin: karaciğer kanseri Güney Afrika ve Hindistan'da,

-Kalınbağırsak kanseri Avrupa ve Kuzey Amerika'da daha sıktır.

-Nazofarinks veya mide kanserleri Uzakdoğu/ Asya’da daha sıktır.

-Ülkemizde de mide ve serviks (rahim ağzı) kanseri daha sıktır.

Örnek: Yaşlanma

Kanser görülme sıklığının yaşla artıyor olması; vücudumuzun yaşlanmasına eşlik eden bir bozulma, eskime (dejenerasyon) sürecinin olduğunu göstermektedir.

Ortalama yaşam süresinin uzaması, yaşam koşullarının düzelmesi ile kanser artık ileri yaşlarda daha sık görülebilmektedir. Bu da sıklığının artmasını açıklamaktadır. Örnek: Prostat ve bazı lenf kanser tipleri.

Kısacası; kanser oluşumunda çoklu faktör rol oynar. Başlıca etkenler:

• genetik ve ailesel özellikler,

• virüsler,

• sigara, yoğun alkol,

• toksik kimyasal maddeler (çevre kirliliği, mesleki kimyasallar),

• radyasyon,

• hormonlar,

• diyet faktörü̈,

• yaşam tarzı (hareketsiz yaşam …vd)

• fiziksel yaralanma,

• enfeksiyonlar,

• stres.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehtap Ercan 2017-05-28 13:17:00

Diyet faktörünü açıklarmısınız? Çok teşekkürler

Misafir Avatar
Doç Dr Sevil Kılçıksız 2017-05-30 16:37:46 @Mehtap Ercan

Merhaba. Canlılığımızı devam ettirmek için en önemli şey beslenme. Diyet konusu çok geniş ve buraya sığmaz. Maalesef bilen ve bilmeyen tarafından medyatik konu olarak bol bol konuşulan, yazılıp çizilen ve ticari reklamlarla aklı iyice karıştıran bir konu. Bu nedenle ortam iyice karışıyor. Biz hekimlerin ya da diyetisyenlerin dahi uyuşmazlıkları var. Ayrı bir yazı da diyet konusundan da söz edeceğim. Ama size cevaben çok genel (basit) doğrulardan söz edeceğim. Bunlara dikkat etseniz dahi katkısı büyük:+++

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
Doç Dr Sevil Kılçıksız 2017-05-30 16:36:35 @Mehtap Ercan

+++ Besinlerde kanserojen maddeler üç şekilde bulunabilir: 1. Bizzat kendisinde(GDO lu ürünler, piyasadaki etlerin çoğu, yanlış tarım ilaçlı ürünler.gibi), 2. Besinlerin depolanması (örn. Küflü pul biber gibi), hazırlanması ve hatalı pişirilmesi (örneğin kızartarak, kömürde yakarak ) sırasında oluşan kanserojen maddeler, 3.Besin maddelerine katılan tatlandırıcı ve koruyucu maddelerdir (konserveler, paket gıdalar, uzun ömürlü ekmek, elmaların üzerine sıkılan mum benzeri koruyucu madde ve yoğurtta olduğu gibi yada paketlemede kullanılan plastik ve diğer kanserojenler) ++

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
Doç Dr Sevil Kılçıksız 2017-05-30 16:33:52 @Mehtap Ercan

+++ Mümkün olduğu kadar hazır gıdalardan kaçınmak, doğal ve taze yiyeceklerle beslenmeye çalışmak gerekir: Cips gibi yağlı besinler ve kızartmaların tüketimi azaltılmalıdır. En azından yoğurt vb kendimiz yapabilir ya da güvenilir köy salçası, ilaçsız, rafta saklanmayan, daha günlük tüketilen ürünler arayıp bulabiliriz. Şekerin bugünkü bilgilerle kanser hücresini beslediği düşünülüyor. Gereksiz şeker tüketimini kaldırmak metabolizmaya da katkı. Kilonun da kanser riskini arttırdığına ilişkin bilgiler var. Kırmızı et sınırlı tüketilip, beyaz et (köy tavuğu, dipte değil deniz yüzeyinde yaşayan hamsi, sardalya gibi deniz balıkları) tercih. Özellikle kırmızı renkli sebze ve meyveler (nar, kırmızı biber, pancar gibi) antioksidan olarak çok faydalı. En basitinden markette, paketlerin içinde koruyucu madde var mı okuyarak işe başlayabilirsiniz.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Ezher Eren 2017-05-28 14:58:00

Hocam yüreğinize kaleminize sağlık ben 16 Ocak 2015
Tarihinde over ca teşhisiyle ameliyat oldum rahim yumurtalık alındı 1 ay sonra 21 gün arayla 6 kür kemo terapi aldım şuan 3 aylık kontrollerim devam ediyor size sormak istediğim kırmızı reyşi mantarini duydum kanserden koruduğunu yayılmasını ve büyümesini onluyormus gerçek payı varmı önerirmisiniz

Misafir Avatar
Doç Dr Sevil Kılçıksız 2017-05-30 16:41:06 @Ezher Eren

Geçmiş olsun. Şifalar dilerim.
Reishi mantarını Ben kullanmadım. Öncelikle, fayda bulacağım diye zarar görmekten kaçınmanız gerekiyor. Kimler Kullanmamalı? : Eldeki bilgi, bazı hassas bünyelerde, yan etkilerin görülebildiği. Mantar alerjisi olanların, hemofili hastalarının, kanı sulandırma etkisi nedeniyle ameliyat öncesi ve sonrasında 1 hafta süreyle kullanması önerilmiyor. Bu nedenle bu tür ilaç haline getirilen bitkiselleri kullanmadan önce Medikal Onkolog (kemoterapi veren) doktorunuzla iyice konuşmadan başlamayın.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
Doç Dr Sevil Kılçıksız 2017-05-30 16:40:37 @Ezher Eren

+++Kullanımıyla ilgili eldeki bilgi: Tıbbi mantarlar yüzlerce yıldır, özellikle Asya ülkelerinde, enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır. Daha yakın zamanlarda, akciğer hastalıkları ve kanser tedavisinde de kullanılmıştır. Tıbbi mantarlar, 30 yılı aşkın bir süredir Japonya ve Çin'de standart kanser tedavilerine ek olarak onaylanmış ve tek ilaç olarak veya kemoterapi ile kombine edilmiş geniş kapsamlı bir klinik deney öyküsü var. Ülkemiz insanında uygulanıp yararını gösteren kuvvetli bilimsel kanıt sunan çalışmalar maalesef elimizde yok .

Etki olarak bağışıklık sistemini güçlendirme üzerinden etki ettiği düşünülüyor. Uzakdoğulu kanser hastalarını içeren deneysel çalışmalarda olumlu sonuçlar var. Ama başka ülkelerden çalışmalar sınırlı. Bu nedenle kemoterapi veren doktorunuzla konuşarak kullanmanızda fayda var.

Beğenmedim! (0)