İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Kabataş'ta yapımını sürdürdüğü 'Kanat çırpan dev martı' projesinin inşaatının seperatör görünümleri yenilendi.

2016 yılının 8. ayından bu yana Kabataş meydanı iki yıl süreceği açıklanan yoğun bir inşaat faaliyeti içinde. Şimdilerde inşaat alanı ile trafiğin devam ettiği yeri birbirinden ayıran seperatörler yeni görünümlerine kavuştu.

Uygulanan proje; Haliç Metro Köprüsünün de mimarı Hakan Kıran'ın tasarladığı, 83000 metrekarelik alanda vapur, deniz otobüsü ve motor iskelelerini yenileceği, deniz ve karayolu taşımacılığının entegre edileceği yayalaştırılmış meydan düzenlemesi.

Tanıtımlarda gösterilen ve inşaatın dış seperatör panolarında da sergilenen proje görsellerinde devasa proje alanında Fındıklı parkla buluşuluncaya kadar dikili ağaç gözükmüyor. Betonun ve denizden doldurularak elde edilecek alanların bileşkesi proje işlevselliği ile bu görünümünün iticiliğini ne kadar unutturacak zamanla göreceğiz.

Proje alanında bulunan Molla Çelebi Camisi, Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi, Çizmeci Başı Mahmut Ağa Kabri, Koca Yusuf Paşa Çeşmesi ve sebili, Şeyhülislam Esad Çeşmesi ve Hadika Taşı (Kabataş kitabesini), envanteri var olan bitki ve ağaçları koruyacağız sözünün verilmiş olmasına bile seviniyoruz.

Tartışmalara konu olan bu projede ilginç bir uygulama da başlatıldı, inşaat alanı ile yaşamın sürdüğü bölgeyi birbirinden ayıran seperatörler de resim sanatımızın ustalarından Devrim Erbil'in İstanbul konulu işlerinin reprodüksiyonlarına yer verildi.

Yanılmış olabilir miyim? Bunların Devrim Erbil'in resimleri ile bir ilgisi olmayabilir mi? Birileri esinlenmiştir, yeniden üretmiştir ve birileri de bunları böyle değerlendirmeyi uygun görmüştür olabilir mi? Karşılaştığı uygulamalar insana neler neler düşündürüyor.

Devrim Erbil ustanın bu uygulamadan haberi var mıdır? bilmiyorum. Seperatörlük yapan reprodüksiyonların tümünü tek tek dolaştım hiç bir yerde uygulamaya ilişkin bir açıklama görmedim. İşlerin Devrim Erbil'e ait olduğunu belirten bir pano, sanatçının imzasının kullanılmasına yönelik bir ipucu da göremedim. Ya da o kadar kıyıda köşede bir yerdeki görmem mümkün olmadı.

Arada derede de olsa, inşaat vinçlerinin devasa görüntüleriyle birleşse de, bu büyüklüklerdeki uygulamaların seyredilmesi için gerekli olan mesafeler her yerde bulunmasa da Devrim ustanın işlerinin tadına varmaya çalıştım.

Sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum, Ustalarımızın eserlerinin reprodüksiyon bile olsa, seperatör görevi verilse de halka açık büyük alanlarda sergilemesi sağlanıyor. Aynı zamanda bu eserlerin kime ait olduğu önemsizleştiriliyor. Eserlerin içeriği ile sergileme yapılan proje alanının ve projeyle uyumsuzluğunun örnekleri ortaya çıkıyor.

Devrim Erbil resimlerindeki İstanbul, seperatörlerin içinde uygulamaya çalıştığınız projenin parçası olacağı İstanbul mu?  Emin misiniz? Son kararınız mı? Soruların yanıtı belli bu tablo ve görünüm bugün İstanbul'umuzu yöneten yerel yöneticilerimizin son kararı ve uygulaması.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.