"İstanbul Nereye ?" Fotoğraf sergisi Tasarım Atölyesi Kadıköy’de izlenebilir.

İstanbul, un değişimine ayak uydurabilmek , hızına yetişebilmek , gelişmelerde etkin ve katılımcı olabilmek giderek güçleşiyor.

Son derece hızlı ekoloji , kimlik , ruh , biçim , kavram değişimine ayak uydurmaya çalışıyoruz ; her gün , her an yeni bir durum gündemimiz de kentsel dönüşümle ilgili .

Bu durumun sorunlarına fotoğrafta duyarlı . Belgelemeye , kamuoyu oluşturmaya , göremediklerimizi göstermeye , görselin ötesinde şeyler düşündürmeye dair çok sayıda fotoğraf çalışması var .

Bunlardan bir tanesi de İstanbul Nereye ? fotoğraf sergisi .

Fotoğrafçı çağını gözlemlemek , belgelemek , dönüşüm ve değişimine olumlu katkı sağlamak durumunda . Bugünün görsel kayıtları aynı zamanda görsel belleğimizi de oluşturuyor . Balık hafızalıyız , çabuk unutuyoruz . Fotoğraflar bize kentsel dönüşümün uygulanma biçimlerini , çılgınlığını , vahşiliğini , düşüncelerimiz ve yaşamımıza etkisini , tahribatını , izlerini hiç ama hiç unutturmayacaktır.

6 fotoğrafçının , birbirinden farklı yaklaşım ve tema ile ele aldığı İstanbul Kentsel değişim öykülerinin , her biri can alıcı , can yakıcı .

Yaklaşımlarını fotoğrafları ile birlikte bizimle paylaşmışlar .

Görmenizi öneririm , İstanbul'un nereye gittiğini sorgulamamıza yardımcı olacaktır .

Nereye İstanbul Nereye ?

Bekir Dindar - Yeşil Alan

"Yeşil alan tanımı kentlerde hızla değişiyor. Bundan bir on yıl önce "ormanlar" diye anılan bu kavram günümüzde bambaşka tarif ediliyor. Yol kenarlarındaki çimenlikler ya da süslemeler, meydanlara yerleştirilen devasa beton saksıların içine yerleştirilmiş kuş kadar fidanlar, betonarme, havasız bir mahallede 'demode' kalmış eski evin bahçesi. Artık sokakları güneşten bile mahrum kalmış İstanbul’da, görülen tek bir ağacı bile yeşil alan sayabiliyor zihin. "

Bekir Dindar - Oyuk

"Kentin ham maddesidir taş. Kaynağı, kentin büyümesiyle artan ihtiyacın şekillendirdiği yeryüzü, örtüsü ise topraktır. İnsan yapımı kraterler, dikilecek yapıları vaat ederken bizi küresel ekonominin tozlu yüzüyle tanıştırır . Binalar yükselirken ,oyuklar derinleşir."

M.Cevahir Akbaş - Karşımıza çıkan

"Kent büyüdükçe; insanın boyu, gözleri, adımları da küçülür." Aysel Sağır "

"Şehrin sınırlarının içi içe geçtiği günümüzde yaşam alanları ve metropollerin sınırları kesişmekte ve gece daha fazla belirginleşen bu yapılar günden güne yaşam alanlarımızda 'karşımıza çıkmaktadır'. Dünyada hızla tükenen kaynaklar sadece gıda ve su kaynakları değil. Yaşanabilir kentsel alanlar da giderek azalıyor. Bu ihtiyaca göre yeni alanlar açılıyor. Gelişmekte olan ülkelerin büyük kentlerinde yığılma göstermiş olan büyük sermaye ile yaşam arasındaki sınırlar yok olmaya başlamıştır.Daha da net söylemek gerekirse mega yapılar artık mahallemizin içine girmektedir."

Berk Demirbaş - Güven Kebeci - Hat Boyu

"1903 yılında Anadolu'yu Bağdat'a bağlamak amacıyla Konya-Bağdat demiryolunun yapımına başlandı. Ancak hattın tamamlanması uzun yıllar sürdü ve ilk İstanbul-Bağdat seferi 1940 yılında gerçekleştirilebildi. 1969 yılında aynı hat üzerinde Haydarpaşa-Pendik Banliyö seferleri çalışmaya başladı. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi kapsamında, 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren İstanbul-Anadolu seferleri, 19 Haziran 2013'te ise, Haydarpaşa- Pendik banliyö seferleri durduruldu.En son 2015 Aralık ayında dönemin Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Gebze-Halkalı tren hattı projesinin tamamının 2017 yılı bitmeden bitirileceğini açıklamış ancak gelinen noktada bu yönde bir ilerleme sağlanamamıştır."

Bekir Dindar - Yol Geçecek

"İki dev beton kule ve uzunca bir kıyım koridoru. Proje bir yandan çözüm olarak gösterilirken , dönem dönem durdurulup devam etmesi, belki de geri dönüşü mümkün olmayan büyük bir kaybın izi..

3. köprü ve bağlantı yolları projelerinin, ulaşım problemlerini çözmekten öte, Kuzey Ormanlarının ve çevresinin ranta açılması için mi yapıldığı büyük bir tartışma konusu. Ancak şimdiden sonuçları yok edilen 3 milyondan fazla ağaç ve ekolojik bozukluklar, göçe zorlanan sayısız yaban hayvanları gibi, doğal dengeyi bozması tedirginlik yaratırken, başka bir açıdan da kamulaştırma ile düşük bedeller ödeyerek yerinden edilen köylüler , yaratılan bunca kayıp ,öngörülemeyen bir tahribatın boyutu, doğa, kent ve insan mücadelesi.."

Ekin Çekiç - Gözüme Perde İndi

"Kabataş, dönüşümüne başlanmadan önce hemen hemen her İstanbullunun kullandığı bir aktarma merkeziydi. Dönüşüm nedeniyle Kabataş'taki toplu taşıma araçlarının kaldırılmasından sonra burayı kullanan insanların güzergahı değişti. Proje alanında yaşayan tek bina olan okuluma gitmek için her gün geçmekteyim. Ben okulun, okul da proje alanının parçası olduğumuz için; projenin, ilerleyişi boyunca etrafımı çevrelediğini fark edemedim. Bu süreçte kendime iğne deliği ,pinhole, bir kamera yaptım. Benim makro düzeyde kentin hızla değişimine bakan gözüm, mikro düzeyde anları teknik olarak mümkün olan en yavaş şekilde kaydetti. Etraftan geçen insanların hızla değişen kenti görmek için inşaat paravanlarına delik açtıklarını fark ettim. Ben de bu dönüşümü iğne deliği olan makinemle belgeledim. Tıpkı insanların paravanlara açtıkları delikler gibi makinem de benim bu dönüşüme açtığım göz oldu.

İstanbul nereye? "

M.Cevahir Akbaş - Patika

"Patika , kırsalda keçi yolu olarak bilinirken büyük şehirlerde belirlenen güzergahların dışında ayak izlerinden oluşan dar yollardır.

Yürümekle açılan bir yol olduğu gibi bu izlerin birleşim kümesi ve arazinin iki elzem noktası arasındaki en uygun çizgidir de. Bu anlamda patika, onu takip edenlere , zamandan tasarruf sağlayan seçenekler sunar.

Patika, doğaldır. Yapımı için ek malzemeye gerek olmadığı gibi ,terk edildiği zamanda arkasında iz bırakmadan yok olur, fakat ısrar üzerine varlığını sürdürür , istek ve süreklilik karşısında oluşumuna kimse engel olamaz.

Bu dürtüsel durum alternatif yollar sunarken var olan düzenin içerisinde aykırı durur. "Burayı kullanınız" otoritesine karşı kural tanımaz.

Kaan Kurtuluş - Bostan

" İstanbul'un tarım arazileri . 1500 yıldır tarım alanı olarak kullanılan Yedikule bostanları , 450 yıllık tarihi olan Piyalepaşa bostanları , 700 yıllık tarihi olan Kuzguncuk bostanı . Tümü tehdit altında , tümü kentsel rant yaratmanın sonuçları ile karşı karşıya . Otopark yapılmak isteniyor , İmara açılmak isteniyor . "

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.