Berber Adnan bile kararlı ama, ben kararsızım. Berber Adnan’ın babası Demirkırat’tı oğlunu da öyle yetiştirdi. Berber Adnan’a yaşı gereği Etnan bey’e oy vermek kısmet olmadı ama, aile geleneğine uyarak yıllar boyunca Adalet Partisi’ne, Anavatan Partisi’ne, Doğruyol Partisi’ne oy verdi.  Yani, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller ve bir kere de Mesut Yılmaz’a. Şimdi on altı senedir Tayyip’e oy veriyor ve kararlı gene Tayyip’e oy verecek.

Ama ben kararsızım. Neden mi?

Nedeni demokratik düzenin bu ülkeye tam olarak gelmesini istememdir.

Seçim startı başladığında çok kararlıydım. Deriiin bir oohhh çekmiştim. Nihayet aydınlık ufuklar göründü diyordum. Hele ittifaklar kurulduğunda bu iş TAMAM demiştim. Hem de keyifle gevrek gevrek gülerek. Nasıl gülmem ki, Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli hem erken seçim kararıyla, hem ittifaklara yol vermeleriyle kendi kazdıkları kuyuya düşmüşlerdi. CHP’de Sayın Kemâl Kılıçdaroğlu dünya parlamento tarihine geçecek bir kararla 15 vekilini İYİ Parti’ye göndererek büyük oyunu muhteşem bir taktik ile bozmayı başarmıştı. Arkası çorap söküğü gibi geldi. Reisçilerin tüm kumpasları ayaklarına dolandı.

Evet başta kararlıydım. Önümüzdeki yelpazede doğal olarak oyumu CHP ye verecektim. Cumhurbaşkanlığı için de kesin kes Öğretmen Muharrem’e. Belki de yirmi senedir ilk kez CHPye gönülden, içimden gelerek oy verecektim. Bundan önce, Baykal döneminde de, Kılıçdaroğlu dönemine de hiç memnun değildim ve her seferinde kerhan veriyordum oyumu. Hele Baykal döneminde, ve hele hele çatı adayı Ekmeleddin efendiye elim varmayarak oy verdim. Az daha sandığın başından geri dönecektim. Bu kere birden bire CHP ye ve yöneticilerine bir şey oldu, ya şakraları açıldı, ya beyin lobları çalışmaya başladı. Harika stratejiler ve taktikler sergilediler.  Ayrıca harika bir programları var ve çok akılcı bir propoganda süreci yürütüyorlar.  Kılıçdaroğlu meydanları Muharrem’e bıraktı. Öğretmen Muharrem kumları kaldırarak dip sularını hareketlendirdi ve muhteşem bir dalga yarattı. Kılıçdaroğlu çok etkili salon toplantılarıyla ince ince adeta ders verircesine durumu açıklıyor, adeta seminerler yapıyor, parti programını anlatıyor ve ne yapılması gerektiğini çok gerçekçi, açık açık söylüyor. Söylediklerine itiraz etmek mümkün değil. Ve hedef kitlesini de çok yerinde seçiyor. Oda yöneticileri, Sivil Toplum Örgütleri ve muhtarlar. Muhtar toplantısı böyle yapılır, ayağına giderek. Ayağına çağırıp sarayda yalan propaganda yaparak değil. Artık kimse ‘Muhalefet Zayıf’ diyemiyor.

Her şey mükemmel ama, ben kararsızım.

Neden mi?

Nedeni demokratik düzenin bu ülkeye tam olarak gelmesini istememdir.

Bu noktada da anahtar HDPnin meclise girmesidir. Yoklamalar gösteriyor ki, HDP meclise giremezse AKP parlamentoda gene çoğunluğu alacak. Gerçi  Öğretmen Muharrem kazanacak gözüküyor ama, yetmez. Parlamentoda da beli silahlı kabadayıların, sadece parmak kaldıran robotların değil, demokratik beyinli yurtseverlerin çoğunlukta olması gerekir. Bu son noktada AKPli vekillerin sayısını etkileyecek tek unsur HDPnin parlamentoya girmesidir.

Ayrıca HDPnin parlamentoya girmesi kürt sorununun mecliste çözümü açısından da önemlidir. Parti olarak HDP dışlanırsa HDPli veya HDPye sempati duyan ve HDPnin saflarına çekmesi olası özellikle gençlerin boşlukta kalıp, gençlik ateşiyle yeraltına geçmeleri, dağa çıkmaları olasıdır. Selahattin Demirtaş’ın, Bir kuşak daha gecikirsek, devamlılık kopması olur ve gençlerimize barışı ve birlikte yaşamayı anlatamayız, sözü çok doğru bir tespitdir. Ne var ki, devamlı çatışma ve ayrıştırmadan yararlanan saray ittifakı tam tersine bu gerginlikten beslendiğini iyi bilmektedir.

Gerçi HDPnin baraj sorunu olmadığı gözlenmektedir. Ancak, Filiz Kerestecioğlu’nun değindiği hırsızlama ve traşlanan oylar gerçeğini her zaman gözönünde tutmalıyız, bu olasılık haklı bir endişe yaratmaktadır. Unutmayalım, taşıma sandık yirmibirinci yüzyılın ilk büyük Türk buluşudur. Reis beyin dışarıya sızan gizli kapaklı toplantısının videolarını gördükten sonra bu tespitin hiç de yabana atılmaması gerektiği ortaya çıktı. Son olarak HDP milletvekili Mithad Sancar, anketlere bakmayın HDPnin baraj sorunu var, dedi. Bunu işi garantiye almak, olabildiğince emanet oy kotarmak için mi söyledi yoksa, gerçekten böyle bir sorun var mı pek bilemiyoruz. Ancak, bıçak sırtında olduğunu biliyoruz.  İşi şansa bırakmamak gerekir.

Bu durumda bir çok aydın isteyerek veya kerhan HDPye oy verecektir. Bu daha önce de olmuştur. Beni sorarsanız ben ortada kaldım halâ karar veremedim. Yani, kararsızım.

Neden mi?

Çünkü yetmişli yıllardan bu yana, yarım asırdan bu yana ilk kez gönülden, güle oynaya CHPye verecektim oyumu. Hele son yirmi yılın seçimlerinde, Baykal döneminde de, Kılıçdaroğlu döneminde de hep kerhan vermiştim oyumu. Şu ilerleyen yaşımda bir kere daha haklı bir coşku, yetmişli yıllardaki Karaoğlan coşkusunu bu kere Muharrem Öğretmen ile yaşamak istiyorum. Karaoğlan iktidara geldiğinde ilk çocuğum dört aylıktı. Bugün torunum dört aylık. Torunum için, bütün çocuklar için, ülkem için yüreğimin kabardığı, gözlerimin dolduğu bir coşkuyu yaşamak istiyorum. Ancak öte yandan içimden bir ses, mesele demokrasi ise gerisi teferruattır diyor.

Sanırım oy kabinine girene kadar bu ikircikli durum sürecek bende.

Neden olanları allah bildiği gibi yapsın.

Ancak, bizim birinci vazifemiz onları sandığa gömmektir.

Unutmayalım, oy verme kabinine girdiğimizde önümüzde oy pusulası, elimizde mühür vicdanımız ve aklımızla başbaşa kalacağız.

İlave Not: Bu seçimin daha ilk turunda, 24 Haziran’da gerek Cumhurbaşkanlığı oylamasında, gerek Millet Meclisi oylamasınde büyük sürprizlere hazır olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.