Balıkesir’de bir belediye başkanına, "halka dokunan sosyal, şeffaf ve topumda iz bırakan" önemli fanilere verilen ödülden 1 adet verilmiş!
Niye verilmiş?
Çünkü o da sosyal ve şeffaf bir başkanmış, halka dokunmuş… Başkanlık yaptığı ilçe sokaklarını çinko ve kurşun madeninden kalma ağır metal içerikli kanserojen atıklarla kaplatmış!
Halka “dokundurmayı” seviyor başkanımız.

Anlamlı ödülünü alırken çok daha anlamlı laflar ediyor, "bu gibi ödüller bizlerin motivasyonunu artırarak azimle çalışmamızı sağlıyor" diyor!
Hani "azimli sıçan duvarı deler" derler ya… Sıçan, yani fare.

Azim önemlidir tabii ki!

Teşbihte de hata olmaz, fakat duvarı azimle delen sıçan ayrı, herkesin gözüne baka baka ortalığa sıçan sıçan ayrıdır ve ikisini birbirine karıştırmamak lazımdır!

.

Açlık grevindeki akademisyenlere akıl vermiş, "kadere teslim olun, devlete güvenin" demiş iktidardan bir vekil!
Beyninizi hangi vestiyere teslim ettiniz siz?
Tanrının atadığı elçiler misiniz?

İşsizlik ve açlıkla terbiye etme ihalesi size mi verildi?

Bu lafları etmek için özel eğitim mi aldınız?

.

Bazı gazeteler 1940 Almanya’sında yaşıyor ve gerekçesiz olarak bir gece kararnamesiyle işinden edilen eğitim emekçisi akademisyen ve öğretmenlere örgütlerden örgüt beğeniyorlar!

"Bir gece yarısı kararnamesiyle atılan 100 bin civarındaki kamu çalışanı sessizce evlerinde oturuyor da bunlara ne oluyor" mu demek istiyor bir tanesi mesela?
"Hakkını aramak için şu veya bu örgütten ve illa da devrimci bir örgütten olmak gerekir" mi diyor yoksa?
"Hiç bir gerekçe göstermeden adeta darbeci bir güç tarafından atılır gibi işinizden atıldığınızda sakın ola ki hakkınızı aramayın; anında terörist anarşist goşist komünist ekspresyonist ekolojist narsist ve başka bir şey bulamazsak artist ilan ederiz sizi" mi demek istiyor?
"100 bin dolayında insanı işinden atarak büyük bir iyilik yaptık ama bu terörist nankörlere iyilik yaramazmış" demek istemiş olabilir mi?
Peki, suçları ne, niye atıldılar? Bu soruyu ne zaman soracaksınız?
Hiçbir zaman!
Çünkü kağıt israfısınız siz!

Üstüne haber diye beyinsiz yorumlar ve rüya tabirleri bastığınız kağıda ve o kağıdı üretmek için yok edilen ormana yazık!

.

İmamlıktan emekli bir gönüllü müezzin.

Camide yardıma muhtaç kadınlara para verip fuhuş yapıyor.
6 çocuğu ve iki karısı var, biri resmi nikahlı… 60 yaşında!
Bir soru sormuşlar, "bir şey söylemek istemiyorum, uzaklaştırıldım… Umre'ye gideceğim, bunlarla kafamı meşgul etmek istemiyorum" demiş!
Bu kadar basit… Çok yıpranmış hacı.
Şöyle bir Umre’ye kadar uzanıp kafa dağıtacak!

.

Hayatı bir canlı organizma olarak düşündüğümüzde, ellerin yerine devrimciyi koymamız gerekir. Hayatın elleridir devrimci. Hayat, o ellerle vurur yüzüne devrimin sularını ve kendine gelir.

Ruhi Su üstadımız bir plağında der ki:
“El gövdede kaşınan yeri bilir
Dert bizde, derman ellerimizdedir”.

Hayatın elleri olmuş arkadaşlarımıza bin selam!

Her devrimci; üstünde büyürken kavgasına katıldığı yere benzer.

Hayatımıza sahip çıkmayı o yerde öğrenmişiz, birlikte öğrenmişiz ve birbirimizden öğrenmişiz. Hiç kimse devrimci olmaya can atmaz, hayat onu önünüze koyar. Alırsınız veya almazsınız ama eğer almışsanız; rahatsız ve huzursuz olmayı, dert edinmeyi ve ne olursa olsun zalime boyun eğmemeyi baştan göze almışsınızdır!

Dünyayı cehenneme çevirdiğimiz için değil, çevrilmesine göz yumamadığımız için devrimcisiniz!

Aç ve yoksul milyonların alın teri çalınıyorsa, işçiler sendikalı oldu diye işten atılıyorsa… Yorgun, yarınsız ve ekmeksiz kalabalık çoğalıyorsa, sırtını devlet imkanı ve gücüne yaslamış karanlık çeteler ömrümüze kefen biçiyorsa, ölümlerimiz fıtrattan sayılıyorsa, çalanlar vatansever, soygunu dillendirenler hain olarak kodlanıyorsa ve kafamızı çevirdiğimiz her yerde baştan beri söylediklerimizi görüyorsak bunun sebebi devrimciler değil, rahat olun… Ama fazla rahatlık da iyi değil!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.