Moda Sahnesi’nin heyecanına ortak olmak için de ekibin bundan sonraki oyunlarını takip etmeli. Çünkü tüm oyun bir yana; sahnede, bir sürü yeni proje üretmek istediği gözüne yansıyan bir ekip var. “ Moda Sahnesi’nin Bütün Çılgınlar Sever Beni adlı oyunu ile ilgili yazımı bu cümleyle noktalamıştım. Ekibin bir diğer projesi ise Hamlet

Klasik oyunların sahneye uyarlanması sırasında yapılan seçimler izleyicide hep farklı bir tartışma yaratır. Shakespeare, Cehov gibi isimlerin oyunları daha önce defalarca kez başka oyuncuların ve reji ekibinin elinden geçtiği için her yorum ister istemez kendinden öncekilerle kıyaslanır. Ufak bir hata bile oyunun yerden yere vurulmasına sebep olur. İzleyicinin bu reaksiyonu da bence başından sonuna haklı bir tavırdır. Onu da eklemeden geçmemeli. Sonuçta, sahneye bir klasik koyuyorsanız yapabileceğiniz birkaç farklı tercih vardır. Kusursuz bir reji ve kusursuz bir oyunculuk ile oyunu farklı bir yere taşıyabilirsiniz ya da oyunda bazı değişikliklere gidersiniz. Her ne kadar kusursuz bir ekibi bir araya getirmek zor olsa da, ikinci tercihin bedelleri çok daha ağır olabilir. Bu yolda bir sürü ödül alsa da, bence çok kötü olan İstanbul DT oyunu Antigone (Kenan Işık rejisiyle) ve Oyun Atölyesi’nin Antonius ile Kleopatra’sı yakın zamanın hayal kırıklıkları olarak gösterilebilir. Tersi örneğe ise İstanbul DT’nin farklı bir yorumu olan Hamlet verilebilir. Usta rejisör Işıl Kasapoğlu, bütün karakterleri Bülent Emin Yarar’ın usta oyunculuğu ile birleştirip özel bir yorum ortaya çıkarmıştı. Klasiklerin sahneye taşınmasında yorumu modernleştirmek veya içine eklemeler yapmak tercihinin bir diğer riski ise hitap ettiği izleyici kitlesidir. İster her açıdan kusursuz oyun olsun, isterse çok kötü olsun, böyle bir yorumu topyekün reddeden ve klasiklerin olduğu gibi kalması gerektiğini düşünen azımsanamayacak bir izleyici kitlesi vardır. 

Sahne heyecanını arkasına alan Moda Sahnesi de ortaya farklı bir Hamlet yorumu çıkarmış. A’dan Z’ye her şeyi değiştirmiş. Dekora, kıyafetlere, metne yepyeni bir yorum getirmiş ve bambaşka bir Hamlet yaratmış. Aşama aşama ilerleyerek Moda Sahnesi’nin Hamlet’inin içine biraz daha girelim. Oyun çok sade bir dekordan oluşuyor. Sahne bomboş. Sadece yedi tabut var. İçinde yedi oyuncunun canlandırdığı, on karakterin oturduğu tabutlar. Her tabutun üstünde, içinde yer alan karakterin en belirgin kişilik özelliği yazıyor. Örneğin, Gertrude’da Şehvet, Polonius’da Ahlak gibi. Tabutun iç kısımında ise karakterlere has çizimler ve yazılar var. Rolü olan karakter tabutun içinden sahneye doğru geliyor ve bölümü bittikten sonra yine yerine gidip oturuyor. Aynı tercihi Günay, Oyun Atölyesi’nin Antonius ve Kleopatra’sında da gerçekleştirmişti. Ancak bu uyarlama çok daha başarılı olmuş. Bengi Günay’ın bu muhteşem sahne tasarımını, İrfan Varlı ışık çalışması ile tamamlamış. Kıyafetler ise günümüzden spor, klasik tercihlerle geçilmiş.

Hamlet’in bu uyarlamadaki çevirisi başrol oyuncusu Onur Ünsal ve Emre Adıyaman’a ait. Metne çok yerinde ve şaşırtıcı eklemeler yapılmış. Çeviride küfürlerin de tam yerine oturması, Shakespeare’in muhteşem metnine yakışır bir değişim olmuş. Kemal Aydoğan’ın bu ana kadar ki kusursuz reji başarısı oyuncuların da katkısı ile zirveye çıkmış. Sahnede bir Onur Ünsal var ki, Shakespeare izlese Hamlet’i ben Ünsal için yazdım der. Bir Timur Acar var ki, Polonius’u daha önce izlemediğiniz ve belki de kolay kolay izleyemeyeceğiniz aykırı bir kompozisyonla sahneye taşımış. Murat Tüzün’ün Claudius’undan Esra Kızıldoğan’ın Gertrude’una hepsi dakikalarca ayakta alkışı fazlası ile hak ediyor. Diğer oyuncular da müthiş oyunculukların yanında çok iyi performansları ile sahnede boy gösteriyor.

Moda Sahnesi harika bir Hamlet yorumu ortaya çıkarmış. Oyunun klasik bir yorumu yerine çok aykırı bir halini tercih etmiş. Metne yapılan ufak eklemeler, zaten olağan üstü olan teksti çok daha ileriye taşımış. Bir klasiği ruhuna uygun bir biçimde modernleştirmiş ve kolay kolay unutulamayacak bir oyun yaratmış. Kemal Aydoğan daha önce Antonius ve Kleopatra’da başaramadığını Moda Sahnesi’nde fazlası ile başarmış ve bu sezonun en önemli eserlerinden birini ortaya çıkarmış. Sırf Onur Ünsal’ın sıra dışı ve kolay kolay unutulmayacak Hamlet’ini, sahnedeki müthiş düelloyu ve Timur Acar’ın Ophelia’ya verdiği ahlak derslerini izlemek için bile kaçırılmaması gereken oyunu mutlaka gidin görün. Klasik yorumların dışındaki uyarlamaların metne zarar verdiğini düşünüyorsanız bile, gidin bir şans verin. Moda Sahnesi’nin her prova notuna yazdığı cümleyi de aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın. Hamlet örgütlenmektir; iktidarlara, ahlaksızlığın normalleşmesine, illegalin legalleşmesine karşı bir başkaldırıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.