Birey üzerinde yoğunlaşmış mutlak sempatinin görüş, düşünce, kurum veya topluma mal olmasıdır fanatizm. En büyük özelliği iletişime kapalı olmasıdır.

Fanatik ise, görüşünün geçerliliği veya öncelikleri ortadan kalktığında havası inen bir balondur. “kafası değişmeyen” ifadesinin layığı, uzlaşmaz, iflah olmaz taassup sahibi kişidir.Vaktiyle Anadolu’nun arasından şirin bir dere geçen komşu iki köyde birbirine tutkuyla aşık iki güzel insan varmış. Bu aşıklar her gün görüşmek için köprüsü olmayan o dereyi bata-çıka geçmeyi göze alırlarmış. Gel zaman git zaman aradan aylar yıllar geçtikten sonra yağız delikanlı bir sohbet arasında kıza,

“- Gözlerine ne oldu senin? Senin gözlerin şaşı mıydı?” diye sorunca işin büyüsü kaçmış ve balon patlamıştı. Kısa bir süre sonra da yeteri kadar sevilmediği gerekçesiyle güzel dilber tarafından terkedilmiş bu bizim fanatik yağız delikanlı… Artık kastım anlaşıldı sanırım. Önceliklerin yer değiştirmesi ile giden bir anomaliden bahsediyoruz.

Fanatik biri savunduğu düşünce veya fikri kendi onuru ile özdeşleştirir ve zarar gördüğünde kendi onuru ve gururu incinmiş gibi alınganlaşır ve saldırganlaşır. Karşıt görüşün nokta kadar dahi haklı olduğunu düşünmez. Fanatik birey otoriterdir. Huzursuz ve rahatsızdır. Bir bağımlılık çeşididir ki, bağımlılıklar arasında zulme götüren nadir bağımlılıktır. B. Russel’in de dediği gibi “İnsanlar, hakikati kendilerinin sandıkları için birbirine zulmederler.” Bu noktada zamanının büyük alimlerinden Bediuzzaman“Mesleğim haktır veya daha güzeldir demeye hakkın var. Yalnız hak, benim mesleğimdir demeye hakkın yoktur” der.

Dünya’da siyasal, ideolojik, görüş, din ve futbol konularında fanatizm zulmü yapılırken Türkiye’de kısmen benzerlik gösteren sağ-sol, Türk-Kürt, Alevi-Sünni fanatizmi yapılmakta ve son günlerde de iş zulüm boyutu şiddetlenerek devam etmektedir. “Zulüm bizdense ben bizden değilim” diyen İsrail tanklarının önüne yatan İsrailli aktivistRachelCarrie’yi hatırlarsınız.

Fanatikler en çok medyadan (%35) daha sonra da kulüp yöneticileri-siyasi liderler tarafından(%22) tahrik ediliyormuş (BAÜ araştırması).

  • Türk’sün, bugün ezer geçersin
  • Hadi göster Avrupa'ya Türk'ün gücünü…
  • Çılgın gol düellosu Fener’in oldu.
  • Savaştı ve kazandı.

gibi manşetler ve söylemler zaten özünde fanatizm olan toplumumuzu daha da fanatikleştiriyor. Elbette ki taraftarını da, muhalifini de…

Dogmatik şeylerle de özdeşleştirilen mantığın aklı terk ettiğinde ortaya çıkan bu anomali güzel bir müzik, hitabı güçlü ve karizmatik bir lider yönetici veya harika bir film eşliğindeki düşüncelerle çok rahat aşılanabilir.

Kitleler basit ve münferit duyguları daha çabuk ve sorgulamadan kavrar ve benimser. Yapılan telkinler ya kabul edilir mutlak gerçek olarak görülür, ya da reddedilir ve mutlak hata. Birey olarak karşıt düşünce ve itirazları kabul ederken kalabalık tahammül güçlüğü çeker. Kitleler gücü hissettiğinde boyun eğer, yöneticiler baskıcı zorbalardır. Zayıf hükümete karşı ise kendilerini zor zapt ederler veya zapt edilirler.

Latin toplumlar, Anglosaksonlar gibi her ne kadar bireysel özgürlüklerine düşkün olsalar da güç karşısında itaatkâr oluverirler. Tüm Latin kavimleri ve Jakobenler bütün muhaliflerin bir anda kendi inançlarına tabi kılma dürtülerine sahiptir.

Hal böyleyken J. H. Robinson“İnançlarımız oluşurken dikkatsiz davranırız, ama biri bizi bu inançtan ayırmaya çalışırsa şiddetli bir tutkuyla karşılık veririz” demiştir. Mesela olaya biraz da popülist yaklaşayım ve futbola geleyim. Kim tuttuğu futbol takımını seçerken araştırmış ve öyle karar vermiştir? Düşündüm, araştırdım diyenlere de Pragmatizm ’in öncülerinden W. James’in bir sözüyle cevap vermek istiyorum. “Birçok insan düşündüğünü sanır. Aslında yaptıkları sadece önyargılarını yeniden düzenlemektir”

Terörizm denen fanatik siyasi şiddet kendi güçsüzlüklerini hedef aldıkları grubun gücüne zarar verme arayışı ve anlayışıyla işlenen tam bir nefret suçudur. Karşı gruba karşı kutuplaştırıcı söylemlere bel bağlayan terörizm gereken tepkiyi alamadığında terör eylemleri ve yandaşları marjinalleşir.

Diğer taraftan epistemolojik olarak ele aldığımızda da fanatizm siyasi hayatın ölçülü olmak kaydıyla olmazsa olmazı olmasına karşın en ağır yaftalardan da biridir. Dolayısıyla fanatizmi irdelerken neyin fanatizm, neyin düşünsel çeşitlilik olduğunun farkında olmak gerekir. Bu bağlamda fanatizm yaftası yapıştıran insan, oluşum, cemaat, kurum hatta devletin dahi aslında kendilerinin fanatik olduğunu söyleyebiliriz. Bu yafta toplumsal baskıya neden olarak toplumu madunlaştırmaktan (toplumda kendini ifade edemeyen, etmekten de çekinen) başka bir şey değildir.

Yani karşıt görüşlere saygı göstermek erdemdir. Ve her birey erdem sahibi olmak veya olmaya çalışmalıdır.

Bir tarafta, “onun için ölürüz, öldürürüz” diyen var…

Bir tarafta, “bilmem neresinin kılıyız” diyen var…

Bir tarafta, yaşarken heykelini diktiren iki kişiden biri olmasına karşın mezarı tavaf edilip, vecizeleri ayet olarak kabul edilen ve sıklıkla peygamber yerine koyanlar var…

Bir tarafta, kendini jiletleyen var…

Bir tarafta, dağa çıkıp rezil bir yaşam tarzını benimseyen var…

Bir tarafta, “inşallah, maşallah”larla sıra dışı bir şahıs olduğunu düşünüp tüm kariyer ve tahsilini ayaklar altına alan var…

Bir tarafta, zıt ideolojinin sembolü olan çarşaf giyen kişiye rozet merasimi düzenleyen var…

Bir tarafta, bekçisi olduğunu iddia ettiği ırkın dışında ırktan insanları milletvekili yapan var…

Bir tarafta, rakibi olan takıma karşı başka takımı o maç için destekleyen var…

Bir taraftan…

Örnekler çoğaltılabilir. Peki, bunun panzehiri nedir? Üst bilişsel düşünebilmektir. Fanatizmi tetikleyenler düşünsel çeşitliliğe özeleştiri kültürüne sahip olmalıdır.

Ama diğer taraftan da eylem ve sözlerinde eforik ve heyecanlı vizyona sahip de olabilirler. Eleştirel mesafeye sahip olduğu sürece davayı savunmak sorun teşkil etmez.

“Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.”(Maide,8) buyuran bir Yaratıcı ’ya, “Arabın aceme üstünlüğü yoktur.”(Veda Hutbesi) diyen bir Peygamber’e sahipken fanatizme hakkımız yoktur.

Son günlerde zihniyet kabızlığı olarak ülkemizin genelini etkisi altına alan ve meşrulaştırılmaya çalışılan bu anomalinin reçetesi saygı ve anlayıştır.

Merak etmeyin!.. Saygı ve anlayış sizi siz olmaktan çıkartmaz, bilakis insan yapar! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.