30 Kasım 2017 Perşembe 18:04
Reza Zarrab: Erdoğan Vakıfbank ve Ziraat Bankası için talimat verdi

Zarrab, Manhattan'da gözaltında olduğu sırada tehdit edildiğini doğruladı. "Neden FBI gözetimine alındın?" diye sorulduğunda, "Güvenlik sebebiyle. Gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden." diye yanıtladı.


Zarrab savcının "Neden farklı kıyafetler giyiyorsun?" sorusuna "Avukatlarım yargıcın izniyle sivil giyinebileceğimi söylediler" yanıtını verdi. Zarrab ayrıca hapishanedeki tehditler nedeniyle FBI korumasında tutuluyor.Reza Zarrab salona hapishane kıyafetleriyle değil, koyu bir ceket ve açık renk gömlekle geldi.  Savcılar, avukatlar, gazeteciler ve izleyiciler mahkeme salonundaki yerini aldı.

00:05 Yeni delil, Sarraf’tan Aslan’a Whatsapp mesajı: “Sevgili genel müdürüm, gıda işine bugün başladım. Yani gıda ticareti başlamıştır.”

Sarraf gerçekte gıda göndermediğini söyledi.

00:00

23:50 Sarraf ile yardımcısı Happani arasında geçtiği öne sürülen görüşmenin kaydı dinletidi.

Sarraf açıkladı: “Adamın (Aslan’ı kastediyor) sahte belge getirmemizi istediğini söylüyorum. Halkbank’ın bir an önce gıda işine başlamamı istediğini söylüyorum. Happani de bana ‘Hemen başlayalım’ diyor.”

23:40 Savcı: “Peki ne yapmaya karar verdiniz?”

Sarraf: “Nisan 2013’ten itibaren yeni bir yöntem ve yeni bir sistem bulmamız gerekiyordu.”

23:30 Savcılıktan bir delil daha. Aslan’dan Sarraf’a gelen bir mesaj: “Altın ticareti sona yaklaşıyor. Gıda, ilaç ve benzer mallara yönelik devasa bir talep var.” (Açılış mütalaasında savcı, Halkbank’ın bir noktada altın ticaretine son verdiğini ve İran’la yapılan işlemleri insani yardım olarak göstermeye başladığını söylemişti)

23:15 Savcılık, Sarraf ile Atilla arasında geçtiği öne sürülen bir konuşmanın kaydını dinletti.

Sarraf’a göre, “Atilla İran’daki şirketlerden gönderilen meblağlardan ve bu şirketlerin ortaklık yapısı belgelerinin Halkbank’a iletilmesinden söz ediyor.”

Sarraf: “Atilla, 2013’te resmi evrakların tasdik edilmesinde yardımcı oldu.”

23:10 Atilla’nın avukatları, Sarraf ile Aslan arasındaki Whatsapp mesajlaşmaları da kanıt dosyasına eklenmesine itiraz etti. Yargıç beş dakika ara verdi.

23:05 Sarraf ile Aslan arasındaki Whatsapp mesajlaşmaları da kanıt dosyasına eklendi. Sarraf: “Hassas konuları, özel konuları, önemli konuları Whatsapp’tan görüşüyorduk.”

22:55  Levent Balkan (Halkbank yetkilisi) ile Sarraf arasında geçtiği öne sürülen bir konuşmada HSBC bankası üzerinden yapılan bir işlemden söz ediliyor.

22:35: Sarraf: “Çinliler işin içinde İran’ın olduğunu anlayınca işlemlerimi durdurmuştu.”

22:30 Sarraf: “Babasına Çin’deki bankalara benim için referans mektubu yazdırması için Barış Güler’e 100 bin dolar verdim.” (Reuters)

22:22 Sarraf: “Dönemin içişleri bakanının oğlu (Barış Güler) benim için danışman olarak çalışıyordu. Kendisinden Çin’deki işler için yardım istedim.”

22:20 Sarraf: “Türk içişleri bakanının (Muammer Güler) oğluyla (Barış Güler) temasa geçtim.”

22: 18 Sarraf: “Çin’deki işlemler Türkiye’dekinden daha sorunluydu. İşin içinde İran olduğu için.”

22:16 Savcı: “E-mailin konusu Çin’deki işinizle mi ilgili?

Sarraf: “Evet. İran ticaretiyle ilgili.”

22:15 Bir e-mail daha. Konu yeniden Sarraf’ın Çin’de kurduğu şirket. Ve Çin’deki bankalara yazılmış bir mektup.

22:10 İkinci oturum başladı.

20.55 - Davaya bir saatlik ara verildi.

20:50: Savcı: “Hiç Çin’de şirket kurdunuz mu?”

Sarraf: “Evet efendim. Ama bankalar, İran’la iş yaptığımı anlayınca beni Çin pazarından attılar.

Savcı: “Ne kadar olmuştu şirketi kuralı?”

Sarraf: “Birkaç ay.”

20:47 Bir başka e-mail, adamı Rüçhan Bayar’dan Sarraf’a. Eylül 2012 tarihli. Sarraf için özet bilgi. Türkiye’deki sistemin Çin’e nasıl uyarlanacığıyla ilgili.

20:44  Savcı: “Halkbank’ta kurduğunuz düzeni bir başka ülkede de aynen kurmaya çalıştınız mı hiç?”

Sarraf: “Evet, Çin’de mesela.”

20:40 Sarraf: “Atilla benden hiç rüşvet istemedi.”

20:35 Savcı: “Halkbank’ta başka birine, mesela Levent Balkan ya da Haka Atilla’ya da rüşvet veriyor muydun?”

Sarraf: “Asla.”

Savcı: “Neden?”

Sarraf: “Türkiye’nin ekonomi bakanına rüşvet veriyordum ben. Gerek yoktu yani (başkasına rüşvet vermeye).”

20:32 Sarraf netleştirdi: Bazan Aslan’a giden rüşveti yanlışlıkla Cağlayan’a gönderiyorlarmış. Ama mühim değilmiş. Sarraf şahsi hesabndan Çağlayan’a fazladan 3 milyon (dolar/avro/TL?) göndermiş.

20:30 Bir başka ödeme, Süleyman Aslan’a 2 milyon avro.

20:28 Ödemelerden biri saat olarak yapılmış. Sarraf birçok saat aldığını söylüyor.

20:25 Sarraf’ın dediklerinden çıkan sonuç: O kadar çok kişiye rüşvet ödüyorlarmış ki bazan yanlış adama yanlış miktar gönderiliyormuş.

20:17 Sarraf: “İran işinde karın yüzde 50’sini Çağlayan’a gönderiyordum.”

20:15 Sarraf, devre dışı bırakılmaktan korkmuş:. “İranlıların uluslarası para transferlerini ben yürütüyordum. Ama İranlılar işi direkt Halkbank’ın yapmasını istiyordu. Halkbank kabul etse ben tamamen ekarte edilirdim.”

20:03 Sarraf’la yardımcısı Happani’nin görüşme kaydından: “Yarın ‘Aslan’a iki göndereceğiz, unutma.”

19:55 Sarraf: “Şemada da gösterdiğim gibi birçok İran bankasının Halkbank’ta hesapları var.”

19:45 Duruşmayı izleyen Amerikalı gazetecilerden Katie Zavadski’nin analizi: “Anlaşılan o ki Sarraf, İranlıların bankalara doğrudan ödeme yaptırarak kendisini devre dışı bırakmasından kaygılanmış. Süleyman Aslan’la birlikte bunu önlemeye çalışmış.”

19:40 Sarraf: “Aslan bana ‘Telefonda bakanlar ve diğerleriyle toplantıdaydık’ dedi.”

19:20 Duruşmaya kısa bir ara verildi.

19:18 Savcı: “Bu onayı kimden aldınız?”

Sarraf: “Çağlayan bana dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ali Babacan’dan onay alındığını söyledi.”

19:15 Sarraf: “Yani zamananı başbakanı Tayyip Erdoğan ve ekonomiden sorumlu devlet bakanı (ve başbakan yardımcısı Ali Babacan) bu ticareti yapmamız için gerekli talimatı verdi. Ziraat ve Vakıfbank’a bu işe dahil olmaları için bizzat talimat verdiler.”

19:12: Sarraf: “Sayın başbakan (Tayyip Erdoğan) onayı verdi ve işlerin başlaması için talimat verdi.”

19:10 Sarraf işin içindeki Hindistan şirketlerinden birinin adını ‘Bharat Oil’ diye verdi.

19:08 Sarraf: “Arap Türk Bankası’ndan Eker’e, ‘İş çözüldü’ dedim.”

19:05 Sarraf: “Aslan bana, ‘El eli yıkar, iki el de yüzü yıkar’ dedi. Biz Arap Türk Bankası’na, onlar da bize yardım etsin demek istiyordu.”

18:58: Savcı: “O dönem başbakan kimdi?”

Sarraf: “Recep Tayyip Erdoğan.”

18:57  Sarraf: “Ziraat Bankası ve Vakıfbank da İran işlerine dahil olmak istiyordu.”

18:55 Sarraf: “Çağlayan’ın bilgisi olmadan hiçbir şey yapmıyorduk.”

18:52 Sarraf: “Çağlayan arada sırada hesap hareketlerimizi kontrol ederdi. Ne gelip gitiğini görmek için. Aslan’a para gönderirsek mutlaka haberi olurdu.”

18:48 Sarraf: “Aslan’la görüşmemden sonra yardımcım Abdullah Happani’yi arayıp (Aslan’ı kastederek), ‘Bu da rüşvetçi çıktı’ dedim.”

18:46: Sarraf: “Aslan’a rüşvet verebilmem için Çağlayan’dan onay almam gerekiyordu.”

18:45 Sarraf: “Aslan sürekli olarak Amerikalılardan uyarı aldığını söylüyordu.”

18:44 Sarraf: “Aslan benden para istiyordu.”

18:43 Sarraf: “Aslan bana çok büyük risk aldığını, tedirgin olduğunu, bir şekilde geleceğini garantiye almak istediğini söyledi.” 

18:42 Sarraf: “İtalya’dan da para gelecekti, karışık işler…”

18:40 Sarraf: “İşlemlerin TL üzerinden yapılması gerekiyordu ki ABD ya da Avrupa’nın haberi olmasın. TL olunca para Türkiye’de kalıyordu.”

18:35 Sarraf: “Hindistan’daki para gelince Halkbank TL’ye çevirecekti. Sonra da Arap Türk Bankası’na EFT yapılacaktı. Halkbankçılar, ‘Para TL olursa istediğin yöre göndeririz’ dedi.”

18:30 Savcı: “Hindistan’daki para neden önce Halkbank’a sonra Arap Türk Bankası’na gidecekti?”

Sarraf: “Paranın çıkış noktasını gizlemek için.”

Savcı: “Ekim 2012’deki Halkbank toplantısında mı tartışıldı bu?”

Sarraf: “Evet, bir yöntem olarak.”

18:25: Sarraf: “Bunun üzerine Arap Türk Bankası’ndan Özgür Eker’le temasa geçtim Hindistan’daki para için. Halkbank’tan Arap Türk Bankası’na gelecekti para.”

18:10 Sarraf: “Halkbankçılar yapılanların basına sızmasından korkuyordu.”

18:05: Sarraf: “Toplantıda İran Milli Petrol Şirketi (İMPŞ) yetkilisi  Halkbank’ın uluslararası ödemelere aracılık etmesini istedi. İlk olarak İMPŞ’den petrol alan Hindistan şirketindeki para Halkbank’taki İMPŞ hesabına aktarılacaktı. Hindistan’daki şirket Halkbank’ta hesap açacaktı. Para doğrudan oraya gönderilecekti. Oradan başka bir bankaya gönderilecek, ben de altın karşılığında oradan çekecek ve ödemeleri yapacaktım. Aslan, kabul etti. Tek şartla: Anlaşma basına sızarsa iptal edilecekti.”

18:08 Sarraf: “Toplantıda İran’ın ham petrol satışından elde ettiği paraların Hindistan’a nasıl transfer edileceğini konuştuk. İranlılar bastırıyordu Halkbank’a transferin gerçekleşmesi için.”

18:04 Sarraf Halkbank’ta İranlı yetkilerle yapılan bir toplantıdan bahsederken savcı, “Kim vardı toplantıda” diye sordu. Sarraf: “(Dönemin Halkbank genel müdürü Süleyman) Aslan ve (yardımcısı Hakan) Atilla” diye yanıtladı.

17:55 Sarraf: “(Eski ekonomi bakanı Zafer) Çağlayan birçok kez İranlı yetkililerle bir araya geldi. Toplantılarda ben de vardım.”

17.49 Sarraf: “Hindistan’dan işadamlarının da katıldığı toplantıda, Hindistan’da toplanan paraların Türkiye’ye nasıl aktarılacağı konuşuldu.”

17.48 Sarraf, İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) CEO’su Bijan Alipour, Naftiran şirketi yetkilileri ve diğer İranlı kimselerle yaptığı bir toplantıyı anlatıyor.

17.45 Manhattan’da gözaltında olduğu esnada tehdit edildiğini doğrulayan Sarraf’a soru: “Neden FBI gözetimine alındın?”

Sarraf: “Güvenlik nedeniyle. Gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden.” 

17.43 Savcı: “Neden farklı kıyafet giyiyorsun?”

Sarraf: “Avukatlarım dün, sayın hakimin müsaadesiyle, farklı kıyafet giyebileceğimi söyledi. Ben de onların bana getirdiği kıyafetleri giydim.”

17.38 Jüri yerini aldı, duruşma başlamak üzere.

17:30 Jüri üyelerinin yerini alması bekleniyor. Salonda sessizlik hakim.

17:28 Sarraf salona geldi. Bu kez hapishane kıyafeti yok üstünde. Blazer ceket ve gömlek giymiş.

17:25 İzleyiciler ve gazeteciler salondaki yerini aldı. Savcılar ve avukatlar istişare halinde.

Son Güncelleme: 01.12.2017 00:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.