13 Ocak 2017 Cuma 07:45
Ömer Faruk Gergerlioğlu: İspiyonla başlayan süreç cadı avına dönüştü

Hükümet kararı olan 679, 680 ve 681 nolu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile çok sayıda kamu çalışanı ihraç edildi.  İzmit Seka Devlet Hastanesi'nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı iken sosyal medyadaki bir paylaşımının ardından, PKK propagandası yaptığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan ve açığa alınan Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu da, bu KHK’ların ardından ihraç edilen isimlerden biri. MAZLUMDER’in eski başkanı olan Ömer Faruk Gergerlioğlu, halen Kocaeli Barış Platformu Sözcülüğü görevini yürütüyor.

Son KHK’lar ile görevinden ihraç edilen Gergerlioğlu, İnsanhaber’e yaşadığı süreci ve Türkiye’nin OHAL atmosferini değerlendirdi:

 “BEN HİÇBİR ÖRGÜTE BAĞLI DEĞİLİM”

Ben hiçbir örgüte bağlı değilim. Bir insan hakları savunucusuyum. Kaç yıldır insan hakları konusunda ne söylenmesi gerekiyorsa söyleyen bir insanım. MAZLUMDER’in hem Kocaeli şube başkanı, sonra da genel başkanlığı görevini ifa ettim. 3.5 yıldır Kocaeli Barış Platformu Sözcüsü’yüm. Sürekli barış diyoruz, özgürlük diyoruz ama bizim yıllardır söylediğimiz bu sözler şu anda terörist diye nitelenmemize ve KHK ile 26 yıllık işimizden atılmamıza neden oluyor.

“SEZER VE DEMİREL ZAMANINDA DA ELEŞTİRİLERİMİ SÖYLEDİM KİMSE BENİ İŞİMDEN ATMADI”

Ben devlete ya da hükümetlere yönelik eleştirilerimi yıllardır söylüyorum. Ahmet Necdet Sezer zamanında da söyledim, Süleyman Demirel zamanında da. Ama kimse bizi işimizden atmadı. 367 krizinde de en sert açıklamaları yaptık, kimse bize müdahalede bulunmadı ama ne zamanki AK Parti hükümetini eleştirdik, demokrasi yönündeki geri adımları eleştirdik, o zaman atılmamız için uygun bir zemin oluşmaya başladı. Biz doğru işler yaptığı zaman AK Parti’yi destekledik, yanlış işler yaptığı zaman da eleştirdik. Şu noktada daha önceki hükümetler zamanında tahammül edilen eleştiriye tahammül edilemez olduğunu gördük.

“ETİKETLEYEREK CEZALANDIRMA YOLUNA GİDİYORLAR”

Sizi etiketleyerek cezalandırma yoluna gidiyorlar. Hayatın dışına itiyorlar. Rızkımızı kesmeye çalışıyorlar. Bunlar son derece yanlış hareketler. Memlekette hiç olmadığı kadar hukuktan uzaklaşılmaya başlandı. Siyasi, politik kaygılarla ülke yönetilmeye başlandı ve eleştiri ile insanın kendisini geliştirmesi değil, her eleştirinin kendisine düşman olduğu düşüncesi yerleşti. Bir eleştiri yaptığınız zaman düşman sınıfına koyuluyorsunuz. Ben hem eleştiri yapan hem de övgü yapan bir insanım. Doğruya doğru yanlışa yanlış dedik ve bu genel tavrımızdan dolayı 2,5 ay kadar açığa alındık.

AÇIĞA ALINMA GEREKÇESİ

Ben 2.5 ay önce, 9 Ekim’de yaptığım paylaşımımda Cumartesi Anneleri’nin yaptığı ‘Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın’ başlıklı bir etkinlikte, anaların olduğu bir fotoğraf, bir Türk askeri ve PKK’lının maket fotoğraflarından oluşan bir mizansenin altına ‘Bu savaş toplumu bitirmekten başka bir şeye yaramaz. Analar aynı ama bayraklar farklı. Bu çocukların cesetleri yan yana duracağına birileri yan yana dursa daha iyi olmaz mıydı?’ ifadeleri ile bir paylaşımda bulundum. Bunun üzerine Kocaeli Valiliği hakkımızda soruşturma açtı, açığa alındım, idari ve adli soruşturma açıldı ve bunun sonucunda savunmamı da verdim. Ben çözüm sürecinde Kocaeli’ne bakan akil heyetin karşılanması görevini de üstlenmiştim.  Aynı sözleri o zaman da söylüyordukz ama durumlar değişmiş, çözüm süreci bitmiş ve sözlerim suç olmuş. Sanki ben PKK propagandası yapmışım gibi bir hava oluşturuluyor. Burada nerede PKK propagandası var. Ülkede çatışmalarla bir yere varılamayacağını dile getirdim. Barışçıl bir görüş paylaştım.

“İHRAÇ ETMEK KEYFİ BİR KARARDIR”

Kalkıp işimden ihraç etmek ağır ve keyfi bir karardır. Bizim gibi 100 bini aşan insanın arasında da çok yüksek oranda keyfi kararla atılan insanlar var. Tamamen bir keyfiyet döndü KHK’larla atılma. İspiyonla, hileyle devam eden bir süreç, cadı avı şekline döndü. Kınayıcının da kınamasından korkmadan doğruya doğru, eğriye eğri dediğimiz için düşman bellendik ve etiketlenerek ihraç edilme yoluna gittik.

TEHLİKELİ SÜREÇ

Ben bu gidişatın Türkiye’yi kötü bir yere götüreceğini ve başkanlık sürecinin de bu denli demokrasinin ayaklar altına alındığı bir dönemde son derece tehlikeli olacağını düşünüyorum. Tüm farklı kimliklerin yönetime demokratik katılımının sağlanması ile ancak insanlarımızın mutlu ve huzurlu olacağını söylüyorum. Şu andaki gidişat hiç iyiye bir gidiş değil. Meclis’te tüm toplumu üzen kavgalar devam ediyor. Olay çok açık ve çıplak bir şekilde ortadadır. Demokrasi dışı girişimler toplumu gerilime itmektedir. 

Son Güncelleme: 13.07.2017 14:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.