03 Ağustos 2013 Cumartesi 11:12
Gezi Parkı Direnişi, Occupy Wall Street ve 2011 Tahrir Meydanı

Gezi Parkı süreci birçok kesimin ezberini bozarken, amaç ve gelişme açısından sürekli olarak dünyadaki örnekleri ile karşılaştırıldı. Bazen “Occupy Wall Street” olaylarına bazen ise “Arap Devrimi” ‘ne benzetildi.

Konuya sosyal medya yönünden bakacak olursak, diğer ülkelerde yaşanan kitlesel olaylarda olduğu gibi Gezi Direnişinde de sosyal medyanın etkisi oldukça fazla.

Colorado Üniversitesi’nden Kate Starbird & Leysia Palen’in hazırladığı rapora göre kitlesel gösterilere artık insanlar bildiri ve afişlerle toplanmıyor. Günümüz dünyasında kitlesel eylem organizasyonları sosyal medya üzerinde icra ediliyor. Sosyal medya sayesinde toplanan insanlar şahit oldukları olayları internet üzerinden anlık olarak yayarak daha fazla insanın bu olaydan haberdar olmasını ve ona göre hareket edebilmesini sağlıyor.

Peki Gezi Parkı protestolarını dünyadan hangi örnekleri ile karşılaştırabiliriz? “Occupy Wall Street” ve “2011 Tahrir” sosyal medyanın en çok kullanıldığı örnekler olarak ön plana çıkıyor.

İki aylık Gezi Parkı, iki yıllık Occupy Wall Street’i geçti
 

Occupy Wall Street(OWS) olayları hatırlanacağı gibi sosyo-ekonomik eşitsizliğin tavan yaptığı ABD’de yaşanmıştı. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin protesto edildiği olaylar dünya gündeminde uzun süre yer tutmuştu. “OWS” protestolarının sosyo-ekonomik boyutlarını bir kenara bırakarak sosyal medya sürecinin nasıl işlediğine bir göz atalım.

OWS protestoları Ocak 2011-Şubat 2013 olmak üzere iki yıllık bir süreci kapsarken Gezi parkı direnişi daha iki ayını yeni doldurdu. Bu durumda sağlıklı bir analiz tam olarak doğru değil. Fakat Gezi parkının sosyal medya yönünden şu aşama da bile daha önde olduğu durumlar var.

OWS sürecinde de “haberleşme” büyük oranda “twitter” üzerinden devam etti.  Twitter’ın bünyesinde oluşturduğu “etiket” (hashtag) sayesinde konu ile ilgili tweetler tek başlık altında toplanabildi. Süreç boyunca en fazla kullanılan etiketler sırası ile şöyleydi: #OWS, #OccupyWallStreet, #OccupyWallSt, #OccupyWallStNYC ve #NYPD.  

Etiket bazında değerlendirecek olursak en fazla kullanılan #OWS etiketi 2 yıllık süreç içerisinde toplamda 11 126 729 mesaj toplarken, Gezi Parkı sürecinde #direngeziparkı etiketi  7 920 511 mesaj topladı. OWS hareketi Gezi parkı protestoları gibi tüm ülkeye yayıldı. Fakat haberleşme gene “Occupy Wall Street” ve “New York” imzalı etiketlerle sürdü. Türkiye’de ise İstanbul dışı şehirlerde yaşanan eylemler için o şehrin ismini taşıyan etiketler kullanıldı. (#direnankara, #direnantakya, #direnadana, #direnekişehir… gibi) Yani OWS sürecinde ana etiket olan “#OWS”’nin ülke geneline daha çok hitap ettiğini ve bunu iki yıllık bir süre içerisinde yaptığını varsayarsak topladığı 11.1 milyon mesajın #direngeziparkı etiketine oranla fazla olmadığını düşünebiliriz.

Kullanılan etiketlerin katlanmış toplamlarına bakarsak OWS protestoları için açılan toplam 5 etiketin mesaj bazında ulaştığı rakam sayısı 15.8 milyon iken gezi parkında toplam 20 etiketin ulaştığı mesaj sayısı 23.9 milyon adetti.
 

Birikmiş toplamda 5 milyon tweet adetine ulaşma zamanı OWS hareketinde 2 ayı bulurken, Gezi Parkı protestolarında 5 milyon tweet adetine 3 gün gibi bir süre zarfında erişildi.

Yani toparlayacak olursa OWS ve Gezi Parkı protestoları zaman olarak karşılaştırılamayacak düzeyde olsa bile Gezi direnişi sırasındaki sosyal medya kullanımı Occupy Wall Street hareketi ile baş başa gitmekte.  Birim zamandaki verilerde Gezi Parkı verileri OWS verilerine göre önde iken genel verilere baktığımızda OWS verileri ön plana çıkıyor.
 

Sosyal Medya Arap Baharı’nı da etkiledi

Sosyal Medya’nın halk hareketlerine etkisi, Arap Baharı’nda da yaşandı.  Bu ülkelerdeki sosyal medya etkisi birçok araştırmaya konu olmuş durumda. insanhaber.com olarak bu dosyamızda sosyal medyanın en fazla etkisinin görüldüğü 2011 Tahrir Meydanı ile Gezi Parkı sürecinin istatistiklerini karşılaştıracağız.

Tahrir Meydanı Direnişi’ni 25 Ocak-11 Şubat arasında 18 günlük bir dilimde inceleyebiliriz. Çünkü sosyal medya etkisi bu 18 günlük dilimde ön plana çıkıyor. Tahrir Direnişi de diğer halk hareketlerinde görüldüğü gibi etiketler üzerinden yürümüş durumda. #egypt, #cario, #jan25, #mubarek en çok kullanılan etiketler olarak ön plana çıkıyor.

#egypt etiketi 1.4 milyon mesaj toplarken, #jan25 etiketi 1.2 milyon etiket topladı. Gezi Parkı süresince etiket bazında toplanan mesajlar (23.9 milyon) ise Mısır Devrimi ile karşılaştırılamayacak durumda yüksek. Fakat Mısır Devrimi’ndeki sosyal medya hareketinin Gezi Parkı’na göre dezavantajlı olduğu durumlar mevcut.
 

Hükümet Mısır’da internet kullanımını kesti
 

Yukarıdaki grafik 1 Ocak – 30 Mart 2011 arasını kapsayan ve Ortadoğu ve Arap Dünyası ülkelerindeki atılan tweet sayısını gösteriyor. Bu tarihler arasında Mısır’da büyük bir halk hareketi olmuş ve Mübarek devrilmişti. Bu harekete rağmen Mısır’da atılan tweet sayısı Türkiye’de atılan tweet sayısını geçemiyor. 



 

Bir diğer dezavantajlı durumu ise Mısır’daki gösteriler sırasında Mübarek rejiminin internete erişimi durdurması oldu. Yukarıdaki grafikte 27 Ocak gecesi hükümetin internet erişimini kesmesinden sonra tweet sayısındaki düşüşü gözlemleyebiliyoruz. Göstericiler bu tarihten sonra ne kadar bu yasağı delmek için alternatif yollar geliştirsede Mübarek rejimi yıkılana kadar sağlıklı bir internet akışı sağlanamadı.

Bu sebeplerden ötürü Tahrir Direnişi sırasındaki sosyal medya ayağının Gezi Parkı ile karşılaştırılması tam olarak sağlıklı görünmüyor.
 

Mısır’da atılan tweetlerin sadece %15’i Arapça
 

Mısır’daki atılan tweetleri inceleyecek olursak; karşımıza “İngilizce” hakimiyeti çıkıyor. İlgili etiketlerle atılan tweetlerin sadece %15’ini Arapça alfabeli tweetler oluşturuyor.  Peki bu durum neden ortaya çıktı? Bu durumun ortaya çıkmasının en büyük nedenlerinden biri Mübarek tarafından internetin erişime kapatılması görülüyor. Çünkü internete erişim durduktan sonra; Google ve Twitter internetsiz kullanılan bir sistem devreye soktu.  “Speak-to-tweet” ”( https://twitter.com/speak2tweet) adı verilen sistem ile internet bağlantısına gerek olmadan, sadece uluslararası bir telefon kodu yoluyla sesli mesaj bırakılabiliyordu. Bu sesli mesajlar #egypt etiketi ile yazılı olarak twitter’a aktarılıyordu.

Toparlayacak olursak ne Tahrir ne de Occupy Wall Street hareketi sosyal medya yönünden tam olarak Gezi Parkı ile karşılaştırılacak durumda değil. Ancak birim zamanda etki bazında baktığımızda Gezi Parkı sürecinde twitter’ın kullanım oranı oldukça fazla.

Bilgi Kirliliği

Bir önceki bölümd Gezi Parkı'nda oluşan sosyal medya dezenformasyonları incelemiştik. Bu yazımızda ortaya çıktı ki ana akım medyanın sürece dahil olmaması doğru ve güvenilir haber akışının sağlanmaması sonucunu doğurmuştu. Occupy Wall Street ve Tahrir hareketleri bu anlamda birbirine zıt iki örnek olarak karşımıza çıkıyor. Tahrir Direnişi'nde Mübarek rejiminin ülkedeki tüm haber kaynaklarını kesmesi sonucunda oluşan bilgi kirliliği ortamı halkın çoğunu yanıltmıştı. Yalan kaynaklar gösterilerek yayılan bu haberler insanları sokağa dökmeyi başarmıştı. Occupy Wall Street hareketi ise medyanın yabancı kalmadığı, sürece dahil olduğu bir hareket olarak karşımıza çıkıyor. Bu  yüzden OWS hareketinde ne Gezi Parkı gibi ne de Tahrir Direnişi gibi halk yalan haberlerle çok sık karşılaşmadı.

....

Gezi Parkı Direnişi'nde sosyal medyanın hayati bir önemi olduğunu kavramış bulunmaktayız. Sosyal medya Gezi Direnişi'nin ilk haber kaynağı olarak karşımıza çıktı. Bu süreç ana akım medyanın belki de süreçte yeteri kadar yer almamasından dolayı oluştu. İnsanlar olaylar hakkında bilgi almak için ilk sosyal medyayı takibe aldı. Gezi süreci medyanın sadece bugününü değil, geçmişte yaptığı haberleri de insanlara sorgulattı. Sosyal medyanın her türlü bilgiye açık olması ve bir filtreleme mekanizması olmaması, insanların bu haberi doğruladıktan sonra itibar etmesi gerektiğini ortaya çıkardı. 

Soner Çetin / insanhaber.com

Kaynaklar:

i) The Reasons Social Media Contributed To The 2011 Egyptian Revolution / N.K. Chebib & R.M. Sohail

ii) Arap Social Report / Dubai School of Government (May 2011)

iii) (How) Will the Revolution be Retweeted? Information Diffusion and the 2011 Egyptian Uprising / K.Starbird & L.Palen

iv) Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi / M.Banko & A.R. Babaoğlan




 

Son Güncelleme: 29.05.2017 13:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.