24 Mart 2018 Cumartesi 20:08
Can Dündar yazdı ''Korkma''

Almanya ve Türkiye, aynı ay içinde, kuşaklardır söylenen milli marşlarını tartışmaya açtı. İkisinde de bu tartışma, ciddi eleştirilerle karşılandı. Ancak iki tartışma arasında iki önemli fark vardı:

Birincisi, Almanya’daki tartışma, marşın sözleriyle ilgiliyken, Türkiye’deki bestesini hedef aldı.

İkincisi, Almanya’da iktidar, marşta değişiklik teklifini benimsemezken, Türkiye’de teklif bizzat iktidardan geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’daki darbe girişimine halkın karşı koyuşuna ya da Türk ordusunun Suriye operasyonuna ilişkin, "mehter marşı gibi bir marş olmamasından" yakındı. Şairleri göreve çağırdı. "Evde torunum bile mehter marşıyla yürüyor" dedi.

Sonra da "İstiklal Marşı’nın hakiki manasını yüreklere nakşedecek bir bestenin bulunamaması"ndan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Muhalefetin tepkisiyle karşılaşan bu çağrının temelinde biri kültürel, diğeri siyasal iki sebep yatıyor:

Kültürel boyut, Erdoğan’ın torununun evdeki yürüyüşünde saklı… "Mehter", Osmanlı İmparatorluğu döneminde, fethe giden yeniçerilere eşlik eden askeri müzik ocağının adı… 19. Yüzyılda,  kaldırılmış, yerine Avrupai bandolar kurulmuştu. Erdoğan’ın mehteran sempatisi, kısmen Osmanlı hayranlığından, kısmense Cumhuriyetin Osmanlı’nın mirasına sırt çeviren, "alafranga" kültür politikalarına duyduğu husumetten kaynaklanıyor. Bu husumete, İstiklal Marşı’nın bestesi de dâhil… 1921’de bestelenen marşın sözleri, Kurtuluş Savaşı’nın efsanevî şairi Mehmet Âkif Ersoy’a ait. Beste ise, Osman Zeki Üngör’ün… Mesele şu ki, Üngör’ün Batılı formlarla yaptığı beste, prozodi hatalarıyla dolu; o yüzden de, mehteran ritmine alışmış kuşaklar ve kulaklar için, söylenmesi son derece güç…

Tartışmanın siyasal boyutuna gelince:

Erdoğan, uzun zamandır, her alanda Atatürk’le boy ölçüşmeye çalışıyor. Bunun için, küçük sembolik hamleler yapıyor:

Atatürk’ün küçük sarayında başladığı cumhurbaşkanlığını, kendi görkemli sarayına taşıdı. Atatürk’ün döneminde getirilen Meclis başkanına frak giyme zorunluluğunu, iftiharla kaldırttı. Latin harflerini, Türkçe ezanı, tesettür yasağını eleştirdi. Atatürk’ten fazla tren yolu yapmakla övündü. Kimi belediyelerde Atatürk resimleri kaldırılırken yerine Erdoğan’ınkiler konuldu. İstiklal Marşı tartışması da, Erdoğan’ın zihnindeki "kendi marşını yazdırma" hırsının bir yansıması... Bu hırs, Cumhuriyet’in kazanımlarıyla yetişmiş kuşaklarda kaygı yaratıyor. Ancak onlara cesaret veren şey, İstiklal Marşı’nın ilk dizesinde yatıyor. Türkiye’nin milli marşı, "Korkma" sözüyle başlıyor.

Son Güncelleme: 24.03.2018 22:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.