24 Temmuz 2018 Salı 16:14
Ahmet Şık'tan protesto çağrısı!

TBMM'deki gergin oturumun ardından HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'tan açıklama geldi.

Evrensel  gazetesine konuşan Şık, TRT paylarının verilmemesi gerektiğini belirten Ahmet Şık, gerginlik anına ilişkin şunları söyledi:

“Tam da yeni yasanın tüm Türkiye’ye teşmil etmek istediği şey budur. Yani hani metinde de diyorum ya ‘Hakikatin ve ne olduğunuzun hiçbir şekilde görülmesini, konuşulmasını istemiyorsunuz’. Yeni yasa da bunu getiriyor işte. Bizim itiraz ettiğimiz şey de bu. Aslında bizim çoğunlukçuluk diye eleştirdiğimiz şeyin bizatihi prototipi Meclisin şu anki mevcut yapısıdır. Çünkü oradaki saldırı vs. tamamen çoğunluk olmaktan kaynaklı bir güvenle yapılmış ve biz ne dersek o olur zihniyeti. Biz de buna itiraz ediyoruz. Dün yaşananlar aslında KHK ile OHAL ile kurulan rejimin ne olduğunu da gösteriyor.”

KONUŞMASINDAKİ "AHLAKSIZLIK" İFADESİ

Konuşmasındaki “ahlaksızlık” ifadesine açıklık getiren Şık, “Benim orada bahsettiğim şey, ahlaksızlık yani, ona dair şunu söylemeliyim, ben kimsenin özel hayatıyla ilgilenen ve bunu malzeme eden biri hiçbir zaman olmadım, olmayacağım. Benim söylediğim, ne bir kişiyi ne bir kurumu hedef alıyor, bir siyasi anlayışa dair bir eleştiri o. AKP’nin sahip olmadığı siyasi ahlakın ne olduğunu anlatmaya çalıştım. Metnin tamamına, bütünlüklü baktığında orada bir siyasi etik anlayışına dair bir eleştiri olduğunu görürsünüz. Sırf bir provokasyon yapmak için bunu yaptılar. Orada kürsü de var mikrofon da var, bütün medya da ellerinde zaten. Buyursunlar yanıt versinler” diye konuştu.

"BANA SALDIRAN ALPAY ÖZALAN DEĞİL"

Şık, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bir düzeltme de yapayım, bana saldıran Alpay(Özalan) değil, ben Alpay’ı o an Mecliste görmedim bile. Saldıran AKP Grup Başkan Vekili(Bülent Turan). Saldırıyı yöneten, diğerlerine işaret vermek için kalkıp ağza alınmayacak küfürler savuran oydu. Sığ bir kurnazlık içinde mikrofon kapandıktan sonra saldıran odur.”

Meclis kürsüsünden söz söylemeye devam edeceğini söyleyen Şık, “Herkesin Meclise dair bir inançsızlığı var, eskiden de yoktu. Tabii ki bu dönem daha fazla yok ama, Meclis her zaman sisteme muhalif olduğunu söyleyenlerin ya da kurulu düzenin yanlışlarına itiraz ettiğini söyleyenlerin herhangi parti ve milletvekillerinin söz söyleme kürsüsüdür. Dün bunlardan birini gördük ve biz o işlevi yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

"TÜRKİYE'DE OLMAYAN HER ŞEYİN BAYRAMI VAR"

TRT’nin Cumhurbaşkanlığına, RTÜK’ün de Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanması kararını değerlendiren Şık, “Bana sorarsan TRT’nin Cumhurbaşkanlığına bağlanması çok iyi bir karar, her şey rücu ediyor işte, en azından adını koymuşlar yani. Bence milyonlarca insan gidip ‘Biz TRT’ye katkı payı vermek istemiyoruz’ diye dilekçe vermeli, barolar da bunu organize etmeli. TRT’yi, ihtimal yok ama en azından ahlaki bir yayın çizgisine oturtmanın gerekliliği üzerinden bir eleştiri olarak o dilekçeleri vermek gerektiğini düşünüyorum” dedi. 24 Temmuz’un sansürün kaldırılışının yıl dönümü ve ‘Basın Bayramı’ olduğunu hatırlatan Şık, “Türkiye’de olmayan her şeyin bayramı, günü var, sansürün bu kadar yaygın bir medya kuralı olduğu bir dönemde sansürün kaldırılışının yıl dönümü kutlanıyor abes bu” dedi.

AHMET ŞIK KİMDİR?

"Ahmet Şık, 1970 Adana doğumlu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Gazeteciliğe Milliyet gazetesinde stajyer muhabir olarak başladığında üniversitenin birinci sınıfında okuyordu.

1991 ve 2007 yılları arasında Cumhuriyet, Evrensel ve Yeni Yüzyıl gazeteleri ile Nokta dergisinde muhabir, Reuters haber ajansında da foto muhabiri olarak çalıştı.

METİN GÖKTEPE ÖDÜLLERİ

2001'de yazılı haber, 2002'de jüri özel ödülü, 2007'de yazılı haber dallarında Metin Göktepe ödüllerine layık görüldü.

2005 yılında Radikal gazetesinde çalışırken, Doğan Grubu'na alacak davası açtığı için işten çıkarıldı. Sonrasında çalışmaya başladığı Aktüel dergisinden de açtığı dava gerekçe gösterilerek işine son verildi.

301'DEN YARGILANDI

Hrant Dink suikastı sonrasında Nokta dergisinde yayımlanan "Asker İç Güvenlikten Elini Çekmeli" başlıklı röportaj ve "Hayata Dönüş" operasyonlarının yıldönümünde Bayrampaşa Cezaevi'nin kadın koğuşunda sağ kurtulan Münevver Köz ile yapılan "Bayrampaşa'da O Gün" başlıklı söyleşi nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinden yargılandı. 8 Mart 2007’de medyanın askerler tarafından fişlendiğinin iddia edildiği “Askerin medya notları!” başlıklı habere imza attı.

ERGENEKON KİTAPLARI

Radikal gazetesinden çalışma arkadaşı Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte yazdığı Kontrgerilla ve Ergenekon'u Anlama Kılavuzu ve Ergenekon'da Kim Kimdir? kitaplarında, "Ergenekon Soruşturması'nın gizliliğini ihlal ettiği" iddiasıyla üç yıl hapis istemiyle yargılandığı davadan 13 Mayıs 2011'de beraat etti.

'DOKUNAN YANAR'

3 Mart 2011 tarihinde, Ergenekon Soruşturması kapsamında evinde ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki odasında yapılan arama sonrasında gözaltına alındı.

5 Mart günü tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedildi. 6 Mart 2011'de "Ergenekon terör örgütüne üye olma" suçundan tutuklanarak gazeteci Nedim Şener ile birlikte Metris Cezaevi'ne gönderildi.

Polis evinden alırken “Dokunan yanar” demişti.

Aynı soruşturmada OdaTV muhabiri İklim Kaleli Bayraktar, OdaTV Ankara Temsilcisi Mümtaz İdil, OdaTV'nin Koordinatörü Doğan Yurdakul, gazeteci Müyesser Yıldız, gazeteci Sait Kılıç, Aydın Bıyıklı, Coşkun Musluk gözaltına alındı. Dava OdaTV davası olarak adlandırıldı.

25 Mart 2011’de Ahmet Şık’ın tutuklanmasının ardından Facebook üzerinden başlatılan "Ahmet Şık'ın Kitabı Bende de Var" adlı kampanyaya iki günde 58 bin kişi imza attı. 

14 Temmuz 2011'de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Basın Özgürlüğü Ödülü Ahmet Şık'a verildi.

16 Kasım 2011’de Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” adını vermeyi planladığı, üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü ve devlet içinde Fethullah Gülen örgütlenmesini konu alan kitabı “000 Kitap – Dokunan Yanar” adıyla yayınlandı ve İstanbul Kitap Fuarı’nda okurla buluştu.

Son Güncelleme: 24.07.2018 16:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.