Sergileri gezmek, sergilenenleri görmek, incelemek, üzerinde düşünmek, ne anlatılmak isteniyorsa zihinsel emek vermek zaman ayırılması gereken bir etkinlik türü. Tadına vardığınız da vazgeçilmezlerinizden olması kaçınılmaz. Epeydir bu etkinliklerde, izleyeni de etkinliğe katan performanslar, biçimler uygulanıyor. Geziyorsunuz, görüyorsunuz, istiyorsanız deneyimliyorsunuz.

Yaz geldi, sezon kapandı derken, mutlaka izlenmesi gereken sergiler de galerilerde yerlerini almaya başladı. Sanat etkinlikleri tatil yapmıyorlar, yapmamalılar.

Akbank Sanat - Beyoğlu

Beni Bul

Otoportreye Çağdaş Dokunuşlar

Küratör: Merih Akoğul

29 Temmuza kadar gezilebilir.

Katılımcılar, otoportreleriyle önce kendilerini kendilerine anlatmaya çalışmışlar, sonra kendilerini bize anlatma arayışı içindeler. Çağdaş sanatımızın dahi çocuğu, çok erken ve zamansız kaybımız Şahin Kaygun'un otoportresini sergide görmek, görenler için bile yeniden bir şans. Yanı sıra 23 sanatçı ve bir kolektifin tadına doyulmaz işleri.

Katılımcılar: Deniz Açıksöz, Burcu Aksoy, Kezban Arca Batıbeki, Sadık Demiröz, Ahmet Elhan, Ahmet Öner Gezgin, H-art Collective, Gül Ilgaz, Hüseyin Işık, Balkan Naci İslimyeli, Ali Kabaş, Çerkes Karadağ, Yonca Karakaş, Şahin Kaygun, Sıtkı Kösemen, Şükran Moral, Yıldız Moran, Levent Öget, Ferhat Özgür, Aleksi Petridi, Erhan Şermet, Rıza Aydan Turak, Cem Turgay, Muammer Yanmaz.

Sergi, tanıtım kataloğunda kendini şöyle tanımlıyor.

"İnsanın kendisini ifade etmesinin birçok yolu vardır. Bunlardan en önemlisi sanattır. Sanatçı yaşamla olan arakesitte yapıtlarını üretir. Otoportre çekmek, aslında sanatçının benliğiyle oynamasıdır. Fotoğrafı çeken ve poz veren kişi aynı noktada buluşur ve sonra da ayrılır. Geriye kanıt olarak yalnızca yapıt kalır. Beni Bul sergisi 23 sanatçı ve bir kolektifin eserlerinden oluşuyor. Sergi, farklı fotografik eğilim ve yaklaşıma sahip olan sanatçıların fotoğraf makinelerini iç dünyalarına bedenleri ve suretleri üzerinden yönlendirmeleri, dünyaya bakış ve algılayışlarını felsefe, psikoloji, sosyoloji ve sanat üzerinden sorgulamaları ve orada bulduklarını fotoğraf üzerinden yorumladıkları işlerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor."

İstanbul'da olmayanlar, göremeyecekler için ;

http://www.akbanksanat.com/pdf/BeniBulSergisi.pdf

Arter - Beyoğlu

Görme Biçimleri

Küratörler: Sam Bardaouil ve Till Fellrath

13 Ağustos'a kadar gezilebilir.

Güzel Sanatlar alanıyla ilgilenenlerin görme biçimleri eğitimleri ve arayışları ömür boyu bir faaliyet. Bu sergi adeta bir ders niteliğinde, hem sanatçı arayışlarının zenginliğinin özgün örneklerini veriyor, hem de sade seyircinin deneyimlemelerin keyfine varmasını sağlıyor. Korkmayın, perde aralıklarında, yer örtülerinin altında neler varmışın peşinde koşun. Tek başına misafir edildiğiniz odadaki "no" ya rağmen sunulan çikolatalı ürünleri yiyin, merak edin paketini parçalayın ya da yemeyin sadece seyredin. Eminim odadaki davranışınızı, çikolatalı ürünü niye yediğinizi veya yemediğinizi çıkışta mutlaka sorgular olacaksınız.

Sergi ile ilgili değil ama serginin tanıtımıyla ilgili bir gözlemimi paylaşmak istiyorum

Sergi dokümanlarını elde etmem için yardımcı olan ARTER Medya Koordinatörü Üstüngel İnanç'a özellikle teşekkür etmem gerekiyor. Sergi tanıtımı için gönderdiği fotoğraflarda, fotoğrafçı Murat Germen'in isminin anılmasına gösterdiği özenden ötürü. Bu titizlik çok özlediğimizi bir şey, tanıtım etkinliklerinde fotoğrafçılar genellikle es geçilen kişiler. Bu değerli yaklaşımı kutluyorum.

Sanatçılar: Ghada Amer, Chris Bond, Ulisse Cantagalli, David Claerbout, Jojakim Cortis & Adrian Sonderegger, Hayri Çizel, Salvador Dali, Hans-Peter Feldmann, Andreas Gursky, Mona Hatoum, Jeppe Hein, Paul & Marlene Kos, Alicja Kwade, Gustav Metzger, Shana Moulton, Vik Muniz, Grayson Perry, Walid Raad, Edouard Frederic Wilhelm Richter, Fred Sandback, Markus Schinwald, Hassan Sharif, Cindy Sherman, Kim Tschang-Yeul, James Turrell, Kara Walker, James Webb, Frederik de Wit ve ismi bilinmeyen sanatçılar.

Sergiyi gezerken kılavuzunuz olacak sergi rehberi kitapçığında sergi bakın nasıl anlatılıyor.

“Görme Biçimleri, MÖ 1000 yılından günümüze 33 sanatçının yapıtlarını içeren; resim, heykel ve fotoğraftan ses, film ve karışık teknik yerleştirmelerine kadar çeşitli mecraları kapsayan uluslararası bir grup sergisi. John Berger 1972'de yayınlanan görsel kültür üzerine ufuk açıcı kitabı Görme Biçimleri'nde sanat eleştirisi alanını profesyonel sanat uzmanından uzaklaştırıp meslekten olmayan izleyicilerin erişebileceği biçimde yeniden konumlandırmıştı. Bu sergi Berger'in ezber bozan argümanının kılavuzluğunda izleyiciyi sanat yapıtlarıyla etkin bir şekilde bağ kurmaya ve aslında aşina olduğumuz formların ve kavramların yenilenmiş yenilenmiş anlamlar kazanabildiği türlü yolları incelemeye davet ediyor.

İzleyicinin bir sanat yapıtını anlama arzusu, yapıtın içinde yaratıldığı geleneklerin temelini oluşturan siyasetten ve sergilenmesinde başvurulan işleyişlerden asla tamamen ayrılamaz. "Görme Biçimleri", çizgisel olmayan bir zamansal akış üzerinde dönemlerin, türlerin ve sözde "izmler"in katılığına meydan okuyarak kendini ortaya koyuyor. Sergide yer alan pek çok yapıt, maruz kaldıkları siyasallaşmış bağlamların altını çizerek, bir parçaları gibi gözüken sanat tarihsel referansların eleştirisini sunuyor."

Depo - Tophane

Humus Sedası

Sergi koordinatörü: Naşva Hamdun

Kaleemat Sanat Galerisi ve SIMAT-Kültürel Miras için Suriyeliler işbirliğiyle

6 Ağustos'a kadar izlenebilir.

Ülkemizin de için bulunduğu coğrafya trajik günler yaşamakta, savaşlar, göç, parçalanmış aileler, ayrılıklar, yeniden yaşama tutunma arayışları, kültürlerin başka düzlemlerde iletişimi, uyum, doğulan topraklara özlem, oraları anlatma isteği bu sergiyle tümüyle gözlerimiz önüne serilmiş.

Humus - İstanbul kültürlenme köprüsü, keşke başka şartlarda kurulabilseydi.

Katılımcılar : Abdulkadir Azzuz, Gassan El-Nana, Aun Drubi, Abdulla Murat, Edvar Şehda, Rabi Ahras, Samer Huaija, Mahmut Şeihani, Karam Matuk, Abdulla Obeid, Abdulrazzak Şabalut, Afaf Karma, Buşra Mustafa, Mahmut Daiyub, Eyat Daiyub, Ahmad Eddulli, Behzat Sulaiman, Muhamet Alauddin Abdulmola, Nida Eddendeşi, Abdulkerim Ömerin, Hassan Salih, Suad Jarrus, Prof. Dr. Stefan Weber, El-Vaer Mahallesi Sokak Sanatçıları, Malaz Dagistani.

Sergi tanıtımlarında kendini şöyle anlatıyor.

"Humus'u bilen herkes, tarihinin derinliğini ve coğrafi yapısının yumuşaklığını fark etmiştir. Humus güneyin başkenti Şam ile kuzeyin başkenti Halep arasındaki kesişme noktasıdır. Ovaları batıda denize açılırken, doğuda Şam kırlarına bağlanır ve bu nedenle havası çoğunlukla ılımandır. Bu hava Humus halkına da etki etmiş olmalıdır ki, birçok tarihçi tarafından yumuşak mizaçlı olarak nitelendirilmişlerdir. Suriye kültürüne de mizah ve itidal katmayı başarmış bir özellik. Son yıllarda devrimin başkenti olarak anılan Humus'u tanıyanlar onun Suriye'nin kalbi olduğunu söyleyecektir. Bu sergi de Humus sevgisini ifade etmeye yönelik bir teşebbüstür.

"Humus Sedası" sergisi, şehrin sosyal, kültürel ve sanatsal yaşamını tanımak ve kültürel mirasını araştırmak için bir fırsat sunuyor. Humus'un tarihi ve sembolik yerlerini tanıtan fotoğrafların ve bu kentten çıkmış sanatçıların işlerinden örneklerin sunulacağı sergi, içereceği diğer faaliyetlerle izleyicide şehre, insanlarına, geleneklerine dair bir aşinalık yaratmayı hedefliyor. "

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi ANAMED - Beyoğlu

Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük

Küratör: Duygu Tarkan

İçerik Geliştirme: Şeyda Çetin

25 Ekim'e kadar gezilebilir.

Beni 1960’lara ilkokul yıllarıma götürdü. Hatırlıyorum, okuduğum Mecitözü Atatürk İlköğretim Okulu'nda iki şeye özel önem verildiğini. Birincisi okuma alışkanlığımız, mini mini tuzak sorularla bir şekilde denetleniyordu. İkincisi, ilimiz Çorum'daki Ören - Kazı yerlerine gezmeye, görmeye götürülmemiz. Ülkemizin kültürel altyapısı ve mirası ile ilgili tüm birikimin eğitimimizin bir parçası olması gerektiğini düşünürüm. Sergide VR (Sanal Gerçeklik) uygulaması ile deneyimleyerek kendinizi kazı yerinde dolaşır bulabilirsiniz.

Sergi ANAMED web sitesinde kendini anlatıyor.

"Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED), yeni sergisi “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” ile 9 bin yıllık tarihe sahip yerleşmeyi odağına alarak arkeolojik çalışmaların bilinmeyen yanlarını ziyaretçilerle buluşturacak. 1993 yılından itibaren Ian Hodder başkanlığında yürütülen kazı çalışması ve bilime evrensel düzeyde katkıda bulunan araştırmalar, güncel ve interaktif sergileme teknikleriyle aktarılacak. Sergide ziyaretçiler, arkeologların verilere nasıl ulaştığını ve laboratuvarlardaki merak uyandıran bilimsel analizleri etkileşimli olarak deneyimleyebilecek.

Neolitik döneme tarihlenen Konya’daki Çatalhöyük yerleşmesinin 25. kazı sezonunu kutlayan ve Ian Hodder danışmanlığında geliştirilen serginin içeriği Duygu Tarkan küratörlüğünde Çatalhöyük araştırmacılarının katkılarıyla hazırlandı. Deneyime dayalı sergileme yöntemlerine başvurulan serginin tasarımını ise PATTU Mimarlık yaptı. 1997 yılından beri Çatalhöyük kazılarının ana sponsoru olan Yapı Kredi’nin katkılarının yanı sıra Arçelik’in teknoloji sponsorluğunda gerçekleştirilen sergi, dünyanın en eski topluluklarından birinin avcı toplayıcılıktan tarım toplumuna geçiş sürecine ve sosyoekonomik organizasyonuna ışık tutmak için yürütülen araştırmaları inceleme fırsatı sunuyor."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.