05 Ocak 2017 Perşembe 10:18
Korkut Boratav: Dolar'da 2016'nın en kötü rekoru Türkiye'de

Türkiye gerek siyasi, gerekse de ekonomik anlamda oldukça kötü bir yılı geride bıraktı. 15 Temmuz darbe girişimiyle hareketlenen iç siyasette Yeni Anayasa tartışmalarıyla ateş hiç durmadan yükselirken, art arda yaşanan terör saldırıları ve Güneydoğu’da başlayan operasyonlar, ülkedeki güven ortamını derinden sarstı. Dış politikada ise başta Suriye olmak üzere batıyla gerilen ilişkiler gündemin üst sıralarında yerini koruyor.

Güvenlik sorununun yanında vatandaşın en önemli gündem maddesi ise ekonomi. Yükselen döviz kuru ile gelen rekor yükselişler ve art arda gelen zamlar vatandaşı düşündürüyor. Uzmanlar ise 2017 için umutlu değil.

Ekonomik anlamda 2016’nın fotoğrafını çeken ekonomist Korkut Boratav, İnsan Haber'e yaptığı değerlendirmede;  geride bıraktığımız yılda Türkiye’nin, doların en çok yükseldiği ülke olduğunun altını çizerken, yeni yıl için “Eğer 2008’deki gibi bir furya Türkiye’yi etkilemeye devam ederse 2017’nin de önemli bir bölümü milli gelirin daraldığı, dolayısıyla gelirlerin düştüğü, işsizliğin arttığı bir takvim olacaktır“ dedi.

İşte Türkiye'nin önemli ekonomistlerinden biri olan Prof. Dr. Korkut Boratav'un İnsan Haber'e yaptığı değerlendirmeler;

FED’İN FAİZ KARARI EN ÇOK TÜRKİYE’Yİ ETKİLEDİ

Ekonomideki kötü gidişin temelinde iki ana sebep var. Bunlardan birincisi Türkiye’nin dünyadaki olumsuz konjonktürden bir anlamda daha fazla etkilenmiş olmasıdır. Dünyadaki olumsuz konjonktür ise esas olarak Amerikan Merkez Bankası’nın(FED) uzun zamandır beklenen faiz artırımını yapması ve bunu 2017’de de sürdüreceğini aşağı yukarı kesin bir dille belirtmesidir. Faizlerin yükselmesi dünyada bizim gibi çevre ekonomilerine taşmış olan kısa vadeli paraların önemli bir bölümünün geri çekilmesiyle sonuçlanıyor. Bu herkesi etkiliyor.

TRUMP’IN SEÇİLMESİ PİYASALARI TEDİRGİN ETTİ

Kötü gidişin ikinci sebebi ise ABD’de beklenmeyen bir seçim sonucuyla Donald Trump’ın başa gelmesi. Piyasalarda tedirginlik yaratmıştır. Çünkü Trump, neo-liberal söylemin unsurlarından biri olan serbest dış ticaret politikalarına eleştirel yaklaşıyor, korumacılık sinyalleri veriyor.  Amerikan sanayinin tasfiye edilmesine ilişkin günah tablosunu bu serbest ticarette ve uluslar arası anlaşmalarda arıyor.

15 TEMMUZ SONRASI TÜRKİYE’DE HUZURSUZLUK HAKİM

Bu iki etki bütün dünya ekonomisini etkilese de en çok zarar  gören ülke Türkiye oldu. Çünkü Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra önemli bir huzursuzluk oldu. Bu durum ülke içinde olduğu gibi dışarıda da algılanıyor. Huzursuzluk darbe girişimi sonrası yaşanan cezai, idari ve ekonomik operasyonlarla ortaya çıktı.

2016’DA DOLARIN EN ÇOK YÜKSELDİĞİ ÜLKE TÜRKİYE

Bunun için Türkiye genel bir uluslararası sermaye hareketlerinin çıkışa yöneldiği, yani bizim gibi yükselen piyasa ekonomilerinin fon çıkışına yöneldiği bir konjönktürde daha olumsuz etkilendi. Bu durumun da yansıması özellikle de döviz kurları üzerinde algılanıyor. Yani 2016’nın tümünde veya ikinci yarısında dolar fiyatı olarak en çok yükselen ülke Türkiye oldu.

YABANCI SERMAYE İSTİKRAR ARAR

Bu durumun yanında bir de siyasi bir belirsizlik söz konusu. Yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı’yla ilgili bir referandum olasılığı var. Yabancı para her zaman demokrasi değil, istikrar arar.  Gerekirse her türlü sağcı veya diktacı rejim olsun ama istikrar olsun diye düşünür. Mesela Çin, Komünist Parti tarafından yönetilen bir ülke, oldukça disiplinli bir yönetim var ama istikrar var. Onun için Çin, uluslararası sermayenin en çok irtibar ettiği ülkelerden biridir.

DIŞ KIRILGANLIKLAR VAR

Yine bunların dışında Türkiye’nin dış kırılganlıkları da var. Çok büyük bir cari açık devam ediyor, dış borcu olan şirketler oldukça fazla, finansman ihtiyacı yüksek.  Tüm bunlar ekonomi için belirsizlikler ve baş ağrıları yaratıyor.

KÜÇÜLME DEVAM EDERSE 2017’DE İŞSİZLİK ARTAR

Ekonomide yeni milli gelir rakamlarına göre Temmuz-Eylül arası yüzde 1,8 küçülme var. Eğer küçülme ciddiye dönecekse bu bir süre alır. Mesela 2008’de dönemin Başbakanı Erdoğan ‘kriz teğet geçti’ demişti ama o dönemde 12 ay Türkiye ekonomisi küçülmüştü. Eğer 2008’deki gibi bir furya Türkiye’yi etkilemeye devam ederse 2017’nin de önemli bir bölümü milli gelirin daraldığı, dolayısıyla gelirlerin düştüğü, işsizliğin arttığı bir takvim olacaktır.

HENÜZ  YORUM YAPABİLMEK İÇİN ERKEN

Ancak birden bire dünya çapında risk iştahı da coşabilir. Böyle bir durumda dış sermayedarlar ‘borsa yeterince düştü, TL ucuzladı Türkiye’de yatırım yapma zamanıdır da diyebilirler. Bir müddet sonra zaten bu böyle olacaktır. Ama bu süre ne kadar sonra olur onu bilemeyiz. Kısa vadeli kredilerin ne kadar döndürüldüğünü henüz göremiyoruz. Yenileniyor mu, şartları ağırlaşıyor mu henüz bilemiyoruz. Ama kısa vadeli fon çıkışlarının Eylül’den bu yana devam ettiğini biliyoruz, onun için sürece daha iyi hakim olabilmek için biraz daha bekleyip görmemiz gerekiyor.

Devrim Karadağ / İnsanHaber

Son Güncelleme: 18.02.2017 14:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.