Yakın zamanlara kadar trafik polisleri, özellikle şehirlerarası yollarda “uygun” yerlere, çoğu zaman sivil araçlar ile gizleyerek, radar ile hız kontrolü yaparlardı. Amaçları elbette ki kazaları önlemek değil, devlete ceza yolu ile gelir sağlamaktı. Zaman içersinde bundan canı yananlar işi yargıya götürdü ve bu tuzağı, yargı eliyle bozdular.

9 Ağustos akşam saatlerinde, Nurtepe Köprüsü civarında duvarlara yapıştırılmış olan afişleri sökmeye çalışan başı kapalı bir bayana, etraftan müdahale edenler olmuş. Başı kapalı kadın bas bas bağırıyormuş: “teröristler, vatan hainleri, devlet düşmanları” diye. Biri de kadını afiş yırtmaktan men edip, oradan uzaklaştırmak isteyince; aralarında sözlü tartışma başlamış ve iş giderek kim vatan haini, kim terörist derken, iş büyümüş ve polis gelip olaya el koymuş. Emniyette kadın, kendisine müdahale eden erkeğin sözlerini kaydettiğini ve üzerindeki kayıt cihazını polislere göstermiş ( oradan geçerken birdenbire afişi görüp, sökmeye çalışan kadının üzerinde profesyonel kayıt cihazı ne arıyor ve iş fiili mücadeleye döndüğünde; başörtülü kadın ne ara kayıt düğmesini çalışır hale getiriyor?).

Emniyette ifadeler alınırken (başı kapalı kadına kelepçe vurulmazken, erkeğe kelepçe vurulmuş bir halde oturtmuşlar), her ne oluyorsa başı kapalı kadının polis olduğu ortaya çıkıyor ve işin garip tarafı: orada görevli olarak bulunduğu da tespit ediliyor.

Devlet hala vatandaşına tuzak kurmak alışkanlığından vazgeçmemiş. Devletimizin derdi “teröristleri” eylemlerden uzak tutmak değil, tersine, eylemin yapılması için kışkırtıcı gönderip, provokasyon oluşmasını sağlamaya çalışıyor.

Peki, neden başı kapalı kadın?

Elbette İstanbul’da oturup da, Nurtepe ve civarında oturanların büyük çoğunluğunun Alevi olduğunu bilmeyen yoktur. Bir taşla, iki kuş vurmanın peşinde devletimiz. Alevilerin, başı kapalı Sünni bir kadına saldırmaları, yandaş medyada bulacağı yankıyı bir düşünsenize: Solcular, üstelik Aleviler, başı kapalı bir kadınımıza saldırmış. AKP’ye bir haftalık saldırı malzemesi ve hatta buradan, mezhep çatışması daha da körüklenebilir.

Devletimizin, yakın gelecekte, bu Alevi mahallelerine ilişkin iyi niyetli planları olmadığı söylemek, sanırım pek de yanlış olmayacaktır. Bundan kimler yarar sağlayacak ve kimler zarar görecek diye hep birlikte, önyargısız düşünmek gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.