1995 yılında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin isteği ile Doğu Ergil tarafından Kürtlerin Türkiye'deki durumuna ilişkin bilgilendirici ve istatistiki verilere dayanan bir araştırma yapılmıştı. Sakıp Sabancı da, kamuoyu önünde o raporu olumlamıştı. Miliyetçi Hareket Partisi'nin Başbuğu'u olan Alpaslan Türkeş de, Sabancı'ya " Sen kendi işine bak Sabancı ve çizmeyi aşma" diye uyarmış ve  bir sene sonra da Sabancı Center'ı basan DHKP-C üyeleri Sabancı'nın cezasını kardeşini öldürerek keşmişlerdi ( bu suikastı yapanlar ile onlara yol verenlerin, hangi pazarlıklar içinde olduğu şu an için konumuz dışı olduğundan; detaya girmemeyi seçiyorum).

Peki bu geçmişe dönük hatırlatmayı neden yapma gereği duydum? Papa'nın deyimi ile "Şeytan'ın adı ve soyadı biliniyor" demesini boşa çıkarmayan Şeytan lakaplı Rıdvan Dilmen'in hafta içinde Haber Türk programında söylediği "Ben Tayyip Erdoğan beye baktığımda parkasız bir Deniz Gezmiş görüyorum. Deniz Gezmiş de 'kahrolsun emperyalizm' diyordu, Erdoğan da emperyalistlerle mücadele ediyor" kendince benzetme yaptı (Evet hepimiz biliyoruz, Rıdvan Dilmen Türkiye Futbol Federasyonu Başkan'ı olmak istiyor. Ama bu söyledikleri halisane duygularla söylenmiştir, yoksa yalakalık olsun diye değildir). Tam bu benzetmenin densizliğine kızacakken, tarih bir kere daha kendini tekrarladı ve MHP'nin şimdiki Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkeş'e rahmet okutacak bir içerik ile Rıdvan Dilmen'i fırçaladı: "Sahadaki şeytanlığını siyasete taşımasınlar. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na 'Parkasız Deniz Gezmiş' ifadesi ne Türk milletine yakışır ne Cumhurbaşkanlığına yakışır ne de Cumhurbaşkanlığına yapılan bir yalakalığa yakışır. Şiddetle reddediyorum ve Türk milletinden özür dilemesini istiyorum. Cumhurbaşkanı bir dönemin teröristinin özdeşi olarak takdim edilemez".

Mare Nastrum veya Bizim Deniz

Can Yücel'in deyimi ile

"En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim, O, onun en güzel yüz metresini koşan" delikanlısıydı Deniz Gezmiş.

 Deniz Gezmiş ve devrimci arkadaşları ABD'nin 6. Filosuna ait askerlerini Dolmabahçe'den denize dökmekle anti-emperyalizmin en hasını yaparlarken, AKP'yi oluşturan kurucu ana kadrolar, o dönemde ABD emperyalizmine yalakalık yarışındaydı. TBMM'nin başkanı ve ülkemizin eski cumhurbaşkanı, devrimcilerin ABD emperyalizmine karşı düzenledikleri mitingleri ellerinde satırlarla kalleşçe basıp, Kanlı Pazar'a çevirmekle uğraş vermişlerdi zamanında.

NATO'ya Hayır kampanyasında, emperyalizme karşı mücadelede, zamanın polisleri TİP üyesi Vedat Demircioğlu'nu öldürürken, kahrolsun teröristler diye bağıranlar, bugünlerin sahte anti-emperyalistleri olduğunu bil istedim Rıdvan Dilmen.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının parkalarından başka sadece aşkları vardı, devrim aşkı. AKP'nin Genel Başkanı'nın ise bir parkası bile yok, anlıyor musun Rıdvan Dilmen?

Onlar, milliyetçi değillerdi. Yurtseverlikleri, devrimcilikle yoğrulmuştu. 1968 yılında Vietnam'da CIA uzmanı olarak görev yapan Robert Komer, 6 Ocak 1969'da ODTÜ'yü, ABD Büyükelçisi olarak ziyaret ettiğinde; Robert Komer'in arabası ateşe verilmiş ve "ODTÜ'de emperyalistlere yer yok" denilmişti.

Bı ülkede Filistinlilerin mücadelesine fiili ve fikri olarak olarak destek verenler sadece ve sadece devrimcilerdi. Bugün İsrail tarafından kurdurulmuş Hamas'ın yalancı mücadelesine, sadece lafta kalan destek verenlerin( Sahte One Minute çıkışları ile yandaşlar uyutulurken; İsrail ile ticaret hız kesmeden tırmandırmaları)  bizlere söyleyecek ve öğretecekleri ikiyüzlülükten başka bir şey yoktur.

MHP'nin şimdiki Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Rıdvan'a gösterdiği tepki, ülkemizdeki ve dünyadaki sağ partilerin en anlaşılır tepkisidir. Rıdvan'ın yalakalığının bir tık üstüne ancak Bahçeli'nin bu eşsiz cevabı ile çıkılabilirdi. Dersini daha iyi çalış Rıdvan. Eğer bir yerlere baş olmak istiyorsan; Bahçeli'den feyz almalısın.Bakma şimdilerde kankalarınla kavgalı oldukları için  anti-emperyalist kesilmelerine. Devran döndüğünde; sen yanlış ayak üzerinde yakalanmış kaleci gibi kalakalırsın. Hatta o zaman da Dimyat'a pirinci isterken, NTV'deki işinden de olabilirsin. Benden sana ağabey tavsiyesi.

Ve en önemlisi de: Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yeri, bizlerin, yani devrimcilerin yanıdır. Senin ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Deniz Gezmişlerle kuracağı tek anlamlı cümle "Onlar teröristtir" olmalı. Bırakın da parka ve devrimcilik veya sizlerin deyimi ile "teröristlik" bizim olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.