04 Nisan 2017 Salı 15:14
Maden Mühendisleri Odası: Şirvan faciasında da asıl sorumlular dışarıda

Türk Mühendis ve Mimar Odaları (TMMOB)'a bağlı meslek odalarından Maden Mühendisleri Odası (MMO) bir açıklama yayınladı. Açıklamada Şirvan'da meydana gelen facia ile ilgili gerçeklere değinilirken, olayda ihmali bulunan yetkililerin yerine işletmede çalışan mühendislerin cezalandırılmasına tepki gösterildi. 

ŞİRVAN NEREDE? ŞİRVAN'DA NE OLMUŞTU?

Şirvan, Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan Siirt'e bağlı bir ilçe. Şirvan'da 17 Kasım 2016'da Ciner Holding’e ait Türkiye'nin en büyük maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 1 milyon ton ağırlığındaki malzemenin altında kalan 16 işçi hayatını kaybetmişti. Konuya ilişkin Siirt Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianma Siirt 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede 11 kişi hakkında "Taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması gerektiği belirtilmişti.

"CİNAYETİN SORUMLULARI MÜHENDİSLER DEĞİL"

MMO Tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Şirvan`da özel bir şirkete ait maden ocağında 17 Kasım 2016 tarihinde meydana gelen şev kayması sonucunda hayatını kaybeden 16 işçiyle ilgili iddianame, Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. Savcılık tarafından 2 Aralık 2016 tarihinde hazırlanan bilirkişi ön raporuna dayanılarak hazırlanan iddianamede, "kaymanın olduğu bölgedeki malzemenin suya karşı göstermiş olduğu reaksiyon ve güvenlik katsayıları belirlenmiş olmasına rağmen, risk taşıyan bölge ile ilgili yağış sonrası çalışmanın durdurulması ve güvenlik önlemlerinin alınması gerekirken, bu hususun göz ardı edilerek daha alt kotlarda patlatma yapılmaya devam edildiği" belirtilmektedir.

Savcılık iddianamesi ile aralarında maden, jeoloji ve kimya mühendislerinin bulunduğu 7 mühendis ile 4 alt işveren yetkilisi hakkında taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmaktan dava açılmıştır.

Yargıtay pek çok kararında hayatın olağan akışına aykırı durumları dikkate almış ve bu yönde kararlar vermiştir. Oysa ki bu olayda hem bilirkişi raporunda hem de iddianamede hayatın olağan akışı dikkate alınmayarak çalışmanın durdurulmaması gerekçesiyle mühendisler önce bilirkişi raporuyla kusurlu bulunmuşlar sonrada iddianame ile sanık durumuna düşürülmüşlerdir.

Ülkemiz koşullarında maaşını işverenden alan, iş güvencesi ve mesleki bağımsızlığı olmayan "daimi nezatretçilerin" ve "iş güvenliği uzmanlarının" çalışmayı durdurma yetkileri bulunmamaktadır çünkü bu durum ülkemizde hayatın olağan akışına aykırıdır. Ancak yaşanan facialarda çalışma hayatının olağan koşullarını belirleyen gerçek sorumlular yerine mühendislerin günah keçisi ilan edilmeleri ise çalışma hayatının en belirgin ve olağan özelliğidir.

4857 sayılı İş Kanunun 2. Maddesi; " Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde…" biçiminde üst işveren alt işveren ilişkisini tanımlamaktadır. Maden işletmelerinde yapılan dekapaj ve üretim işleri yardımcı bir iş olmayıp, asıl işin ta kendisidir. Bununla birlikte maden işletmelerinde yapılan işler tabi ki uzmanlık gerektirmektedir. Ancak bu maddede tanımlanan üst işveren alt işveren ilişkisinin hiç dikkate almayan, çalışma yaşamını alabildiğince esnekleştiren, kuralsızlaştıran ve denetimsizleştirenlerdir.

Ayrıca yaşanan facianın asıl nedeninin yoğun yağışa dayandırılması ise kabul edilebilir değildir. Çünkü bu tip işletmeler projelendirilirken yağış miktarları mutlaka dikkate alınarak hazırlanır. Bununla birlikte maden işletmesinin faaliyete geçtiği tarihten itibaren gerçekleşen yağış miktarı incelendiğinde; yağışın şev kaymasını ve dolayısıyla facianın oluşmasında bir neden olmadığı görülebilecektir.

Elbistan, Soma, Ermenek ve Şirvan da yaşanan cinayetlerin üretim zorlaması ve daha fazla kar amacıyla taşeron marifetiyle projeye uygun olmayan üretim faaliyetleri nedeniyle meydana geldiğine tanık olmaktayız. Asıl sorumluların bu uygulamaları bile bile yaşama geçirenler, bu kararları bile bile alanlardır. Bu nedenlerle; Elbistan, Soma, Ermenek ve Şirvan`da yaşanan faciaları iş cinayetleri olarak değerlendiriyoruz. Ancak bu cinayetlerin sorumluları ekmek ve yaşam mücadelesi veren mühendisler değil bu kararları alıp uygulayanlardır.

Son Güncelleme: 05.01.2018 16:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.