Jerry ve Tom... Harika bir kurgu ile soluksuz geçen bir buçuk saat.

Ankara Devlet Tiyatrosu'nun 2012 - 2013 sezonundan bu yana kapalı gişe oynayan yapımı Jerry ve Tom farklı dili ile ilk günden bugüne konuşulmaya devam etti. Oyun, aksiyon, gerilim ve komediyi harmanlayıp zaman zaman da üstüne dram sosu katıyor. Yaklaşık bir saat boyunca iki seri katilin hayatlarından kesitler sahneye taşınırken,kimi zaman kahramanlarımızın rutin içinde sıkışmasını, kimi zaman ilişkilerini, kimi zaman aileye yaklaşımlarını izliyor kimi zaman da öldürme kavramına yönelen sorularına şahit oluyoruz.

Rick Cleveland'ın metninde seçmiş olduğu anlatım yöntemi ve küçük küçük tam da dozunda yazılmış olan öyküleri sahnede çok güzel hayata geçirilmiş. Bu konuda oyunun yönetmeni İlham Yazar çok büyük bir alkış hak ediyor. Zaten Yazar, Yastık Adam, Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü ve Mojo gibi oyunlarla izleyicinin sevdiği ve ilgiyle takip ettiği bir yönetmen.

Oyunun kadrosunda "Haydi Karına Koş"da harika bir ikili olan Ünsal Coşar ve Cüneyt Mete'nin yanı sıra Van Devlet Tiyatrosu'ndan Özgür Öztürk var. Ve tabii ki dansları ile oyunu kuvvetlendiren Yıldız Kaplan... Oyunda ana karakterlerden Jerry'i Özgür Öztürk canlandırıyor. Oyuncu sahnede çok başarılı bir performans çiziyor. Zaman zaman ses yükseltmeleri, cinayetlerin bünyesinde yarattığı gerilimi gözleri ve jestleri ile izleyiciye anlatması ve hiç düşmeyen enerjisi ile oyunun en iyi performanslarından birini sergiliyor. Tom rolünde ise Cüneyt Mete var. Mete de oyun boyunca rolünün hakkını veriyor. Ünsal Coşar; bir insanın sahnede mesleğine nasıl aşık olabileceğini her anda bize hissettiriyor. Bir saniye bile düşmeyen enerjisi ile oyunun şüphesiz en iyisi. Yanılmıyorsam 7 ayrı karakteri canlandırıyor ve neredeyse hiçbiri diğerine benzemiyor. Oyunda bir de Yıldız Kaplan var. Kaplan oyun boyunca sadece bir cümle seslendiriyor. Ancak dansları ile oyunun olmazsa olmazı.

Oyunla ilgili diğer detaylardan biraz bahsetmek gerekirse, akla ilk gelen başlık şüphesiz dekor. Oyunu ben Stüdyo Sahne'de izledim. Bu dönemde İrfan Şahinbaş Sahnesi’nde sergilenecek. Sahnenin yapısı her türlü değişikliğe uygun olduğu için, oyun aynı esneklikle sergilenecektir. Oyunu bar tipi koltuklarda bütün olaylar zincirinin tam ortasında izliyorsunuz. Oturduğunuz yerin tamamını çevreleyen sahneler var. Bir sahne bar, bir sahne Çin Lokantası, bir diğeri ev gibi... Koltukla dönerek oyunun sergilendiği sahneyi izliyorsunuz. Tabii bu konuda dekorun yaratıcısı çok hassas bir çalışma yapmış. İzleyiciyi bir an bile sıkmayan, her anında farklı bir detay fark ettiğiniz sahneler. Hayatımda izlediğim oyunlar arasında en ilginç ve yaratıcı olan dekor bile diyebilirim. 

Işık konusunda ise karşımıza Zeynel Işık çıkıyor. Her oyuna ayrı bir özen göstererek, hem yaratıcı, hem profesyonel, hem de oyunu bire bir ivmelendiren muazzam bir ışık tasarımı... Bir diğer detay ise oyunun müzikleri. Harika bir şarkı listesinden bahsedebiliriz. Sahnelere uygun ve yayınlandığı dönemde iyi işler çıkarmış şarkılar bunlar. Björk’ten Tom Waits’e, The Rolling Stones’dan Emiliana Torrini’ye geniş bir yelpaze.

Oyunla ilgili genel kanaate gelince. Pek çok açıdan oyun başarılı. Tiyatro sahnesinde pek de kolay tadılamayacak bir tecrübeyi izleyicisine sunuyor. Bu oyunun her anlamıyla kusursuz olduğu anlamına gelmiyor tabii. Oyunun öyküsü sürükleyici ancak çok da derin değil. Salondan çıkınca kendi hayatınıza dair çok fazla soru sormuyorsunuz. Ama yapım, güçlü anlatımı ve oyuncuların iyi performansları ile izlenmeyi kesinlikle hak ediyor. Metnin üzerinde çok ciddi çalışmalar yapılmış ve aktarılabilecek en iyi şekilde perdeye yansıtılmış diyebiliriz. Mutlaka gitmenizi öneririm. Tabii şu konuda bir de uyarıda bulunmalı. Oyunda yer numarası yok ve sahnelerin ortasında yer alıyor sandalyeler. Oyunu izlerken her açıdan tam ortada olmak keyfi daha da artırabilir. 

Ne diyelim, Ankara izleyicisine bu saatten sonra Yazar’ın yeni oyunu Tüysüz Kalem’i beklemek düşüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.