İstanbul Modern yenilenmeden önce son sergilerine ev sahipliği yapıyor. Geçici olarak etkinliklerini sürdürebileceği bir yere taşınacak. Paket postanesi binasına taşınacağı söyleniyordu, şimdilerde bu binada çöküntüler oldu, nereye taşınılacak göreceğiz, kendi özgün binalarının yapımı bittikten sonrada yerlerine dönecekler.

Fotoğraf severler bilir, İstanbul Modern fotoğrafa özel yer ayıran galerilerden biridir. Her yıl burada üç dört sergi ile dünya fotoğraf üstatlarının eserlerini izleme ve takip etmek olanağı buluyoruz.

Bu, fotoğraf severler için önemli çünkü bu kapsamda fotoğrafa ilgi gösteren kurum galerileri maalesef çok az. İstanbul Modern ekibinde yer alan bütün arkadaşlarımızı kutluyorum. Yeri gelmişken hatırlatayım İstanbul Modern Kütüphanesi aynı zamanda iyi bir fotoğraf ve sanat kitapları birikimine de ev sahipliği yapıyor. Engin Özendes, bütün fotoğraf kitabı birikimini bu kütüphaneye bağışlamış mesela.

Şimdilerde İstanbul Modern’in fotoğrafçı konuğu Roger Ballen. Haziran ayına kadar açık kalacak serginin Küratörlüğünü Demet Yıldız yapıyor.

Sergi tanıtım yazısında sergi hakkında şu ifadelere yer veriliyor.


İhtiyar - Roger Ballen  

Retrospektif,  Amerika doğumlu, Güney Afrikalı sanatçı Roger Ballen’ın 1980’lerden itibaren gerçekleştirdiği çalışmaların izini sürüyor. Erken tarihli çalışmalarında belgesel fotoğrafçılığı geleneğini izleyen Ballen, zamanla kendisinin “ballenesk” olarak nitelendirdiği farklı ve benzersiz bir üslup geliştirdi.

Çizim, resim, kolaj ve heykel tekniklerinden de yararlanan sanatçı, çok disiplinli yaklaşımıyla fotoğrafın köklerine derinden bağlı, yeni bir estetik meydana getirdi. Walker Evans’ın yapıtlarını da çağrıştıran Ballen’ın fotoğrafları doku, ışık ve özneyle etkileşim gibi fotoğrafın sadece biçimsel yönlerini barındırmakla kalmaz, aynı zamanda sosyal değişimlerin yaşandığı bir zamanda ötekileştirilen hayatlara tanıklık etme ve bunları ifşa etme amacını da taşır. Benzer şekilde Diane Arbus ve Eugene Meatyard’ın fotoğrafları da Ballen için bir çıkış noktası olur, biçimsel anlamda mesafeli görünseler de fotoğrafın özne ve nesneleri psikolojik bir yoğunluk taşır.

Ballen’ın katılımcı-aktörlerini Samuel Beckett ya da Harold Pinter’in tiyatrosundakilerden daha garip, ıssız, belirsiz olarak nitelemek de mümkündür. Ballen’ın çalışmalarındaki karakterler, Absürt Tiyatro’ya yakın durur, etraflarındaki dünyaya ne herhangi bir güç uygulayabilir ne de ondan kaçabilirler. Sıradan insanlar aracılığıyla Ballen insani durumun absürtlüğünü açık eder, groteskin içinde komikliği bulur, deliliği gerçekliğin kenarında konumlandırır.


Cezaevi çalışanı - Roger Ballen

Sergi, sanatçının Dorps: Güney Afrika’nın Küçük Kasabaları, Platteland: Güney Afrika Kırsalından İmgeler, Yabanülke, Gölge Oda, Misafirhane, Kuş Sığınağı ve Hayaletler Tiyatrosu serilerinden bir seçkiye ve “Ballenesk Oda” adlı yerleştirmesine yer veriyor."

Yeni bir Küba Fotoğraf kitabı daha

Son yılların en popüler gezi yeri Küba. Bunu anlamak mümkün, dünyaya yeni yeni açılan merak edilen bir yer. Küba'nın kısa sürede kültürel ve mimari miras anlamında olumsuz değişeceği endişesi ilgiyi daha da yoğunlaştırıyor. Bu ilgiye fotoğrafçılar da dahil olmuş durumda. Sonuca belirli bir istatistik çalışma ile ulaşmadım ama gözlemim ülkemizde en çok fotoğraf kitabi yayınlanan, en çok fotoğraf sunumu yapılan ülke Küba.


Küba - İhya Bozkurt

Bu gelişmeye İhya Bozkurt'da "Bir yalnız ada : Küba "kitabıyla dahil oldu . İyi de oldu. Bize Küba'nın bilinen yüzü görüntülerinin dışında bir yaklaşımla da anlatılması gerektiğini gösterdi. Purosuz görüntülerle de Küba'nın anlatılabileceğini.

Anlatımda geçmişi ifade eden görüntülerle birlikte geleceğin işareti görüntülerin de olması gerekliliğini göstermenin yanı sıra fotoğrafçının anlatmak istediğinin de olması gerektiğinin örneğini verdi.

Kitaptaki tek purolu insan fotoğrafında, elinde purosu ile Che duvar resminde gözüküyor.

İhya, Küba’nın ve insanının kendi üzerinde yarattığı etkinin ve izlenimin peşinde koşmuş ve bunu fotoğraflarını izleyenlere en iyi anlatabileceği karelerle kitabını oluşturmuş.

1977 yılında Trabzon'da doğan İhya Bozkurt uzun süredir, İstanbul’da ve dünyanın çeşitli şehirlerinde sokak fotoğrafçılığı üzerine çalışmalar yapıyor ve şehirlerle ilgili projeler hazırlıyor. Fotoğrafları, İstanbul Modern Müzesi fotoğraf koleksiyonunda ve çeşitli özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

“Bir Yalnız Ada Küba” yayımlanmış ilk kitabıdır.


Fotoğraf: Anıl Tamer Yılmaz

Bir Fotoğraf

Bakınca bana söz söyleten fotoğrafları seviyorum.

Anıl Tamer Yılmaz'ın fotoğrafı da bunlardan biri.

Tarih, çocuklarımızın avlusunda top sektirebileceği kadar bizden, bizimle, hatta hatta biz olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ta ner renda 2017-03-17 14:05:36

ellerine sağlık baytekin kardeş. yazılarını izlemekten mahrum kalmıştım. aramıza hoş geldin. iyi ki geldin.