Bu da nereden çıktı demeyin. Bir süredir bu zat-ı şahaneleri nasıl tanımlayacağımı düşünüp duruyordum. Sağolsun yeni Cumhurbaşkanımız imdada yetişti de ben de rahatladım.

Ola ki dinlememiş olanlarınız vardır diye açıklayayım: Malum seçimlerin akşamında Erdoğan yine balkona çıktı. Konuşmasının sonunda, bir süredir iktidarının ve şahsının etrafında arz-ı endam eden sanatçılarına da seslenmeyi ihmal etmedi. İşte o an ‘Tamam’ dedim, bunlar BALKON SANATÇILARI!

Her ülkede var mıdır bilemiyorum ama bizim ülkemizde son zamanlarda bir hayli çoğaldı bu ‘balkon sanatçıları’. Bir, üç, beş derken bayağı bildiğiniz grup oluşturdular. Eh isimlerini de helalinden hak ettiler. Bu isim benden doğru armağan olsun ama küçük de bir uyarı yapayım. Balkon bir çok kişinin sonu oldu. Aman dikkat! Sizin için de durum hayra alamet değil. Mazallah içinize tükürülebilir, ucubeye dönebilirsiniz. Dahası balkon çöker altında kalabilirsiniz. Demedi demeyin!

***

Yanlış anlaşılmasın; hiçbir sanatçının siyasi görüşü, yaşama dair bir duruşu, beslendiği toprakların ve hatta dünyanın sorunlarına dair bir sözü, fikri ya da eylemi olmasın demiyorum. Aksine sanatçıyı sanatçı yapan ve dahası aydın yapan değerlerdir bunlar. O nedenle, mesele iktidarlarla yan yana gelip gelmeme meselesi değil. Asıl mesele şu.. İktidarların kucağına oturup “sanatçı” kalabilmek için medet ummak mı yoksa sanatçı olup iktidarları ve dahi dünyayı değiştirebilmek mi?

Alın size bir örnek…

*Ülkemizde sanatının ışığıyla yaşamı aydınlatan bir çok sanatçıdan söz edebiliriz. Ama polemiklere izin vermemek için gelin uzak diyarlara yelken açalım.

Yer, Hindistan… Sineması ve oyunculuğuyla milyonları peşinden sürükleyen bir sanatçı: Aamir Khan. Belki 3 idiots, Lagaan ya da Tare Zameen Par filmlerinden tanıyanlarınız vardır. İşte kariyerinin zirvesindeki bu sanatçı, daha özgür ve yaşanabilir bir ülke için gerek sinemasıyla gerekse Satyamev Jayate isimli tv programıyla Hindistan’da taşları yerinden oynatıyor. Ülkesinde yıllardır kangrene dönüşen ve iktidarların görmezden geldiği; tecavüzden sağlık sistemine, su sorunundan eğitim sistemine, kastlara, tarım politikalarına kadar uzanan sorunlar yumağını cesaretle masaya yatırıyor. Yarattığı etki ile milyonlar, kimi zaman sokağa çıkarak tepki veriyor kimi zaman da gelenekleri ile yüzleşerek kendi duvarlarını yıkıyor. Ortaya dökülen gerçekler ve tepkiler karşısında çaresiz kalan iktidar, birçok kez ünlü sanatçıyla yan yana geliyor. Hatta devlet başkanı tarafından görüşmeye davet ediliyor. Ve ülkede hızla yeni yasalar çıkarılıyor, düzenlemeler yapılıyor.

Bizimkiler iktidarın gölgesine sığınırken o sanatının gücüyle güneşe çıkıyor. Usta sanatçı Neşet Ertaş'ın dediği gibi "Gölgeye girenin gölgesi olmaz. Adam olan çıkar güneşe, kendi gölgesini yaratır."

***

Yaşama sihirli bir dokunuştur sanat. Güzelleştiren ve aydınlatan… ve sanatçı ışığı ile gücün gölgesi değil kendisi olur. Aydınlık geleceğin yollarını sanatının gücüyle döşer. Kimi zaman iktidarlara karşı kimi zaman yan yana… ama mutlaka akıntıya karşı… 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.