İki milyonluk bir haykırış vardı Maltepe’de. İki milyon hep bir ağızdan “Hak, Hukuk, Adalet” diye haykırdı. Adaletsizliği dibine kadar yaşamış iki milyon insan vardı Maltepe’de. Bu ülkenin tek bir adamın ağzından çıkacak söz ile yönetilemeyeceğini gösteren iki milyon insan bir aradaydı dün Maltepe Meydanı’nda.

 Elbette bu iki milyona öncülük eden 69 yaşında başlattığı Adalet Yürüyüşü’nün mimarı Kemal Kılıçdaroğlu’nun payı çok büyük. Uzun bir aradan sonra CHP’yi ve kendini ataletsizlikten kurtaran bu cesur hamleyi yapması, yolda Kılıçdaroğlu’nu da çok değiştirdi. CHP için de aynı sözleri söyleyebilmek en azından şimdilik belirsizliğini koruyor. Gerçi Genel Başkanı’nın değişmesi ile bu değişimin etkileri örgütün düşünce sistemine de zaman içinde yansıyacaktır.

Asıl sınav ise: Kürt sorunu için, CHP’nin bu güne kadar takındığı tavrı terk edip, etmeyeceğini netleştirmesi ile kendini belli edecektir. Çok gerilere gitmeden de, yakın geçmişte, CHP’nin devletçi tavrı nedeni ile Kürt sorununun çözülmemesindeki ağırlığı pek çoğumuzun hala hafızalarındadır. Zaman zaman, “Kürt sorunu parlamentoda çözülür” türünden doğru çıkışlar yapsa da, esas olarak güvenlikçi/askeri çözümleri tercih eden tutum almıştı.

Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı Güneydoğu illerimizin pek çoğunda taş üstünde taş kalmamasına AKP politikaları neden olmuşsa da, PKK’nın rolünü azaltmadan,  CHP’nin sessiz desteğini de unutamayız. Şırnak, Hakkari, Diyarbakır, Mardin’in bazı ilçelerinin neredeyse haritadan silinmesi. Burada ölen insanların yakınlarının hissettikleri. Bu ilçelerde devletin çirkin yüzünü çok yakından yaşayan Kürtlerin unutabilmesi imkansız.

AKP’ye yönelik büyük bir öfke seli olduğu kadar, CHP’nin sessiz kalarak verdiği destek de seçimlerde aldığı oy ile doğrudan orantılı. Bu durumu tersine çevirebilecek olmasa da, en azından AKP’ye giden oyların önemli bir kısmını geri alabilecek doğru tutum: Kürt sorununu, barışçı yollarla çözmek üzere, HDP’nin çağrılarını da dikkate alarak, parlamentoya çağrı yapmalı ve üzerine düşen her ne ise yapmaya hazır olduğunu deklare etmeli.

AKP’nin aksine, HDP’yi yok sayarak, Kürt sorununa çözüm bulunmayacağını, aklıselim herkes biliyor. Kürt sorununu çözmeden de, bu ülkede demokrasiden, adaletten, haktan hukuktan bahsedilemeyeceğini, yaşayarak ve acı içinde gördük. İşte şimdi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne kadar değiştiğini, değiştiyse de, hangi yönde değiştiğini gösterecek olan şey: Kürt sorunu karşısında alacağı tutumdur. Çünkü AKP’yi ayakta tutan ve ona iktidar yolunda destek verenlerin ortak paydası: Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözme anlayışıdır.

Bu ülke, ya Kürt sorununu barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözüp, çağdaş bir ülke olma yoluna girecek, ya da uzunca bir süredir sürdüre geldiği gibi askeri yöntemlerde ısrar edip, AKP ve Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile birlikte daha da dibe batacaktır.

“Çanlar kimin için çalıyor “ diye sorulduğunda: hangi tercihte bulunduğumuzdan bağımsız olarak artık hepimiz için çalıyor olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.