Abluka altında altıncı gün.

Elektriklerin kesildiği beşinci gün.

Kızımla günde bir kez konuştuğumuz üç kelimelik 'iyiyim şarjım bitmesin' muhabbetinin altıncısı..

Bir 'iyiyim şarjım bitmesin' muhabbetinden bir sonrakine kadar geçen zamanda;

Sosyal medya ve internette yüzlerce kez 'cizre' adlı tüm haberleri videoları resimleri, #Cizre paylaşımlarını taramamın altıncı gecesi ve beşinci gündüzü.

Kızımın ajansa göndereceği haberlere kullanacağı şarj,(ablukaya direnişi anlatmak) önemli ve bombaların kurşunların sesini arka fondan duyuran 'iyiyim şarjım bitmesin' kelimeleri için kullanabileceği şarj limiti tabi ki bana yetmiyor.

Kentlerin ablukasının altıncı günü.

Sadece 'Cizre' demek ne kadar ayıp bir şey geliyor bana.

Bir yanım, Silopi, Sur, Dargeçit, Nusaybin...

Bir yanım ablukada.

Acılar çekiliyor.

Duygu kopuşu acı veriyor, ölümler var.

Ve direnişler sürüyor.

Bir yanım 19 aralık!

Bu günüm 19 aralık...

Hacer Arıkan'ın 'Devrime güzelliğini vereli, 30 kişinin öldüğü cezaevleri operasyonu üzerinden 15 yıl geçti.

Maraş'ta yüzlerce insanın katledilişi (19-26 Aralık) üzerinden 27 yıl geçti.

Hiçbir ay, hiç bir yıl boş kalmadı. Kuşaklar boyu nasibini aldı devlet şiddetinden ülkemin insanı; kesintisiz, acımasız...

Vicdanların hareket etme yeteneğinde çıta yükseldikçe yükseldi.

Eylül sonrası Mamak'ta 42 günlük açlık grevinden sonra ayağa kalkmalar, yerini, onlarca ölüm gerçekleşmeden harekete geçemeyen, çıtası yüksek vicdanlara terk edeli hayli uzun zaman oldu.

1 Mayıs 77'den sonra kitle eylemlerinini bombalamalarda Diyarbakır, Suruç, Ankara'ya  alışalı da çok kısa zaman.

Binlerce insanın stadyumlara doldurulalark gözaltına alındığı 12 Eylül döneminin üzerinden 35 yıl geçti.

Stadyumlara sığamayacak, yüzbinden fazla halkın yaşadığı kentlerin gözaltına alınıp bombalanmaya başlaması ise, henüz bir kaç aylık bir süreç.

Antep'te işgali kıran Karayılan Efsanesinin üzerinde yüz yıl geçti.

Nazım'ın Kuvayi Milliye Destanından:

''Karayılan

        Karayılan olmazdan önce

kara yılanın encâmını görünce

haykırdı avaz avaz

            ömrünün ilk düşüncesini .

      

«İbret al, deli gönlüm,

      demir sandıkta saklansan bulur seni,

      ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»

Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp

bir tarla sıçanı kadar korkak olan,

fırlayıp atlayınca ileri

bir dehşet aldı Anteplileri,

                     seğirttiler peşince.

Düşmanı tepelerde yendiler.

Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp

bir tarla sıçanı kadar korkak olana :

                                KARAYILAN dediler.''(N:Hikmet)

Dedem Antep işgalinde Karayılan'ın çetesinde savaşıp, püskürteli Fransız'ı, yüz yıl civarı bir zaman geçti.

Karayılan'ı Nazım anlatır:

''Antep köylüklerinde ırgattı.

Belki rahatsızdı, belki rahattı,

bunu düşünmeğe vakit bırakmıyordular,

yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi

ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.'' (N. Hikmet)

 

Korkunun ecele faydası yok.

Birinci ablukadan sonra  Barış İçin Kadın Grubuyla Cizre'ye taziyeye gittiğimizde konuştuğumuz bir kadın anlattı.

'' Kara sakallı, konuşmaları Türkçe olmayan adamlar saldırıyordu mahallelerimizde. IŞİD'liydiler. Ben siyasetten anlamam ama 7 haziranda oy vermedik diye olmuş bunlar.

Kurşun seslerini soran çocuklarımıza, düğün var yavrum, düğün sesi diyorduk. Ama birara öyle yükseldi ki patlama sesleri.

Çok korktum, çok korktum.

Mutfağa koştum, tencere-tava ne varsa almışım elime, kendimi sokakta buldum' ...

Tarla sıçanı kadar korkak Karayılan'ı Karayılan yapan korkunun aynı Cizreli Kadın'ın korkusu

 

Yüz yıl önce de çok korktuk... Karayılan Efsanesi gerçekleştiğinde yani...

Direndik...

19 aralıkta 37 yıl önce Maraş'ta

19 aralıkta 15 yıl önce cezaevlerinde.

Şimdi ablukalarda hendeklerde...

 

Şimdi ORA'ları abluka altına alan ey saray askerleri!

7 haziranda oy vermeyen Cizreliler birinci ablukadan sonra,  1 Kasımda da oy vermediler saraylılara.

Sarayın intikamını mı alacaksınız öğretmensiz çocukları öldürerek.

Elektriksiz kentlerde çizgi film izleyemeyen çocuklara sokakları yasaklayarak korkutacaksınız öyle mi?

''Onlar ki uyup hainin iğvâsına

                                   sancaklarını elden yere düşürürler

ve düşmanı meydanda koyup

                                      kaçarlar evlerine ''

Karayılan Karayılan olmadan önceymiş korku...

 

Tarih bu günleri egemenlerin hanesine, utanç olarak kaydedecek unutmayın.

Vicdanların hareket çıtası yükseldikçe, direnişlerin talep çıtası da yükseliyor, unutmayalım.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.