22 Ağustos 2017 Salı 12:43
Erdoğan bu sefer komünistlere çattı: Bunlar hiçbir zaman vatansever değildir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de 39'uncu kez düzenlenen muhtarlar toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında, sık sık ABD karşıtı eylemlerle gündeme gelen komünistler için, "Bunların vatan sevgisi yok" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

BENİM MUHTARLARIM KAÇIRILIYORSA

İktidarımızın ilk ayında OHAL’i kaldırdık. Maalesef bölge teröre çok daha farklı bir şekilde tanışma noktasında yol verdi. Şu andaki OHAL’in en önemli özelliği terör örgütlerini defetmek, onları inlerinden bulup çıkarıp gömmektir. Çünkü benim Güneydoğu’daki, Doğu’daki halkım, ülkemdeki halkım huzura kavuşmadıkça biz sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmayız. Benim muhtarlarım kaçırılıyor, öldürülüyorsa biz görevimizi getirmiş olamayız. O yüzden OHAL’le birlikte bölgeyi huzura erdirene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

AYNISINI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cerablus’a, Rai’ye, El Bab’a indik. Oradaki 2000 kilometrekarelik alanı kontrol altına aldık. Yapmak istedikleri neydi? Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturmak suretiyle Akdeniz’e ulaşmaktı. Kusura bakmasınlar, Cudi’de ne yaptıysak, Tendürek’de ne yaptıysak, Kandil’de ne yapıyorsak, Gabar’da ne yapıyorsak, Bestler-Dereler’de ne yapıyorsak, her yerde bunları nerede görürsek aynısını yapmaya devam edeceğiz.

DEMOKRASİ BU

Bazıları yazıyor, “Şu kadar “Hayır” oyunu nereye koyacaksın?”. Geç o işleri. Bir tane “Evet” fazla olursa bu iş bitiyor. Demokrasi bu. Hangisi daha fazla çıkarsa mesele onun lehine bitmiştir. Hazmedemiyorlar. Alışacaklar bu işe. Alışacaklar. Yeter ki biz bir olalım, iri olalım. Hep birlikte Türkiye olalım, bunlara gerekli dersi vermiş oluruz.  Önümüzdeki sorunları çözmek için ya bir yol bulacağız, ya bir yol bulacağız. Şartları önümüze katıp değiştirerek hedeflerimize ilerleyeceğiz. Biz şurada 15 senede 19 bin 500 kilometre bölünmüş yol yaptık. Su konusunda barajlarda hiçbir zaman olmamış sayıda baraj yaptık. Her dediklerini yapan bir Türkiye hayali ile yanıp tutuşanlar, biz onurlu ve dik bir duruş sergiledikçe adeta kuduruyorlar. İçimizdeki bazıları ile birlikte bu güçlerin en büyük hayalidir ama biz artık eski Türkiye’ye dönmeyeceğiz.

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ

Biz ülkemiz ve milletimiz için çalışırken FETÖ ihanet çetesinin ordu içindeki mensupları bir darbe girişiminde bulundu. Hemen ardından da Suriye’de kurulmak istenen terör devletinin önünü kesecek hamlemizi yaparak Fırat Kalkanı Harekatı’nı gerçekleştirdik. Terör örgütü PYD/YPG’ye sözde devlet kurdurmayız, kurdurmayacağız. Bazıları Kürt devleti diyorlar, benim Kürt kardeşlerim inanıyorum ki, Suriye’nin kuzeyinde böyle bir oluşuma asla fırsat vermeyecektir. Suriye’de başka bir devlete asla izin vermeyeceğiz. Bizler 80 milyon tek devletiz. Bu vatanı bölmeyi gayret edenlere biz her tarafı mezar ederiz. Şu anda Suriye’nin kuzeyinde, 2000 kilometrekarelik alan bizim kontrolümüzdedir.

KİM BUNLAR? KOMÜNİSTLER, KOMÜNİSTLER

Yanlarına havalimanı geliyor, bazıları “havalimanı istemezük” dedi. Yıllarca havalimanı dendi, bunlar “istemezük” dedi. Kim bunlar? Komünistler, komünistler. Bu komünistler, bunlar hiçbir zaman vatansever değildir. Bu tür hizmetleri verdiğiniz zaman çılgına dönüyorlar.

ATATÜRK’Ü ALETLİ GÖRÜP DE RESİM ÇEKTİRDİĞİNİ GÖRDÜN MÜ? 

Sözde adalet yürüyüşü yapıyor birisi, arada sırada karavanda oturuyor, atletle bir yemek yiyor, bir gazete başlık atmış, vatandaş filanca. Bu benim vatandaşıma hakarettir. Benim vatandaşım, ana muhalefetin başında olacak, çağıracak gazeteciyi gel, benim fotoğrafımı çek, Atatürk’ü atletle görüp de resim çektirdiğine şahit oldun mu?

Son Güncelleme: 22.08.2017 15:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim karaca 2017-08-23 13:48:45

"yıllarca havalimanı dendi, bunlar 'istemezük' dedi, kim bunlar? komünistler, komünistler... bu komünistler, sol görüşlüler vatansever değildir"...
diye bir laf etmiş cb tayyip erdoğan!
cevap hakkı doğduğunu düşünüyorum:
bizim köyü binlerce ton dinamitle patlatıp taş ocağı açarak yaşam alanımızı yok edecekler, niye? burnumuzun dibindeki denizi doldurup havalimanı yapacaklar diye!
20 gün önce helikopterler dolandı durdu vadimizin denizdeki alt ucunda... cb erdoğan gelmiş dediler... ben vadinin başındaki köyümde, baba evimin balkonundan izledim havada dönüp duran metal böceği... ve "baba ocağı taş ocağı olmasın" diye bağırdım vadiden aşağı!
biz "istemezük" demiyoruz... anlaşılır bir şekilde "İSTEMİYORUZ" diyoruz... bunu, yaşam alanımızı savunduğumuz için söylüyoruz... vatanımızı köyümüzdeki kapımızın önünden başlayarak savunuyoruz... seviyoruz bu fukara toprağı!
çünkü dedelerimiz yatıyor az ötede... az beride ise biz yatacağız... mezar yerimiz bile bellidir, haberiniz var mı?
denizi doldurup hava alanı yapacaklarmış... yahu bunun için bizim köyün taş ocağı olması mı gerekiyor? hava alanı yapılacakmış, bize ne bundan? hava alanı gereklidir veya değildir, karşıyızdır veya değilizdir... olamaz mıyız... fikrimizi söyleyemez miyiz? yerel halk ile bu konu hiç konuşuldu mu? ihtiyaç kimin ihtiyacıdır? taşınızı nereden bulursanız bulun, gidin çin'den getirin, isterseniz hava alanı yerine uzay üssü açın, bize ne? taş ocağı konusu köylülerle konuşuldu mu? tartışıldı mı? ihaleyi alıp elini oğuşturan şirket dışında bilgi sahibi olan var mı?
biz bu yurdu karşılıksız seviyoruz ve kapımızın önünden başlayarak savunuyoruz... kimimiz chp, kimimiz mhp veya akp, kimimiz kömünist veya sadece futbol taraftarıyız... ama bu savunmayı o veya bu olduğumuz için değil, bu canım toprağın bir parçası olduğumuz için yapıyoruz!
"yatırım" denilen sihirli bir kelime, "proje" denilen bir "iyilik" ambalajıyla önümüze konuldu... bu iyilik neden düzgün ve açık bir şekilde anlatılmadı? oy istemeye gelirken kırılıp dökülenler neden gözümüze bile görünmedi? alınan "acele kamulaştırma kararı" ve hesaplara yatırılan üç beş lira dışında kurulan bir kontak var mı? yaşam alanımızı savunmak için vadinin girişine biriktiğimizde, özel harekat jandarma ve polisle karşı karşıya geldik... zırhlı araçlar ve mermi şeritleri takılmış makinalı tüfeklerle karşılandık... oysa elimizde yalnızca susadığımızda içeriz diye pet şişe sularımız vardı... tulumumuzu çaldık, horonumuzu oynadık ve bekledik... göz altına bile alındık!
peki, zorumuz neydi?
hala anlamadınız mı?