Yönetmen Eda Elif Tibet'in "Ballad for Syria" filminin gösterimi ve filme konu Suriyeli Müzisyen Maisa Alhafez'in şefliğini yaptığı koronun konseri ile 10. İstanbul Belgesel Günleri başladı.

Suriyeli Müzisyen Maisa Alhafez'in İstanbul'daki yaşamını anlatan filmde; göç, parçalanmış aileler, aidiyet, varoluş mücadelesi, tutunma, üretimden vazgeçmeme, sevdaları kovalama, sınırlar, sınır öteleri, ayrılık, buluşamama, ayrı yaşamların teknolojik iletişim birliktelikleri, Mozaik Korosu, oryantal müzik üzerine yaklaşımlar ön planda.

Festival tanıtım kitapçığında Necati Sönmez yazısına Yılmaz Güneyin 12 Mart karanlığında Selimiye Cezaevinden seslenişiyle başlıyor.

"Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?"

Sardunya Kokusu Yönetmen: Naghmeh Farzaneh

"Göç etmek, birinin hayatında hayal edilenden farklı gelişen ve umulmayanın gerçekleştiği yeni bir sayfadır. Scent of Geranium, yönetmenin kendi gözünden göçmenliği anlattığı, otobiyografik bir film."

Festival Türkiye'deki yeni kuşak belgeselcileri ve seyirciyi, dünya belgesel sinemasının en iyi yapıtları ile buluşturmayı hedefliyor. Ayrıca bugüne kadar daha çok İstanbul Avrupa yakasını mesken tutan festival, bu sene Asya'ya taşınarak iki kıtaya yayılıyor. Film gösterimleri Beyoğlu'nda Aynalı Geçit, Goethe Enstitüsü ve Atlas Sineması ile Kadıköy'de Barış Manço Kültür Merkezi'nde yapılıyor.

25 Haziran’a kadar sürecek etkinlikte yüzlerce filmi ücretsiz izlemek mümkün. Program http://www.documentarist.org/web sitesinden takip edilebilir.

Ustaya Saygı bölümünde Pirjo Honkasalo'nun 250 Gram: Radyoaktif Bir Vasiyet, Ateş Tutan, Beton Gece, ITO - Bir Şehir Rahibinin Günlüğü, Melankolinin Üç Odası filmleri izlenebilir.

Beton Gece Yönetmen: Pirjo Honkasalo

"Etrafında olanlardan kolayca etkilenen 14 yaşındaki Simo’nun, hapse girmek üzere olan abisi Ilkka’dan öğrenecek çok şeyi vardır. İki kardeş, Helsinki’nin göbeğindeki beton ormanda masumiyet, korku ve şiddetle iç içe geçen bir gece geçirirler."

1947 Helsinki doğumlu Pirjo Honkasalo 17 yaşında Sinema Okuluna girer, 21 yaşında sinematografik tezini tamamlar. Aynı yıl ilk uzun metrajlı filmini çeker. Philadelphia'da Temple Üniversitesi'nde okumaya devam eder ve asistan olarak çalışır. Filmleriyle Cannes seçmelerine girer, Amsterdam'da Joris Ivens ödülünü ve Los Angeles'ta AFI (Amerikan Film Enstitüsü) Grand Prix Festivali ödülünü kazanır.

Festivalin Onur konuğu Honkasalo 21 Haziranda Tütün Deposu-Tophane'de vereceği Sinema Dersi ile katılımcılarla deneyimlerini paylaşacak.

Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları Yönetmen: Sedat Şahin, Murat Adıyaman

"Film, Hakkarigücü Kadın Futbol Takımı’nın hikâyesini anlatmaktadır. Takım, ülkenin coğrafyası sert, siyaseti gergin, eğitim imkânları kısıtlı olan doğu bölgesindeki farklı şehirlerden gelen futbolculardan oluşmaktadır. Yaşları 14 ile 21 arasında değişen bu genç kadınlar için futbol, dış dünyaya açılan bir penceredir. Tüm zorluklara rağmen yaşadıkları yeri dönüştürüp mutlu olmayı ve hayatın her anından keyif almayı başarmaktadırlar. Oyun onlar için salt kazanma hırsının ötesinde, hayatı güzelleştirmenin basit bir yoludur."

Ustalardan Seçme Filmler, Ödüllü Filmler, Yeni Yetenekler, FIPRESCI, Canlandırma Belgesel Filmler, Okuma Atölyeleri, Belgesel Kaba Kurgu Atölyesi, Türkiye'den Belgeseller, Uluslararası Panorama, Forumlar başlıklarıyla sürdürülecek Festival etkinlikleriyle yeni kuşak belgeselciler ve seyirci doya doya belgesel yaşayacak.

Haymatloz: Türkiye’de Sürgün Yönetmen: Eren Önsöz

"1933 yılından itibaren Yahudi ve antifaşist üniversite profesörleri Naziler tarafından kürsülerinden uzaklaştırıldılar. İçlerinden binden fazlası tanımadıkları bir ülke olan Türkiye’ye sürgüne gidip orada Atatürk döneminin üniversite reformunu gerçekleştirilmesinde katkıda bulundular. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda en önemli görevlerde yer alan Alman göçmenlerin bilim, sanat ve mimari alanlarındaki etkileri bugün de görülebilir.

Yönetmen Eren Önsöz, bu göçmen bilim adamlarının beşinin çocuk ve torunları ile İsviçre, Almanya ve gençliklerini geçirdikleri Türkiye’de yolculuk yaptı. Geçmişle günümüz arasında büyüleyici bir köprü kuran film, Almanların bıraktığı mirastan bugünün Türkiye’sinde nelerin kaldığının da izini sürüyor. Haymatloz vatan ve kimlik, sürgün ve kaçış ile bilimsel özgürlük konularına hassasiyetle dokunan son derece güncel bir film."

Tarih çalışmaların konu edildiği bir panelde konuşmacının biri "İnsan bütün öyküleriyle, bize bırakacağı izlerle, belgelenememiş ise, insanlığın tarihi tam olarak yazılabilmiş sayılamaz" demişti. Bir fotoğrafçı olarak hala önümüzde yenmeyi bekleyen 40 fırın ekmeğin olduğunu biliyorum. Ve görsel belgeleme çalışmalarının bir yerlerinde konumlanan arkadaşlarımızın tümünü çok önemsiyorum. Yolları açık olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.